Evrensel Kültür - Sayı 36 - Aralık 1994

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
728
10,190
İstanbul
6tt93lm.png


 

dedo11

Onursal Üye
8 Nis 2013
2,205
6,482


Sayın funghu ;

"Bugün için anlamı nedir Voltaire'in? Sosyalistlerin, demokratların, güncel mücadelelerinde bir yeri olabilir mi? ........

...... dinsel bağnazlığa karşı mücadelesiyle. "Alçaklığı ezin!" haykırışıyla, parlayan da Voltaire'dir. Toplumsal eşitsizliği, toplumun doğası olarak kabul edip olsa olsa reformlarla yetinilebileceğini açıklayan da yaklaşan devrimi sezen ve bundan sevinç ve heyecan duyan da odur.
.........
Bütün bunlar, yeni gelişmekte olan burjuva zihniyetinin dinamizminin olduğu kadar, sınırlarını da göstermektedir."
Bu satırlar Aydın Çubukçu'nun (Server Tanilli'nin "Voltaire ve Aydınlanma" adlı kitabından yola çıkarak yazdığı) "Aydınlanma ve Ortaçağ Kavramları Bağlamında VOLTAİRE VE BİZ" başlıklı yazıdan.
Vurgu : Bu dergiyi okuyan arkadaş canalıcı satırların altını çizmiş. Buraya alıntıladığım o altı çizili satırlardan bir kısmından oluşmaktadır....

"dinsel düşlerin tek işlevinin üretim sisteminin akıldışılıklarının üstünü örtmek." -- MARX
Bu satırlar 12. sayfada yer alan Göksel Aymaz'ın "Aydınlanmanın Türkiye'teki Olanakları - 2" başlıklı yazısında Markx'tan yaptığı alıntı...

"Elektronik medyanın ilk gözağrısıdır radyo; ve bütün elektronik medya unsurları gibi ideolojik kullanımından ötürü bir popüler kültür taşıyıcısı olan, yayanlarıyla kamusal/kolektif bilince etkiyen radyo tarihsel serüvenine başladığında ilkin, kapitalist üretim tarzının parçaladığı mekanlar arasında bir bilgi aktarımını bir enformasyon dolaşımını gerçekleştirme işleviyle anlam kazanmıştı."

Bu satırlar 25. sayfadaki "Pedagojik İletişim ve "İletişilen Medya" " başlıklı yazıdan...
Vargı : 1967-68 yılları olmalı ; Ceylanpınar Orta okulunda üst sınıftaki abilerimiz arasında bir "münazara" yapılmıştı. Konusu "Toplumda Gazete mi , Radyo mu daha önemli rol oynar" gibi bir konusu vardı. Gazete diyenler iyi hazırlanmıştı. Getirdikleri savlarla radyoyu savunanları pes ettirmek üzereydi. Radyoyu savunanların sözcüsü konumunda olan baktı kazanmaları olanaksız. "Durun dedi.." ve elindeki radyoyu açtı... Radyoda çok güzel bir halk türküsü vardı.... Ve radyoyu açan kişi "Gördünüz... Hangi araç bunun kadar toplumu etkileyebilir ki...?" Solumda Ahmet Yaprak , sağımda Sedat Gemici can dostlarım başladık kahkahalarla gülmeye.... Gülmek bulaşıcıdır. Bütün dinleyiciler başladı gülmeye... Sonra jürideki öğretmenlerimiz de başladı gülmeye...
Yıl 1974 : Ankara'da Gazetecilik ve Halkla ilişkiler öğrencisiyim. Hocamız anlatımını bitiriyor. Söz alıp "Basılı yayın dışındaki ilk iletişim aracı RADYO'dur. Radyonun üstünlüğü gazeteye göre daha yaygın olabilmesine borçludur... Ondan okuma yazma bilmeyen ; yani cahil kişiler de yararlanabilir. Toplu iletişimin Uzaktan erişim olanağını ilk denediği yayın türüdür. ...." konuşmamı yaparken Ceylanpınar Ortaokulundaki yukarıdaki anımı orada da anlatmıştım..
Bunları neden anlattım. Derginin bu sayısını Dosya Konusu : Radyoculuk ta ondan...


Emeğine ve paylaşım isteğine teşekkür ederim ...






 

funghu

Kıdemli Üye
13 Şub 2021
728
10,190
İstanbul
Yıl 1974 : Ankara'da Gazetecilik ve Halkla ilişkiler öğrencisiyim. Hocamız anlatımını bitiriyor. Söz alıp "Basılı yayın dışındaki ilk iletişim aracı RADYO'dur. Radyonun üstünlüğü gazeteye göre daha yaygın olabilmesine borçludur... Ondan okuma yazma bilmeyen ; yani cahil kişiler de yararlanabilir. Toplu iletişimin Uzaktan erişim olanağını ilk denediği yayın türüdür. ...." konuşmamı yaparken Ceylanpınar Ortaokulundaki yukarıdaki anımı orada da anlatmıştım..
Bunları neden anlattım. Derginin bu sayısını Dosya Konusu : Radyoculuk ta ondan...
Sayı dedo11,

Gazetelerin şöyle bir dezavantajı da vardı, özellikle kış aylarında Anadolu'nun birçok yerine gecikmeli olarak gidiyordu.
Bunun yanında, okuma-yazma bilmeyenlerin sayısı da fazlaydı.

Radyonun bana göre en avantajlı yanlarından birisi, çok küçük boyutlarda üretilebiliyor olmasıydı.
Küçücük radyolarımızı, cebimize koyup, nerede istersek orada dinleyebiliyorduk.

Radyoculukla ilgili bir kitabım var, ancak basım tarihi nedeniyle paylaşamıyorum.
Onun yerine Nevzat Atlığ'ın kitaba yazdığı önsözü paylaşıyorum.

q8ue1k0.jpg
 
Üst