Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Sayın @abboritta kardeşim, çözünürlüğü artırmak için hangi programı kullanıyorsunuz? Hem resim kalitesi çok iyi hem de düşük MB büyüklükte. Teşekkürler.
"Tatbikat noktai-nazarından Kemalizmin birinci safhası mütarekenin başından başlar, ikinci safhasına da son meclisi-mebusanın dağılmasiyle girilir. Büyük Rehber bu devrenin başlangıcını 16 mart 1920 tarihiyle millete neşrettiği beyannamede iylan ediyor : "Bugün İstanbulu işgal etmek suretiyle Devleti-Osmaniyenin yediyüz senelik hayat ve hakimiyetine hitam (son) verildi... Bugün Türk milleti kabiliyeti-medeniyesinin, hakkı-hayat ve istiklalinin ve bütün istikbalinin müdafasına davet edildi."
Bu satırlar Ahmet Cevat'ın "Büyük Türk İnkılabına Dair" dizi yazısının 15. Bölümünden...
Bu yazı dizisi çok güzel ve oylumlu. Acaba kaç bölüm daha sürecek. Acaba bu önemli çalışma sonunda kitap şeklinde yayınlanmış mı ? En azından şu ana kadar ben bilemiyorum... Araştırdım basılmış. [ Atatürk'ün İnkılap Hedefi ve Tarih Tezi (1956) ]
7. pdf sayfasına geldiğim zaman nasıl hüzün kapladı bütün benliğimi , anlatamam. Abarttığımı sanmayın... Tüm inandığım değerler adına and içerim ki doğru. Ağlamaklı oldum. Yazının başlığı "Yerli Mallar" ........
10. pdf sayfasında (168) "Adana'da Sıtma Mucadelesi" üzerine yazı var.
"Bir köşeye çekilmiş dalgın dalgın düşünen Aynştayn kendi nazariyelerinden bahsedildiğini işidince uykudan uyanıyormuş gibi başını kaldırdı. Yüzünde bir değişiklik hası oldu. Sararmış, renksiz çehresine kan geldi. Gözleri parladı. Büzüldüğü köşeden ayağa kalktı. Burada toplanmış kimselere kendi nazariyelerini hararetle anlatmıya başladı. Söyledi... söyledi. Hiç durup dinlenmeden saatlerce dil döktü. Kimsenin anlayamadığı nazariyelerini mütafaa eder ve her kesi iknaa (iknaya) çalışırken saçları karma karış olmuştu. Söyleyor... mütemadiyen söyleyordu (söylüyordu-anlatıyordu). Davetlilerin canları sıkılmıştı. İçlerinden biri, bir şey anlamadıkları bu fenni bahse nihayet verilmesi maksadiyle profesöre keman çalmasını teklif etti."
[ Yazıyı burada kesip kim bu kişi ? , diye yazıp bitirecektim. Ancak son kısmı daha vurucu diye devam ettim ]
"Aynştayn, bu teklif karşısında bir dakika durdu ve sonra, sanki hiç bir şey işitmemiş gibi, eskisinden daha fazla hararet ve daha kuvvetli bir iymanla (imanla) tekrar tekrarkimsenin kavrayamadığı prensiplerini, ilim telakkilerin müdafaa etti. Hava kararmış, akşam olmuş, davetlilerin gitme zamanı gelmişti. Aynştayn, bitap bir halde buruşuk şapkasını başına geçirdi, her kese veda etti, yorgun adımlarla çıkıp gitti.
Davetliler :
-- Zavallı Aynştayn, deli olmuş... hem de pek genç yaşında... Dediler."
Bu satırları baş tarafı 20. pdf sayfasında "AYNŞTAYN" olan yazıdan aldım.
1 - Bu yazı hakkında yorum yapacaktım...
2 - Aslında bu yazıya rastlayınca benim AYNŞTAYN'ı üniversitede (öğrenci iken) önce sınıfta Fizik Dersinde sonra da , konferans salonunda tüm okula nasıl anlattığımı yazacaktım.
..... ama alıntı yeterince uzun olunca şimdilik bundan vazgeçtim.