Geçtiğimiz bayram yaşanmış bir olay

hadon

Onursal Üye
Çeviri & Balonlama
10 Mar 2010
3,054
9,434
Kastamonu
Arkadaşlar; geçtiğimiz bayramda yaşadığım bir sıkıntıyı, dertleşme amacıyla sizlerle paylaşmak istiyorum. Deneyimim belki başkalarının işine yarar. Biraz uzunca, kusura bakmayın.

Bayramın üçüncü günü (perşembe), oğlumu matematik hocasına götürmek üzere evden çıktım. Şiddetli bir yağmur yağıyordu. Yolumuzun üzerindeki, her zaman girdiğim bir sokağa saptım. Şöyle 100 - 150 metre ilerledikten sonra bir baktım ki sokak Sakarya Nehri'ne dönüşmüş. Daha gazdan ayağımı çekemeden araba stop etti. Hemen tekrar marşa bastım ama işe yaramadı; araba, yarısına kadar suya gömülmüştü. "Ne yapsak, ne etsek," diye bakınırken kabin de suyla dolmaya başladı.

Hemen, devamlı gittiğim servisi aradım; usta, "Abi araba dizel, sakın marşa basma, pistonları bilmem ne edersin!" dedi. Bahsettiği tehlikenin ortadan kalkması için kızdırma bujilerinin sökülüp marşa öyle basılması gerekiyormuş. İçine giden su bu şekilde boşaltılırmış...

O sıra arabanın yanında, üstüne yağmurluk giymiş 20 - 21 yaşlarında bir genç belirdi. "Vitesi boşa al, el frenini indir, şuradaki sığ yere iteyim," diye işaret etti. Oğlum da inip ona katıldı. Araba suyun içinde neredeyse yüzer durumda olduğu için, itmeleri hiç zor olmadı.

Eski mesajlarımda da birkaç kez yazmıştım; ben 23 yıldır yaşamakta olduğum Antalya'yı (ikliminden dolayı) hiç sevmem ama Antalya'nın (yerli) insanını çok severim. Yaşadığım bu olay da bu duygularımın nedenleriyle ilgili yeterli ipucu veriyordur herhalde... O yaştaki bir delikanlı, tatil günü evinde otururken bizim yolda kaldığımızı görünce, şiddetli yağmurun altında, neredeyse beline kadar gelen suyun içine girip yanımıza geliyor ve arabamızı iterek bizi suyun içinden kurtarıyor... Masal gibi değil mi?

"Bunu kaçımız yapardık," diye sorup, sizlere vicdan muhasebesi yaptırmak istemiyorum. Çünkü ben yeterince yaptım; yanıtlarım hoşuma gitmedi... Soruyu şöyle sormak istiyorum: Böyle bir şeyi yapacağından emin olduğunuz kaç kişi tanıyorsunuz?...

Delikanlı'nın adı Eren imiş; Serdar Elektronik diye bir firmada çalışıyormuş. İnşallah en kısa zamanda ziyaret edeceğim kendisini; giderken oğlumu da götüreceğim ki bir insan evladıyla daha yakından tanışsın...

Arabayı uygun bir yere çekene kadar tepeden tırnağa, göle düşmüş gibi ıslandık. Oğlumu, üşütüp hasta olmasın diye eve yolladıktan sonra çekici çağırdım. Gelmesi uzayınca da telefon ettim; "Beyefendi, her taraf yolda kalmış arabalarla dolu, geçemeyince mecburen yolu uzattım, biraz sonra oradayım," dedi. O sağanağın altında, yağmurdan değil ama rüzgardan birazcık koruyan bir kuytuda 15 dakika daha bekleyince çekici geldi. Arabayı evin önüne götürene kadar, yolda kalmış birkaç tane daha arabanın yanından geçtik.

Ertesi sabah tamirci geldi ve kızdırma bujilerini söküp, suyu boşaltarak arabayı çalıştırdı. Başıma gelenin ne olduğunu, oradan çıkıp, döşemenin altına dolan suyu çektirmek için yıkamacıya giderken anladım: Önce, merkezi kilit kendi kendine kapanıp açıldı. Sonra hava yastığı ve servis lambaları bir anda yandı ve o şekilde kaldı. Ardından farlar kendi kendine açıldı, direksiyonun hidrolik lambası yandı ve direksiyon sertleşti... Devamı da yıkamacıda geldi: Adamın gösterdiği yere park etmek için gittim, kontağı kapattım, anahtarı çıkardım ama araba stop etmedi...

Stop edebilmek için akünün kutup başlarını sökmeye çalışırken motor kendi kendine durdu. Sorunun, kabloların arasına dolan su yüzünden olduğu belliydi. Bir eleman gidip yüksek vakumlu bir makine getirdi ve döşemenin altındaki suyu çekti. Birkaç saat aralıkla vakum işlemi tekrar edildi; emin olun, üç-dört kova su çıktı. İşlerini bitirince, "Abi arabayı her sabah güneşe çek, kapıları camları aç içindeki su buharlaşıp uçunca bu sorunlar ortadan kalkar." diyerek beni eve gönderdiler.

O günden (cuma) beri her sabah bana söylediklerinden fazlasını yapıyorum: Güneşe çekip, kapıları açmaktan başka, döşemede bırakılmış küçük açıklıktan yararlanarak, bir sünger yardımıyla altındaki suyu emdirip sıkarak boşaltıyorum. Yaklaşık bir kova daha su boşalttım. Sanıyorum bir o kadar daha var. İnşallah, eğer bir daha suya kaptırmazsak, güneşin yardımıyla bir-iki sene içinde tamamen kuruyacağını umuyorum. :) Arabayı, "ola ki yolda giderken kendi kendine hava yastığı açılır da kaza yaparız" korkusuyla kullanamıyorum. Ayrıca, kendi kendine çalışıverir korkusuyla vitesi boşa alıp park ediyorum.

Şu an, içindeki ağır kokuyu saymazsak sadece beş sorun kaldı: Hava yastığı lambası yanıyor, servis lambası yanıyor, arabayı çalıştırmak için anahtarı takınca merkezi kilit kendi kendine kapanıp açılıyor, emniyet kemeri lambası yanmıyor, emniyet kemeri uyarı sesi çıkmıyor...

Bu yazının ana fikri: Araba, Ağrı Dağı'nın tepesinde bile kalsa korkmayın ama suyun içinde kalırsa korkun... :)

Bu yazının muhatabına özel mesajı: Antalya'nın, Türkiye'nin en yaşanabilir şehirleri yarışmasında dereceye girmesini sağlayan oyları verenler, o gün yakinen şahit oldum ki her yağmurda arabalar dolusu hayır dualar alıyorsunuz... Öteki tarafta keyfiniz keka...
 

umut22

Aktif Üye
8 Tem 2010
397
995
Geçmiş olsun, bende Manavgat'ta yaşıyorum. Aynı gün burada da yağış fazlaydı ama Antalya nın daha çok yağış aldığını öğrendik.
 

ulucak

Süper Üye
8 Eyl 2012
1,068
2,861
Geçmiş olsun çar çabuk geçer inşallah.insanlığın ölmediğini gösteren gencede selam olsun.
 

hadramut

Aktif Üye
19 Eyl 2009
426
1,037
içine su alan araba toz da alıyordur.
demekki izalasyon iyi değil.

nasılsa arabayı kullanmıyorsunuz.
her yere şikayet edin
ayıplı mal diye şikayet edin.
tüketici derneklerine şikayet edin,

hic olmaz ise içiniz rahatlar
belki bir kişi daha kullandığınız marka araçtan
ayıplı mal diye almaz.
almayanlar cogalınca birini acıtır.
hem teşekkür alırsınız hemde
sevaba girersiniz.

selam
 

hadon

Onursal Üye
Çeviri & Balonlama
10 Mar 2010
3,054
9,434
Kastamonu
içine su alan araba toz da alıyordur.
demekki izalasyon iyi değil...

Sevgili dostum, arabam öyle çok pahalı bir makine değil; şu ana kadar böyle bir sorun fark etmedim ama eminim toz da giriyordur, kedi-köpek de... Ancak, yarım saat (belki de daha fazla) bir nehrin içinde kalsa, Rolls Royce'a bile su girerdi diye düşünüyorum. Bu yüzden, o sokağa girerek hata yaptığımı kabul edip, bütün cezayı kendime kestim. İşte bu başlıkta gördüğünüz gibi, aptallığımı herkese anlatıyorum. :)
 

Hakan Sait

Süper Üye
14 Ocak 2010
430
6,073
Antalya
Geçmişler olsun üstadım. Bayramda beni aradığında bu kadar kötü olabileceği aklıma gelmedi. Allah beterinden korusun. İnşallah su geçirmeyen bir araba alırsın ileride :)
 

abdullah

Çeviri & Balonlama
17 Nis 2011
1,365
3,568
Midgard
Geçmiş olsun hocam. Size bir Batmobil alma vakti gelmiş :D

Bu arada Antalya'yı ikliminden dolayı sevmediğinizi insanlarını sevdiğinizi söylemişsiniz. Bunun nedeni de sanırım sıcaklık. Genelde Ankara'da yaşayan insanlar ayazdan şikayetçidir. Benim Ankara sevgimin ana nedeni ise kuru ayazı. O kadar alışmışım ki deniz kenarı şehirlerde zorluk çekiyorum :D Ama ilk defa Antalya'yı ikliminden dolayı sevmeyen birini gördüm desem yalan olmaz :
 

yeryüzü

Yönetici
3 Eki 2011
17,629
85,420
hiçbiryerde :)
Geçmiş olsun sevgili Hadon,
kötü bir deneyim olmuş,
bizler de demek ki sulu yerleri
görünce iki kere düşünmeliyiz...
Bence o arabayı en kısa sürede
değiştirmek lazım...
Selamlar...
 

carson10

Aktif Üye
16 Ara 2012
395
1,250
"Eren", kahraman bir insanmış. Bu iyi insanlar hayatı anlamlı ve değerli kılıyor. Geçmiş olsun.
 
12 Şub 2010
15,001
550,865
Sevgili dostum, çok can sıkıcı bir olay yaşamışsın. Geçmiş olsun.
Umarım bu son şanssızlığın olur, yaşamını renkli ve zevkli kılacak olaylar da yaşarsın.
 
Üst