Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Allah bu dili, düşündüklerimizin tersini söylesin diye yaratmıştır." -- Talleyrand (Fransız diplomat)
"Şüphe bir nura doğru koşmaktır!" -- Tevfik Fikret
Bu güzel ve doğru sözler Yusuf Ziya Ortaç'ın "Şüphe!" adlı başyazısından...
Vargı : Büyüksün Tevfik Fikret !!!!
"Hani, bir posta çavuşu varmış da Ankara ile İstanbul arasında işlermiş. -- Ben çift karılıyım? demesi üzerine , biri alakalanmış :
-- Bahtiyar mısın? diye sormuş.
Çavuş ona :
-- İki hanım arasında geceyi geçirmek pek safalı! deyince, o da hemen gitmiş, nikahlanmış yeni bir kadını!
Fakat çekmediği eza-cefa kalmamış. Günün birinde, baş göz sarılı kahveye çıkıp Çavuşa rastlanmış :
-- Görüyorsun halimi! demiş. Bunun safa neresinde?
Postacı, bıyık altından gülmüş : -- Yahu! Sen ters anlamışsın. Benim bir karım İstanbulda, öbürü Ankaradadır. Ortalarında yani Eskişehirde yattığım geceler başımı dinlerim... Ben onu söylemiştim."
Bu satırlar VA-NU (Vala Nurettin)'in Cumhuriyet Gazetesindeki yazısından. Akbaba bunu 5. sayfasına almış.
"Maymun ne marifet gösterirse göstersin, yine maymundur."
Bu satırlar 7. sayfadan. Vargı : Ben bu söze inanmıyorum. Bazı insanlar ne yaparsa yapsın onun insan olduğuna inanmayan toplum , maymunun marifet göstermesine gerek kalmadan da onun insan olduğuna inanabilir. Yani bizde her şey olasılık dahilindedir...