Bilim ve Sanat - Sayı 46 - Ekim 1984

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
943
13,319
İstanbul
q4s6hb5.png
g9ygug6.png


 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,420
7,167


Sayın funghu ;

"TDK'nun Türkçe Sözlük'ünde savaşın tanımı şöyle : "Ekonomik ve politik amaçlarına ulaşabilmek için devletlerin ya da toplumsal sınıfların giriştikleri silahlı eylem.

Elli yıl önce bizdeki savaşın tanımında "toplumsal sınıflar"ın yeri yoktu.
............
Savaş, yoketmek, ortadan kaldırmak ve insanları öldürmek amacına yöneliktir. İkinci Dünya Savaşı'nda, yirmi milyon insan öldürülmüştür. Değişik uluslardan altmış milyon insan öldürülmemiş olsaydı, o yaklaşık beş yıl süren (1939-1945) zaman dilimine İkinci Dünya Savaşı adını vermezdik.
............
Yoketmeyi, öldürmeyi amaçlayan savaş insansoyuna daha başka ne yapabilirdi? Bölgesel savaşlardan şimdiye dek 25 milyon, devlet içi savaşlarda 15 milyon ve her yıl açlıktan 50 milyon ölmüşse, ölmekteyse, nasıl olur da biz hala bir dünya savaşı olmadığını söyleyebiliriz? Bugün sayısı konulmamış, adına daha üçüncü nitemi eklenmemiş bir dünya savaşı içinde yaşıyoruz.
............
Aydın kişi barışçı olmak, barışsever olmak, barışı kurmak ve korumak ve bu uğurda savaşım vermek zorundadır ; savaşım vermek zorundadır, çünkü barış bir edilgenlik değildir. Aydın, barışçı olmak zorundadır; çünkü, barış, aydının kendisini, özünü, varlığını, varolma gerekçesini koruması, daha doğrusu bir anlama "nefis savunması"dır.
............

Evet, savaş, salt bir insancıl sorun, bir acıma, bir vah vah sorunu değildir; aydınlar için yaşamsal bir sorundur. Bu yüzden hep sormalıyız kendimize: Biz aydın mıyız ve yine sormalıyız; biz insan mıyız?"


Bu satırlar Aziz Nesin'in "Kaçıncı Dünya Savaşındayız? Aydınlar ve Barış" yazısından.

Vargı : Anımsatma :
Dönem 12 Eylül 1980 Amerikan'ın çocuklarının askeri darbe dönemi. Neredeyse bu toplumun yüzde 92 küsürü Kenan Evren'in kuyruğuna takılmış , huzuruna çıkabilenler hazırolda durmuş , kimileri de kuyruk sallayan köpek gibi yaltaklanmış bir dönemde Aziz Nesin ve bizler (bizim dünya görüşümüze sahip olanlar) ise hep karşı durdu. Aziz Nesin yetinmedi "Aydınlar Dilekçesi" ni yazdı. İmzalatabildiklerine imzalattı (sonradan imza atanlardan bazıları da kıvıracaktı) ve 15 Mayıs 1984 tarihinde Kenan Evren'e (Cumhurbaşkanı seçmişti bu toplum) ve TBMM'ye sunmuştu. Bu nedenle Aziz Nesin ve imzalayan arkadaşlarına 1984-1985 tarihleri arasında süren bir yargılama yapılmış ve Aziz Nesin o ünlü mü ünlü savunmasını yapmıştı.
İşte 2000 sonrası tarihinde 12 Eylül'e karşı olduklarını sürecek olanlar (hiç te doğru söylemiyorlardı. 12 Eylül darbesini ve anayasasını canı gönülden destekleyenlerdi bunlar) 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta aydın ve sanatçıları yakmaya çalışmış 33'ünü yakmış işte yanmaktan kıl payı kurtulduğu için itfaiye merdiveninden inmeye çalışan bu Aziz Nesin'i yine bu güruh daha merdivenin üzerindeyken tartaklamaya başlamıştı. Sonra da çıkıp 12 Eylül karşıtıyız diyorlar. Hadi ordan...

Biraz önce TV den Trump faşistinin gençliğinde ait bir TV programında söylediklerini yayınladılar. Orada "Petrolü kontrol ediyor İran. Onların elinden almak için saldırıp elinden almalıyız..........." diyor...
İsrail ise vadedilen topraklardan bahsediyor (bilirsiniz Türkiye'nin de bir kısmı bu vadedilen topraklara giriyor). Bu doğal değil mi ? Siz İsrail'in kendi uyduruk tarihinde geçen KRALLARINI siz de peygamber görüyorsunuz (gerçekten de peygamber diye bizlere onlar aslında kendi krallarını anlatıyor. İnanmayan tarih okusun) , onun kitabını hak kitap görüyorsunuz (sakın tahrif edilmiş demeyiniz. Bunu siz diyorsunuz. Oysa kitabın sahipleri böyle demiyor.) onlar da orada uydurmuş "vadedilen topraklar" var. Ona niye şaşıyorsunuz?
26 Şubat 2026'da İsrail'in bombalamasında İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı da öldürülmüştü. Bilin bakalım bu vatandaşın soy adı neydi? Anımsamayanınız veya dikkat etmeyenleriniz vardır. Ben dikkat ettiğim için (algıda seçicilik) aklımda. Adı : Seyyid Abdürrahim MUSEVİ ........ İsrail'in dinini o kadar benimsemişiz ki bizde de İSA , MUSA adı bile çoktur.
Sanık siz okurların ...


Yine de ben düşüncemi açıklamadan duramıyacağım :
Kahrolsun ABD ve İsrail faşist-emperyalistleri ve onların tüm inançları!!!!!


Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim...



 
Üst