1954-AKBABA-sayı-106 ( 25 Mart 1954 )

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,487
7,403
Sayın murtaza5 ;

"Esselamüaleyküm ey cemaat!..

Cenabı Hakkın inayetine, din kardeşlerimin hamiyetine güvenerek 28 Şaban pazar günü yapılacak intihabat için namzetliğimizi koymuş bulunuyoruz. Burada hazır bulunan cümle ihvan-ı müslimini muvaffak olmamız için hep bir ağızdan amin demeğe davet ediyorum : Aaaamiiin!...
Tanrı muvaffakiyet nasip eyledikte, girişeceğimiz başlıca icraat şunlar olacaktır.
Evvela : Cümle resmi ve hususi müessesattaki kadın memurların vazifelerine son verilecek ve yerlerine erkekler alınmak suretiyle memlekette işsiz vatandaş bırakılmayacaktır.
Saniyen : Ramazanda oruç tutmıyanlardan, mali kudretlerine göre "iftar ve sahur" vergisi alınacak ve bu varidat ile açılacak imaretlerden fukara-yı müslimine fodla ve aş dağıtılacaktır.
Salisen : Mali ve bedeni kudretlerini fiilen ispat eyleyen erkeklerin "Allahın emri dörde kadar" fehvasınca izdivaşlarına müsaade olunacaktır.

Gözyaşının ırmakları
Çağlar seçim deyu deyu,
Demokrasi cırakları
Ağlar geçim deyu deyu!

......................

Bir erkeğe dört karı var,
Hem esmer var, hem sarı var,
Fisatnı var, şalvarı var,

Biçim biçim deyu deyu!... "


Bu alıntı "Seçim Şakşakçılık Bürosu" başlıklı yazıdan.
Vargı : Bu yazının sağında Suat Yalaz'ın karikatürü var. Mehmet Ticani'nin 4 karısı hakkında...
Bu yazının en altında ise Ferruh Doğan'ın karikatürü var. Karikatürün adı "Seçim Kervanı" Kervan develerden oluşuyor , Bu kervanın en önünde ADAY var. Ancak 4 Devenin yükleri var. Ne mi yükler. Hepinizin bileceği gibi : HIRS , KİN , MEN-FAAT , PARA...
Henüz yaşadığım Ceylanpınar (Urfa) dayım. Seçim çalışmaları yapılıyor. Bir gün öğreniyoruz ki Erbakan geliyormuş. Ben çalıştığım bürodan çıkıp bakıyorum. Konvoy geliyor. Her 50-100 metrede bir duruyorlar. Ne mi yapıyorlar. Her 50-100 metrede bir Erakan'ın konvoyu duruyor. Erbakan iniyor ve yaklaştığı insanlar "
Esselamünaleküm... Cami Nerede?" vatandaş eliyle gösteriyor. Biraz ötede duruyor tekrar Erbakan iniyor ve yaklaşıyor insanlara "Esselamünaleküm... Cami Nerede?" vatandaş eliyle gösteriyor.
Sonuç : Aslında gösterilen yere gidilse ilk sorulan yerden hemen sonra varılacak. Ama öyle yapılmıyor vatandaşın gösterdiği yerin tam tersine gidiliyor taaa Çiftlik kapısına gidiliyor oradan öbür yoldan tekrar çarşıya dönülüyor ve hep Erbakan sorma işini yapıyor.... İkinci turdan sonra mecburen camiye gidiliyor.
Asıl işin püf noktası ne biliyor musunuz? Bilemezsiniz.... Ben anlatmaya çalışacağım...
Ceylanpınar Kuzey Mezopotamya denilen bereketli topraklar üzerine kurulan dünyanın en büyük çiftliği (DÜÇ) ve onun yamacına kurulan dağlarında ceylanların gezdiği bereketli mi bereketli bir tarım yöresi...
Ceylanpınar kışın 4-5 bin , yazın tarım işçilerinin yoğunlaşması nedeniyle 10 bine varan bir o zamanın diliyle NAHiYE... Özelliği ise (Viranşehir'in tersine) burada neredeyse hiç taş yok. Bu nedenle bütün evler TEK KATLI ve KERPİÇ denilen kalıplara dökülüp kurutulan samanlı çamur ile yapılan evler. Yani bütün evler tek katlı en yüksek binanın boyu 3 metreyi geçmiyor... Yani Kepez dağı denilen yeri geçer geçmez görülen ve sahan gibi bir alanda aslında bırakın minareyi cami kubbesi bile her yerden rahatça görülüyor. İşte bunu Erbakan'da bal gibi görüyor. Ama o ne yapıyor her 50-100 metrede durup vatandaşa camiyi sorarak yani biz "ANLI SECDEYE VARAN DİNDARLARIZ" demeye getiriyor....
Son vargıyı da size bırakıyorum....

Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim...
 
Üst