Bir Comicsciden Fumetticilere Sorular

abdullah

Çeviri & Balonlama
17 Nis 2011
1,365
3,568
Midgard
Bilindiği üzere ben comics sever biriyim. Ancak aynı zamanda frankofon, fumetti, manga her tarzı okuyan biriyim. 1-2 gündür kendimce bir fumetti arşivi yaptım. İçinde Kaptan Swing, Teksas, Tommiks, Mister No, Martin Mystere , Tex, Zagor var. Kaptan Swing, Teksas, Tommiks benim için fumettinin tanımı. Martin Mystere'ın arkeoloji,tarih ve mitoloji konulu maceraları çok ilgimi çekiyor. Mister No, Tex ve Zagor konusunda ise biraz. şüpheliyim :D

Neyse sadede geleyim. Şimdi fumettilerde sıklıkla karşılaştığım ve bana hep ilginç gelen şeylerin gerçekten olup olamayacağını merak ettim. Amacım tartışma çıkarmak değil tabiki. Sadece okuduğum bu türle ilgili merak ettiğim şeyleri sormak.

Fumetti kahramanlarına neden kurşun işlemediğini filan sormayacağım tabi bunlar bi nebze kabul edilebilir şeyler :D Neyse geleyim sorularıma.

Soru 1: Fumetti kahramanlarının düşmanları neden hep salak-saçma yerlere ateş eder?
Kurşun işlememesi olayının temel nedeni bu sanırım. Yani ben hiç keskin nişancı olup kahramanı pata-küte vurabilen bi kötü adamla karşılaşmadım maceralarda.

Soru 2: Bu fumetti kahramanlarının yumrukları neden bu kadar güçlü?
Bana hep Marvel kahramanı Iron Fist (Demir Yumruk)'i hatırlatıyorlar. Kahramanların vurdukları yumrukla bayılan onlarca adam gördük, okuduk. Bu cidden mümkün olabilir mi? Yani bir insan tek yumrukla bayılabilir mi? Yoksa sadece yazarların abartmasından mı ibaret?

Soru 3: Kahramanlar kurşun sıyırığıyla neden bayılırlar?
Konuyu açmadan önce Tex'in bir macerasını okuyordum ve Tex kafasına gelen kurşun sıyırığıyla bayıldı. Böyle bir şey mümkün müdür? Yani bi insanın kafasını kurşun sıyırınca neden bayılır?

Soru 4: Kahramanlar neden bu kadar şanslıdır?
Fumetti kahramanlarının bir diğer özelliği ise inanılmaz şansları. Ölümden kurtulmaları, en zor anlardan sağ çıkmaları genelde şansları sayesinde oluyor. Şans bi nebze kabul edilebilir olsa da fumetti karakterleri bu konuda manga karakterlerini bile çok geride bırakıyor.

Soru 5: Babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi?
4 soru oldu şunu yuvarlayıp 5 yapayım dedim :D Dediğim gibi bu konuyu açmamdaki tek amaç merak. Onun dışında eski bir fumettici olarak bu konuda forumda bulunan onlarca fumetti profesöründen beni aydınlatmalarını istiyorum :D
 

tolgam

Çeviri & Balonlama
5 Mar 2011
229
605
Bilindiği üzere ben comics sever biriyim. Ancak aynı zamanda frankofon, fumetti, manga her tarzı okuyan biriyim. 1-2 gündür kendimce bir fumetti arşivi yaptım. İçinde Kaptan Swing, Teksas, Tommiks, Mister No, Martin Mystere , Tex, Zagor var. Kaptan Swing, Teksas, Tommiks benim için fumettinin tanımı. Martin Mystere'ın arkeoloji,tarih ve mitoloji konulu maceraları çok ilgimi çekiyor. Mister No, Tex ve Zagor konusunda ise biraz. şüpheliyim :D

Neyse sadede geleyim. Şimdi fumettilerde sıklıkla karşılaştığım ve bana hep ilginç gelen şeylerin gerçekten olup olamayacağını merak ettim. Amacım tartışma çıkarmak değil tabiki. Sadece okuduğum bu türle ilgili merak ettiğim şeyleri sormak.

Fumetti kahramanlarına neden kurşun işlemediğini filan sormayacağım tabi bunlar bi nebze kabul edilebilir şeyler :D Neyse geleyim sorularıma.

Soru 1: Fumetti kahramanlarının düşmanları neden hep salak-saçma yerlere ateş eder?
Kurşun işlememesi olayının temel nedeni bu sanırım. Yani ben hiç keskin nişancı olup kahramanı pata-küte vurabilen bi kötü adamla karşılaşmadım maceralarda.

Soru 2: Bu fumetti kahramanlarının yumrukları neden bu kadar güçlü?
Bana hep Marvel kahramanı Iron Fist (Demir Yumruk)'i hatırlatıyorlar. Kahramanların vurdukları yumrukla bayılan onlarca adam gördük, okuduk. Bu cidden mümkün olabilir mi? Yani bir insan tek yumrukla bayılabilir mi? Yoksa sadece yazarların abartmasından mı ibaret?

Soru 3: Kahramanlar kurşun sıyırığıyla neden bayılırlar?
Konuyu açmadan önce Tex'in bir macerasını okuyordum ve Tex kafasına gelen kurşun sıyırığıyla bayıldı. Böyle bir şey mümkün müdür? Yani bi insanın kafasını kurşun sıyırınca neden bayılır?

Soru 4: Kahramanlar neden bu kadar şanslıdır?
Fumetti kahramanlarının bir diğer özelliği ise inanılmaz şansları. Ölümden kurtulmaları, en zor anlardan sağ çıkmaları genelde şansları sayesinde oluyor. Şans bi nebze kabul edilebilir olsa da fumetti karakterleri bu konuda manga karakterlerini bile çok geride bırakıyor.

Soru 5: Babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi?
4 soru oldu şunu yuvarlayıp 5 yapayım dedim :D Dediğim gibi bu konuyu açmamdaki tek amaç merak. Onun dışında eski bir fumettici olarak bu konuda forumda bulunan onlarca fumetti profesöründen beni aydınlatmalarını istiyorum :D

Ben aşırı bir fumettici değilim.Ama Marvel-DC İkilisi beni sıktığı zamanlarda değişiklik olsun diye okurum.
Kurşun işlememesi olayı hikayeyi bağlamak için misal bu konu Marvelde aşırı dayanıklılıkla çözülmüşür.Thor hulktan kafasına bir yumruk yer ama hayattadır-Neden?Çünkü tanrıdır ve aşırı dayanıklılığı vardır.-Ama fumetti karakterleri senin-benim gibi insan olduğu için bu şekilde bir çözüm bulunmuş.Yoksa ilk mermide ölse yada nakavt olsa maceranın ne keyfi kalır?

Tam yerine vurursan adamı değil bayıltmak öldürürsün bile.Tabiki biraz uzmanlık diyede düşünülebilir.Mesela tetsislere bir tekme ölümcüldür.-Yaşadım ordan biliyorum. :Ğ Bayıltma olayıda o hesap.

Bayılma olayına birşey diyemeyeceğim.

Şans en büyük faktörlerden vede sonuçta okuduğumuz bir kurgu yazar bu faktörü son noktaya kadar kullanmış olabilir.

Kim bilir.?Babana sormak lazım. :Ğ
 

The_DarknesS

Yönetici
Çeviri & Balonlama
17 Nis 2010
9,548
29,477
İzmir
Sevgili abdullah,
esseGesse westernlerini okumama sebeplarimden birisi gerçek western mantığına uymaması.
Hep ele yapılan atışlar ve kolay kolay kimsenin ölmemesi.
Clint abinin filmlerine bir bakın, Tex'e bakın olay daha gerçekçi.
Ama sonuçta çizgi roman.

Bu arada bizim fumetticiler bana neler soruyor bir bilsen.
İstersen Mehmet Ali ile bir otur bakayım.
Adam durup durup: -çıkart kağıtları kaldır çizgi romanları diyor.
:D

Comicslerde de akla mantığa uymayacak çok şey oluyor.
Biz en iyisimi hangisi hoşumuza gidiyorsan başlayalım okumaya.

Fazla gevezelik etmeden Thor okumaya gideyim en iyisi.
:D
 

oktay_izm

Onursal Üye
8 Nis 2009
3,677
41,311
izmir
Gerçekten dünyanın yerçekimi kanunu neden süper kahramanlara etki etmiyor? Bence asıl kurşun işlemeyenler onlar. Bu tartışmayı yıllar önce ilk toplantıda arkadaşlarla konuşmuştuk. Klasik Comics-Fumetti atışmasıydı. Bitmedi ve bitmeyecek anlaşılan. Saygılar.
 

Kemikdilli

Kıdemli Üye
2 Ocak 2012
194
543
Lisedeyken felsefe dönem ödevinin kapağına, Uzay Şovalyesi Rom'da gördüğüm yaşayan gezegen Ego'nun resmini çizip vermiştim. Hoca ödeve baktı, soru soracak gibi oldu, sonra vazgeçti. O andan beridir, sorularla ilişkim biraz böyledir. Bir noktadan sonra, soru soranlar manasız bir iş yaptıklarını fark ederler.

Suratı Socrates'e benzeyen yaşayan gezegen ile, gezegen yiyerek yaşayan adamın maceralarını okuyoruz hafız. Daha soru cevabı mı kalmış bu işin?

ccc galactus ccc

Yaşayan gezegen (Living Earth Ego) aşağıda

 

serifengin

Onursal Üye
23 Eki 2009
2,616
6,254
İstanbul-İzmir
Bende onu diyorum ya?
Ulan o Zagor yüzlerce defa kolundan alnından vuruldu!
Tommiksin şakağından geçmeyen mermiye kız vermiyorlar!
Swingin o her vurulduğunda düştüğü at zaten bir alem!
Hele hele çelik Blekmiş eh yuh yani! Habire kepini kaybedip alnından pekmezini akıtıp duruyor!
Abdullah babanın sırrı annenin oklavasında gizli yavrum :D
 

abdullah

Çeviri & Balonlama
17 Nis 2011
1,365
3,568
Midgard
Herkese tek tek yanıt vermeyim sanırım yanlış anlaşıldım :D Ben tamamen mantık aramıyorum. Kendi içinde mantık arıyorum. Mesela comicslerde büyüden tutun bilimkurguya kadar bir sürü tür vardır (Hatta western comicsler bile var). Ancak bunlar kendi içinde tutarlıdır. Hepsinin kendince bi mantığı vardır. Superman uçabilir çünkü Kriptonludur, radyasyon Marvel'da süper güç sağlar çünkü kozmik yaratıklar ilk insanlarda deneyler yapmıştır bunun sonucunda x geni, radyasyon gibi etkiler ortaya çıkmıştır. Kendi içinde tutarlı olan herşey kabulümdür. Ben sadece gerçeğe yakın bi tür olan fumettide böyle şeyler geçek dünyaya mı dayanıyor diye sormuştum :D Ayrıca COMİCSLERİ YEDİRMEM! :D tabi Iron Man ve Captain America'yı yemek isterseniz dükkan sizin :D
 

The_DarknesS

Yönetici
Çeviri & Balonlama
17 Nis 2010
9,548
29,477
İzmir
Herkese tek tek yanıt vermeyim sanırım yanlış anlaşıldım :D Ben tamamen mantık aramıyorum. Kendi içinde mantık arıyorum. Mesela comicslerde büyüden tutun bilimkurguya kadar bir sürü tür vardır (Hatta western comicsler bile var). Ancak bunlar kendi içinde tutarlıdır. Hepsinin kendince bi mantığı vardır. Superman uçabilir çünkü Kriptonludur, radyasyon Marvel'da süper güç sağlar çünkü kozmik yaratıklar ilk insanlarda deneyler yapmıştır bunun sonucunda x geni, radyasyon gibi etkiler ortaya çıkmıştır. Kendi içinde tutarlı olan herşey kabulümdür. Ben sadece gerçeğe yakın bi tür olan fumettide böyle şeyler geçek dünyaya mı dayanıyor diye sormuştum :D Ayrıca COMİCSLERİ YEDİRMEM! :D tabi Iron Man ve Captain America'yı yemek isterseniz dükkan sizin :D


Çok uzun zamandır Comics okuyorum. En sevdiğim karakter (fumetticiler de bayılır.) Conan'da bir comics karakteridir. Amerikan kökenli çizgi romanın ilk yıllarındaki öykülerde o kadar fazla tutarlılık aramıyordu. Kimse sormuyordu o kadar radyasyonu yiyen ölmese bile kesin kanser olur. Çernobil kazasının duyulmadığı yıllardır. Aradan zaman geçtikçe okur artık orijin hikayeler ister oldu, sevdiği karakterin aslında kim olduğunu merak etti ve güçlerini kazanması - kullanması konusunda mantıklı bir tutarlılık istedi. (Tabi comics içerisinde bir mantık.) Akabinde bir çok yeni öylü yazıldı bu tutarlılık için. Sevgili abdullah'ın bahsettiği konulardan biri de bu. Marvel Earth X isimli öyküyü yayınladı, neden adamlar radyasyon veya tuhaf kazalarda ölmeyip süper güçler kazandılar diye. Fumettide de sanırım bu tutarlılık var. esseGesse artık çıkmıyor (hatalıysam düzeltin.) güncel fumettiler mantıklı (en azından benim okuduklarım.) Mesela yazarı Julia için kriminoloji dersi almış konuları doğru aktarabilsin diye.

Bence belirli bir dönem belirlemek lazım. Okurun sorguladığı , internetin yayıgın olarak kullanıldığı ve bilgiye ulaşmak kolaylaştığı andan itibaren konular daha mantıklı hale geldi. Yoksa yayın hayatı kısa olur.
 

Lami Tiryaki

Onursal Üye
21 Nis 2009
521
3,880
1970'lerin sonlarıyla 80'lerin başında sinemalarda en tutulan türlerden biri de, avantür tabir edilen vurdulu kırdılı filmlerdi. Bunların çoğu da çizgi roman yaklaşımlı filmlerdi. Biz çocuk aklımızla, derme çatma harabe sinema salonlarında o filmleri sadece izlemez, filmle bir şekilde birleşir adeta onu yaşardık. Kötü adam vurulduğunda sinemada kocaman bir alkış kopardı. Film ara verdiğinde çocuklar perdenin önüne çıkar dövüşüyormuş gibi oyun oynarlardı.

Urfa'nın Atlas Sineması'nda Cüneyt Arkın'ın Yıkılmayan Adam filmi oynuyordu. Sinema işletmecisinin aklına yatmamış olacak ki filmi diğer Cüneyt Arkın filmleriyle harmanlayıp(sinema işletmecileri, film şeritlerini eritip birbirine yapıştırma şeklinde bize özgü bir kolaj tekniği geliştirmişlerdi!) daha çok kavgalı vurdulu bir film çıkarmıştı ortaya. Filmin bir sahnesinde Cüneyt abimiz aksiyonun ortasında havada takla atarken vurulmuştu! Biz tokat yemiş gibi olduk! Günlerce bu olay konuşuldu gençler arasında. Hararetli hararetli "Cüneyt Arkın takla atmasaydı o kurşunu yemezdi" teorisini geliştirip durduk. Urfa gençliğinin büyük bir bölümü Cüneyt Arkın'ın taklayı atmasaydı kurşunu yemeyeceğinde birleşmişti. Ben de takla atmasa vurulmayacağına inananlardanım(hala da inanırım). Ancak azınlık bir kısım bunun takla atmasıyla ilgili olmadığını da düşünüyurdu. Öyle istemişler öyle olmuştu onlara göre. Ama hayır! Yine hayır! Cüneyt baba, o taklayı atmayacaktı. Taklayı attığı için vuruldu. O takla yok mu o takla. Bütün kabahat o takladaydı. Ah be Cüneyt abi niye attın taklayı, sevindirdin kötüyü...

Her şeyin müsebbibi o takladır. Atmayacaktı...

Selamlar
Lami Tiryaki
 

İskenderunlu

Onursal Üye
29 Tem 2012
5,731
14,629
iskenderun-Hatay
Fumettici olmama rağmen sadece Tommiks okumuyorum, nedeni ise Binbir Surat maceralarında Binbir Surat'ın insan aklıyla dalga geçilircesine milyon kere bir şekilde paçayı kurtarması..Hele comicsleri çizgi roman olarak görmüyorum bile, okuyanlara büyük saygı duymakla birlikte bu deli saçması şeyleri nasıl okuyolar diye aklımdan geçirmiyorum desem yalan olur..
 
Son düzenleme:

bakunin

Admin
12 Mar 2009
6,646
84,664
NeverLand
esseGesse kahramanlarını bir tarafa, Mister No, Tex, Zagor, Ken Parker gibi künt kahramanların dayak yediği, işkencelerden geçtiği pek çok sahne sayılabilir. Özellikle Ken Parker realist bakış açısı olarak diğerlerinden farklı bir yere konumlandırılabilir. Mister No'nun pestili çıkıncaya kadar dayak yediği ve kör kütük sarhoş olarak karşımıza çıktığı pek çok macerası var. Tex belki de içlerinde en sık silaha baş vuranı olması ve kendisi de bir silahşör olması sebebiyle eldeki tabancayı, kafadaki şapkayı uçurma konusunda önemli bir yerdedir. Ancak bana göre sorunun esas cevabı, düşmanların ya da kötü karakterlerinin hırslı yapıları nedeniyle hataya çok meyilli olmalarıdır. Ayrıca kahramanlarımızdaki tabiri caizse mangal gibi yürek de yerini mangal gibi cüzdana bırakmıştır. Bu arada ben de güzel börek yaparım... :)
 

Cobra Captain

Kıdemli Üye
23 Haz 2013
115
442
1970'lerin sonlarıyla 80'lerin başında sinemalarda en tutulan türlerden biri de, avantür tabir edilen vurdulu kırdılı filmlerdi. Bunların çoğu da çizgi roman yaklaşımlı filmlerdi. Biz çocuk aklımızla, derme çatma harabe sinema salonlarında o filmleri sadece izlemez, filmle bir şekilde birleşir adeta onu yaşardık. Kötü adam vurulduğunda sinemada kocaman bir alkış kopardı. Film ara verdiğinde çocuklar perdenin önüne çıkar dövüşüyormuş gibi oyun oynarlardı.

Urfa'nın Atlas Sineması'nda Cüneyt Arkın'ın Yıkılmayan Adam filmi oynuyordu. Sinema işletmecisinin aklına yatmamış olacak ki filmi diğer Cüneyt Arkın filmleriyle harmanlayıp(sinema işletmecileri, film şeritlerini eritip birbirine yapıştırma şeklinde bize özgü bir kolaj tekniği geliştirmişlerdi!) daha çok kavgalı vurdulu bir film çıkarmıştı ortaya. Filmin bir sahnesinde Cüneyt abimiz aksiyonun ortasında havada takla atarken vurulmuştu! Biz tokat yemiş gibi olduk! Günlerce bu olay konuşuldu gençler arasında. Hararetli hararetli "Cüneyt Arkın takla atmasaydı o kurşunu yemezdi" teorisini geliştirip durduk. Urfa gençliğinin büyük bir bölümü Cüneyt Arkın'ın taklayı atmasaydı kurşunu yemeyeceğinde birleşmişti. Ben de takla atmasa vurulmayacağına inananlardanım(hala da inanırım). Ancak azınlık bir kısım bunun takla atmasıyla ilgili olmadığını da düşünüyurdu. Öyle istemişler öyle olmuştu onlara göre. Ama hayır! Yine hayır! Cüneyt baba, o taklayı atmayacaktı. Taklayı attığı için vuruldu. O takla yok mu o takla. Bütün kabahat o takladaydı. Ah be Cüneyt abi niye attın taklayı, sevindirdin kötüyü...

Her şeyin müsebbibi o takladır. Atmayacaktı...

Selamlar
Lami Tiryaki

şu ayakta öldüğü film çok iyiydi ya :D ve şu oyuncak arabaların torpillerle patlaması

Şimdi konuya dönek. Hocam fumnettiler hep mantık hatasıyla doludur. Comicslerde o kadar açıklama yapılır ama fumnettilerde adamlar Polat Alemdar dır tek açıklama budur benim için. :D
 

Kemikdilli

Kıdemli Üye
2 Ocak 2012
194
543
Abdullah arkadaşın istediği türden çizgiromanları internette buldum. Yakında yükleyeceğim. Kısaca bilgi vereyim.

David Bungs - Gerçekçi bir western. David ilk macerada kızılderili saldırısına uğrayan bir aileye yardıma koşuyor. Kızılderililer bunu hemen fark ediyor. Sarhoş bir kızılderilinin rastgele attğı kurşun David'in göğsüne saplanıyor, oracıkta can veriyor. David Bungs'un macerası 7 sayfa sürüyor. Aslında tam 7 sayfa değil. 7'nci sayfanın alt bölüm boş kalmış. Orada reklam var.

Ganga - Tarzan benzeri bir kahraman. Tarzan'ın kel kafalısı gibi düşünün. Nehirde kano devriliyor. Yanında kız da var. Ganga nehre dalan timsahlarla mücadele etmek için suya dalıyor. Tam timsahın altından geçip karnını bıçakla deşecekken, timsah bunu ayağından kapıyor. Evet. Bu kahramanın ömrü de 13 sayfa. Kitabın devamında erotik bir çizgiroman var.

Purple Fist - Avustralya yerlileri arasında efsane olmuş bir kahraman. Hikaye böyle başlıyor ama sonrasında fark ediyoruz ki, yerlilerin Purple Fist ile fazla alışverişi yok. Purple Fist efsanesini büyütmek amacı ile çeşitli mizansenler deniyor. Şimşek çakarken kayada beliriyor, şelalenin altından çıkıyor, hızla koşan attan ata atlıyor falan. Yine böyle bir animasyonun peşindeyken yerli kabilelerinden birinin şefinin oğlu yanına yaklaşıyor, "birader bizim kabilenin Sydney'de benzin istasyonu var. Ormanda geleneksel kıyafetleri giyiyoruz diye bizi hepten vahşi mi sandın? Sen neyin peşindesin?" diye soruyor. O sırada şefi görüyoruz, oğluna "boşver, idare et" işareti yapıyor. Purple Fist efsanesi bu şekilde sona eriyor. Nispeten uzun bir çizgi roman. 39 sayfa sürüyor.

Minutemen Mike - Amerikan bağımsızlık savaşı yıllarında geçiyor. Mike, George Washington'un fedaisi olmayı kafaya koymuş milliyetçi bir genç. Köye gelen İngiliz birliğine karşı savaşmaya başlıyor. Silahlı 4 Kırmızı Urba'nın ortasına atlıyor. Dillere destan bir dayak yiyor. Araya köyün ileri gelenleri giriyor. İngiliz birliğinin komutanı Mike'ı karşısına alıp nasihat ediyor. "Oğlum biz ayrı bir millet değiliz ki. Siz de Anglo Sakson'sunuz, biz de. Neyin bağımsızlığını istiyorsunuz? Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bozgunculuk yapmaya utanmıyor musun?" Diyor. Mike çok utanıyor. Komutanın elini öpüp işine gücüne dönüyor. Çizgi romana sayfa numarası koymaya gerek duyulmamış. Kısa ama.

Bravehawk - John Bravehawk Vietnam savaşı gazisi. Vietkonglular'ın eline düştüğünde ateş işkencesine maruz kalmış. O yüzden olabilecek en soğuk yere, Alaska'ya gidiyor. Yürekli ve bilekli bir genç olan John, Alaska'da haksız ve adaletsizliklerle mücadele etmeye ant içiyor. Ama Alaska'da hayat sakin, fazla olay olmuyor. Şerif'in çete kurup yolsuzluk yaptığından şüpheleniyoruz. Sonra meselenin bir yanlış anlaşılma olduğu ortaya çıkıyor. Şerif düzgün adam. John Bravehawk milli parkta işe giriyor. Konu sıkıntısı çekildiğinden fazla devam edememiş bir çizgiroman. Toplam 3 sayı yayınlanmış.

Gerçekçi çizgiromanları ben de seviyorum. Hem kısa sürüyor, harddiskte fazla yer tutmuyor.
 

tuzcu

Aktif Üye
15 Tem 2013
335
870
2. soruya yanıt: Mike Tyson'un yumruğunun gücü 1 ton. Böyle bir ağırlığın bize denk gelmesi halinde sadece bayılmak değil, ezilerek ölmek de var işin içinde.
 

Dindar Diker

Çeviri & Balonlama
11 Nis 2009
2,602
10,256
İzmir
Sevgili Abdullah, öncelikle soruların bence çok saçma. Özellikle fumettiyi kötüler gibi. Senin çok beğendiğin comicsler ise saçmalığın daniskası. Süper güçler, duyular, uçmalar vb. Comicslerdeki hataları yazmaya kalksam sayfa sığmaz. Tabiat kanunlarına bile aykırıdır comics. Sorularına gelince, tüm fumetti kahramanlarına mutlaka kurşun isabet etmiştir. Kötü adamlar öyle dediğin gibi kötü nişancı sayılmazlar. Kahramanlarımızın eli ağırdır, çünkü yaşadığı zaman dilimleri ve koşullar onların sert bir mizaca sahip olmalarını sağlamıştır. Erkek erkeğe evlenen Marvel kahramanlarına inat, daha sert mizaçlara sahiptirler. Kurşun sıyırmasıyla bayılmalarına gelince, maalesef vücutlarında adamantiyum yok, o yüzden.
 

Gulyabani

Yönetici
15 Ara 2010
4,992
23,917
Sarıyer
bir hekim olarak kafaya darbe olan her yerde bayılmanın mümkün olduğunu belirterek konuya iştirak edeyim. 4. Soru "neden isabet etmediği halde bayıltıyor şeklinde sorulmuşsa" buna da kafatasından sekmiştir diye cevap vermek olası, böyle bir şey mümkünmüdür d,ye soracak olursa, atış yapılan silahın kalibresine, yapılan atış - hedef arasında ki açıya ve tabii ki mesafeye bağlı olarak bu da mümkündür. Ayrıca imalatçı baruttan da çalmış olabilir.

Bana göre olayın özü, yukarılarda bir yerlerde de belirtildiği gibi Comics okuyucusunun baştan bir takım doğaüstü olayları "olabilir" kabul edip, bu olaylar üzerine kurgulanan her türlü öyküyü baştaki "doğaya aykırı" mantıktan sapılmadığı sürece doğru kabul etmesinde yatıyor. Bu mantıkla hareket edersek "Fumetti" kökenli kahramanların hepsinin "doğuştan çok şanslı" süper kahramanlar olduğunu kabul ettiğimiz anda, olayların gelişimini mantık çerçevesine oturtmak pek de zor olmasa gerek.
 

comedian

Onursal Üye
13 Tem 2012
1,269
4,740
Sevgili Abdullah, öncelikle soruların bence çok saçma. Özellikle fumettiyi kötüler gibi. Senin çok beğendiğin comicsler ise saçmalığın daniskası. Süper güçler, duyular, uçmalar vb. Comicslerdeki hataları yazmaya kalksam sayfa sığmaz. Tabiat kanunlarına bile aykırıdır comics. Sorularına gelince, tüm fumetti kahramanlarına mutlaka kurşun isabet etmiştir. Kötü adamlar öyle dediğin gibi kötü nişancı sayılmazlar. Kahramanlarımızın eli ağırdır, çünkü yaşadığı zaman dilimleri ve koşullar onların sert bir mizaca sahip olmalarını sağlamıştır. Erkek erkeğe evlenen Marvel kahramanlarına inat, daha sert mizaçlara sahiptirler. Kurşun sıyırmasıyla bayılmalarına gelince, maalesef vücutlarında adamantiyum yok, o yüzden.

saçma olan sorulara bir yanıt verme çabanızın niye olduğunu çok merak ettim. aslında abdullah çok güzel bir şekilde yanlış anlaşıldığını anlattı. marvel,dc veya x bir comics evreninde olan herşeye öyle ya da böyle bir açıklama getirilmektedir. siz bunu saçma, akla yatkın değil vs. görebilirsiniz ama kendi içinde bir tutarlılığa bir sebebe oturtulmaktadır. bunun yanında zagor, tex vs. gibi fumettiler ise gerçekçilikle yola çıkar ama kahramanların 500 sayı boyunca her türlü olaydan sağsalim çıkmalarına bir açıklama getirilemez. ya kurşun isabet etmez, kötü adamın ayağı kayar o anda, öldürmez intikam zevki tatmaya kalakar arkadaşları son anda yetişir vs. gibi. olayı alıp comics ve fumetti kavgasına kim kimi dövere getirmeye gerek yok. sonuçta en güzçsüz comics karakteri bile tex, zagor vs. döver :) süpergüçler napalım :p

bir de anlayamadığım marvel evreninde veya başka bir evrende eşcinsel evlilik olayı hangi akıl ile o evreni küçümsemek için kullanılabiliyor.
hayatın içinden kesitler çizgiromana yansıtılıyor diye bu kadar rahatsız olmayınız.

sert mizaçlara sahip olmaları neyi değiştiri ki gözümüzde. erkekler öyle mi o zaman kadın karakterleri hiç okumayın :p

keşke vücutlarında adamantiyum olsaydı da neden ölemediklerini anlayabilseydik :)
 

daltas

Çeviri & Balonlama
14 Haz 2009
1,697
150,985
Bence önce bir konuda fikir birliğinde olmalıyız. Her ülkede ve kültürde resimli bir anlatım vardır, bunun o kültüre göre bir isimlendirmesi söz konusudur. Adına ne denilirse denilsin hepsi bizim için "Çizgi Roman"dır.

Ben yalnızca ilgili olduğum çizgi roman için konuşayım, yani "Tex" için.

Konular ve olaylar her macerada farklıdır. Hatta birbirinin devamı olduğu söylenen maceralarda bile ciddi farklılıklar vardır. Konuların pek çoğu koyboy veya Western filmlerinden adapte edilmiştir. Wyatt Earp bile konu olarak yer almaktadır - Vahşi horda- Vahşi Sürü-. Clint Easwood, Franko Nero, Montgamerry Wood - Gulianna Gemma filmleri dahi konu olarak kullanılmıştır.

Size çevirisini yayınladığım "Colorado Altını "macerasında izlenen yolu bir harita üzerinde çizerek göstersem, Antalya'ya yapılacak çok katlı metro sanabilirsiniz. "Kurtlar Çetesi" macerasında Idoha adeta tersyüz edilmiş ve yeniden şekillendirimiştir. Çok sık konu olan Tucson'da şerif bile her macerada farklı kişidir. Kütüklerle çevrili askeri garnizonlar işe tam bir ilahi komedi ürünüdür. Fort Huachuca (Sierra Vista -Arizona) ve Fort Bliss (El Paso - Texas) garnizonlarında 1993'te birer hafta kalarak 19 Y.Y.da taştan yapılmış bina ve ahırların günümüzde bile modernize edilerek hala kullanılmakta olduğuna tanık olmuş biriyim. Ayrıca herbir garnizon yalnızca meskun yer olarak kilometrelerce karedir, çizgiromanlarda konu edildiği gibi 100x100m.lik bir alan değil!

Soruların cevabı zaten kendi içindedir. Bunların hepsi çizgi roman!

Niçin ilgileniyoruz ve okuyoruz? Dinlenmek, eğlenmek, biraz gerçeklerden kaçmak v.s. v.s.... Tadını çıkaralım!...
 
Son düzenleme:

oktay_izm

Onursal Üye
8 Nis 2009
3,677
41,311
izmir


bunun yanında zagor, tex vs. gibi fumettiler ise gerçekçilikle yola çıkar ama kahramanların 500 sayı boyunca her türlü olaydan sağsalim çıkmalarına bir açıklama getirilemez. ya kurşun isabet etmez, kötü adamın ayağı kayar o anda, öldürmez intikam zevki tatmaya kalakar arkadaşları son anda yetişir vs. gibi. olayı alıp comics ve fumetti kavgasına kim kimi dövere getirmeye gerek yok. sonuçta en güzçsüz comics karakteri bile tex, zagor vs. döver :) süpergüçler napalım :p

:)

Elbette ki her türlü olaydan sağ salim çıkarlar. Şayet ölürlerse albüm yayınlanmaz ki. Yayıncıların para kazanması lazım, bizimse yeni maceralara ihtiyacımız var. Olaylar böyle sürüp gider. İllaki kahramanlar ölsün diyorsanız, Zagor birkaç macerada ölüp yeniden dirilmiştir. BKZ: 103'lük seri "kabus"
 

Cobra Captain

Kıdemli Üye
23 Haz 2013
115
442
ee hocam peki şunu açıklayın buda benden tam okuyamadım sadece başlığını gördüm ama Zagor bir macerada ölüyor sonra hop direk geri geliyor aynı Marvel karakteri gibi bunuda bi açıklayın :D
 

comedian

Onursal Üye
13 Tem 2012
1,269
4,740
Elbette ki her türlü olaydan sağ salim çıkarlar. Şayet ölürlerse albüm yayınlanmaz ki. Yayıncıların para kazanması lazım, bizimse yeni maceralara ihtiyacımız var. Olaylar böyle sürüp gider. İllaki kahramanlar ölsün diyorsanız, Zagor birkaç macerada ölüp yeniden dirilmiştir. BKZ: 103'lük seri "kabus"

ben ölsünler demedim zaten canım :) tabii adamlar para kazansın sizde sevdiğniz karakterin maceralarını doyasıya okuyun.

ben abdullahın muhabbet olsun diye açtığı konuda sorduğu soruları saçma bulduğu halde yanıtı üsturupsuzca yazan, bir de kendi okumadığı için başka türlere çizgi roman bile değil diyebilen, içinde eşcinsellik olduğu için dünyanın en çok okunan evrenini saçmalık durumuna indirgeyen dostlara cevaben yazdım yazdıklarımı.
 

Doktor Kim

Aktif Üye
17 Mar 2011
309
14,622
Comicsler dışındaki çizgiroman kahramanlarının hemen hemen hepsi Yaşadıkları yerlerde kötülüğe karşı savaşırlar ve ellerinden gelse bütün kötülükleri yok etmek isterler. Comicslerde ise süper güçleriyle kapitalist düzenin polisi gibi çalışırlar. Ve süper güçleri yeterli olduğu halde kapitalizmle barışık yaşarlar. Yalnızca süpermenin bir serüveninde bu konuya kaçamak bir giriş yapılır ve sanki kendisinden istenen buymuş gibi kendini gezegenin kıralı ilan eder ve serüvenin sonunda bakın işte olmuyor der. Halbuki ondan beklenen kapitalizmi yok ederek paranın olmadığı bir gezegen birliğini kurmasıdır. Oysa gezegeni yok edecek var olan emperyalist ve kapitalist devletlerden Amerikanın emrindedir hepsi. Comicsleri pek sevmememin nedenlerinden en önemlisi budur. Halbuki diğer insan kahramanlarımız süper güçlere kavuşsa ilk yapacakları şey yukarıda bahsettiğimdir. Sonra ne mi yaparlar? Comicslerde bol bulunan gezegen dışı düşmanlarla uğraşırlar biz de zevkle okuruz o zaman serüvenlerini..Ama kötü bilim adamı Lex Luthor'la bile baş edemeyen Süpermen gibi sözde süper güçleri olan comics karekterleri mi çözecek bu açmazı. Bence en büyük çelişki burada...
 

Kemikdilli

Kıdemli Üye
2 Ocak 2012
194
543
Ben Türk televizyon dizilerinin çoğundan nefret ediyorum. Ekranda görmeye dayanamıyorum. Bunun sebebi, bu dizilerde anlamsızca yüksek gerilimin olmasıdır. Her dizide mutlaka bir hastane, hapishane, cinayet, aldatma görüntüsü bulunur. Özellikle çok tutmuş olan dizilerde, belli periyotlarda insanlar bağırmaya başlar. Öyle Bir Geçer Zaman Ki diye bir dizi vardı. Allahtan bitti. Eşim bunu seviyordu. Saat tutuyordum, ortalama 8 dakikada bir, bir karakter çığlık atıyordu. Birbirlerine saçma şekilde kötülük yapmaya çalışan insanlar, ince hesaplar, planlar planlar...

Bir de batılıların izlediği dizilere bakıyoruz. Cnbc-e, e2 falan. Programların % 70'den fazlası komedi. Ağır dramlarda bile belli oranda mizah var. E, adam bütün gün işyerinde kafayı şişiriyor. Evine geldiğinde rahatlatacak şeyler görmek istiyor. Hatta, batı kanallarının gece haberlerini özellikle iyi haberlerden seçtiklerini okumuştum. Adam uyuyacak, huzurla yatağa gitsin istiyorlar.

Velhasılı, comics olsun fumetti olsun ben bunları zevk almak, rahatlamak için okuyorum. Bazen çizimin güzelliğine bakıyorum, bazen kötü adamın yediği dayaktan zevk alıyorum. Hatta, kahramanlar çok zorlu bir rakibe düştüğünde sinirlenip kitabı atasım geliyor elimden. Alfa'nın yayınladığı Marvel'lerden birinde Thing ölüyordu. Adamın üzerindeki taşlar döküldü, sonra çöp kamyonuna mı attılardı neydi, öyle bir olay. Otobüste okuyordum, ağladım arkadaş. Bana ızdırap mısınız ya? Ha, ama sen getir bana Silver Surfer'in yıldızların arasından sinirli sinirli giderkenki çizimlerini, sabaha kadar bakayım.

Geçen hafta, yüzyıllar sonra ilk kez Tombrax okudum. Arkadaş bu kadar zayıf bir senaryo, bu kadar çocukça bir kurgu olabilir mi? Olmuş valla. Çok da güzel olmuş. Dünyanın bütün Tombrax'larını verin ehe mehe diye diye okurum. Üç günlük dünya arkadaş. Hans'ın ızdırabı ile mi uğraşacağım bir de.
 

comedian

Onursal Üye
13 Tem 2012
1,269
4,740
sevgili zaman gezgini x-men yeterince açık bir şekilde ırkçılık, ezilmek, farklı olduğu için dışlanma gibi konulara çok net bir biçimde ve gerekli ağırlıkla değinir mesela. ve bunu amerikan devlet ve halkına rağmen yapar.

spiderman yine amerikanın göbeğinde para sıkıntısı çeken, elinden geldiğince suçla ve hayatla mücadele etmeye çalışan bir karakterdir. edit: hatta bir sürü iyi şey yapma çabası içinde yine amerikan halkı ve devleti tarafından her zaman anlaşılamayan kişi olarak hep bir suçlu gözüyle bakılır kendisine :)

çok sevmem ama superman ise insanlığı farklı bir açıdan yargılar.süper insan olarak bizlerin arasında bizler gibi olmaya çalışıp bir yandan da farklı bir savaşın içindedir...

her neyse kısaca süper kahramanların amacı devletler yıkıp, ideolojiler arası savaşlara girmek değildir tabii ki. ama genelde (tabii ki her macerada bu anlattıklarım ağır basmaz) insanlığa farklı açılardan bakabilme alternatifini her zaman sunarlar... çok daha fazla şey yazılabilir ama konu uzar gider... bu bir kaç örnek bile bence comics in (genel fumettici kanısında olduğu gibi) içinin boş olmadığına kanıttır :)
 
Son düzenleme:

gurcansarı

Çeviri & Balonlama
10 Tem 2010
799
8,147
istanbul
çizgi roman okuyan insan genelde kendini kahramanla özdeşleştiren insandır. bu sebepten de her çr kahramanının fanları vardır. tex sevenler, mister no cular zagor sevenler ve besleyenler derneği ( kumar oynandığı için geçenlerde kapatıldı ), wolverin tutkunları, hulk hayranları, süpermen aşıkları bunlara örnek gösterilebilir.
e şimdi düşünelim bi kahramanımız var, okurken ve bazen de gerçek hayatta bile kendimizi bu kahramana yakın hatta o gibi hissediyoruz. ( pokemonum ben diyip pencereden atlayan çocuk.. değilmiş. ) bu kahramanın daha ilk macerasında alnının çatısından vurulan, ateş ettiğinde karşısındaki herifi 20 metre ıskalayan yada yumruk atınca karşısındakinin "ha ne oldu serinlik geldi sanki" dediği biri olmasını kim ister.
demekki neymiş kahramanlar kahraman gibi olmalı yoksa ona kahraman değil arif abi falan derdik.
bu arada tek yumruk bayıltır. kafayı çizen kurşun bayıltmaz fakat doğru açıdan gelip kafadan sekerse bayıltır. diğer soruları hatırlayamadım ( beş sayfa okudum abi unutuluyo haliyle )
haa babanın böyle pasta yapmayı nereden öğrendiğini annen de harıl harıl babanın cep telefonundaki numaraları ve arayanları kontrol ederek araştırıyor. bulursa sen şenliği gör. :)
 

abdullah

Çeviri & Balonlama
17 Nis 2011
1,365
3,568
Midgard
O kadar güzel yorumlar olmuş ki konuyu açtığıma bir daha sevindim :D Comics için bu kadar önyargılı davranmayın. Her ne kadar Iron Man ve Cap Amerika gibi tamamen Amerikan propagandası olarak nitelendirdiğim kahramanlar olsa da (Şu Steve temelli ölse de kurtulsak yahu, gerçi Bucky var. Onu da öldürmek lazım) çoğu comics de bize aslında Amerika'nın gerçeklerini öğretir. Punisher bize Amerika'daki mafyaları, Daredevil Amerika'nın varoşlarını ve daha bir sürü örnek verilebilir. -Ayrıca Superman'in artık Amerikan vatandaşı olmadığını bilmeyen kaldı mı?-

Ayrıca CobraCaptain Marvel bence Zagor'un bir daha ölmesini bekliyor telifini almak için. Yoksa yapışırdı peşine :D Bak Spawn'daki Angel öldüğü gibi telifini almışlar :D
 
Son düzenleme:

Cobra Captain

Kıdemli Üye
23 Haz 2013
115
442
zamangezgini hocam biraz fazla yakmış sanki. Ama Comedian hocam her şeyi açıklamış

Ek olarak Red Son alternartif evren hikayesinde Superman in halkını çok tuttuğunu bu Rusya'nın Ütopya kavramanın vereceği zararlar gösterilirken Lex Luthor'ın zor durumda sırf özgürlük kazanmak için yaptığı fedakarlıklar, halkından aldığı %100 oy , 10larca yıl Superman i yenmeye çalışması ve Braniac ile Süpo yu (teknik olarak) yendikten sonra dünyanın müthiş bir hale gelmesi anlatılır. Superman her zaman kendisini bu farklı dünyaya uyum sağlamaya çalışıp onların iyiliğini düşünürek haraket etmiştir. Ama buradaki tek sorun bağlı olduğu ülkelerin fikirleridir.

Action Comics #900 den sonra ise Süpo Amerikan vatandaşlığından feragat ettiği zaman ise o içindeki acınası bağımlılık duygusunu yenip kendisini küresel barışa adamıştır. Bence Süpo 'nun New 52 öncesi dönemi tam anlamıyla hem ibret olarak hemde düşünce olarak tamamen insana ders vermektedir.

Diğer bir örnek Spawn. Al Simmons ölmeden önce ne yaptıklarını bilmeden içinde bastırmıştır. (Yaptığı her şey Armegeddon hikayesinin en sonunda ortaya çıkıyor.) Kendisi gidip Malebolgia'dan cehennemin gücünü alıp cehennem piyonu olmuştur. Ama o bütün cehennemi yüzüstü bırakıp kendisini dünyadaki insanlara adamıştır.(Tabi anti-hero stiliyle) Burada ise bir insanın ne kadar kötü olursa olsun içinde iyilik ve koruma duygusu olduğunu ve bu duygularının temellerinin veya kendisinin yok olmaması için hayal edilemeyecek şeyler yapabileceğini anlatmaktadır.

Daha çok örnek var ama ben kendiminkilerini anlatabilmişimdir umarım :)
 

"penGO"

Süper Üye
12 Ara 2012
571
2,612
Diyelim ki bir çizgi roman baş karakteri yarattım ve lakin ilk sayıda ölüyor... Bunu yayınlayacak bir yayınevi bulabilecek miyim?... HHe HHe!... ;)
 
Son düzenleme:

comedian

Onursal Üye
13 Tem 2012
1,269
4,740
mesela diyelim ki o karakter 10 sayı sonra ölsün :p watchmen 6 sayıdır... comicstir... savunma olarak buna girme gereği bile görmedim dikkatinizi çekerim :D
 

serifengin

Onursal Üye
23 Eki 2009
2,616
6,254
İstanbul-İzmir
Bakınız: Şerifengin - Teks :D
Sadece çevirimi?
Binbir romanlar, Büyülü Rüzgarından tutunda Zagoruna üstüne üstlük Kpatan Swing bile düzenledim - taradım !!!
Derdimiz comicsci fumettici ayırmak olmadı olamazda zaten.
Ama kabul edin ki...
Comicsde farklı be kardeşim :D
 
Üst