Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Ben, Şeker bayramını severim: Tarçınlı, limonlu akideleri, fıstıklı latilokumları, yumuşacık badem ezmeleriyle biraz mide bozsa bile, göz alıcı, ağız tatlılandırıcıdır. Kurban bayramında, sürü var, kasap var, meleme var, kan var - Hayır, hiç biri mizacıma uygun değil!"
Bu satırlar Yusuf Ziya Ortaç'ın "Kurbanlar!" başlıklı yazısının ilk satırlarından... Vargı : İlk satırlardan bu yazıyı aktarmam işin kolayına kaçtığımı göstermesin sakın. Peki bu satırları neden alıntıladım ; buna neden ben de Yusuf Ziya Ortaç'ın bayramlar konusundaki düşüncülerini paylaştığım içindir...
"Necati Cumalı (Şair - Piyes yazarı) Bernart Shaw'ın eserleri kadar değilse bile pintiliği de bir hayli meşhurdur. Büyük yazar bir gün kiliseye gitmiş. Kilisede ayin yapıldıktan sonra halk dışarı çıkarken papazlar yol üstüne bir masa koymuşlar ve halktan kiliseye yardım olarak iane toplamağa başlamışlar. Herkes birşeyler veriyormuş. Kimi az kimi yok...
Nihayet sıra Bernart Shaw'a gelmiş, luharrir hiç istifini bozmadan masanın önünde duralamış ve elini cebine sokarak, basın kartını çıkarmış : -- Paso, deyip geçmiş."
Bu satırlar "Meşhurları En Çok Güldükleri Fıkralar"
Açıklama : Peki ben bu fıkrayı neden alıntıladım. 1 - Fıkranın kahramanı Bernard Shaw 2 - Anlatana dikkat ettiniz mi ? Necati Cumali... Dikkat edersiniz Necati Cumali için "Şair - Piyes Yazarı" denmiş. Oysa o aynı zamanda çok iyi bir anı-roman yazarıdır. Demek ki 1956 da daha bu türden eser vermemiş. Ek not : Susuz Yaz Filminin senaryosu da Necati Cumalı'nin eserinden alınacaktır ileride...