Çizgi Roman Diyarı

Çizgi Roman Diyarı (http://www.cizgidiyari.com/forum/)
-   Suat YALAZ (http://www.cizgidiyari.com/forum/suat-yalaz/)
-   -   Suat Yalaz'dan e-posta var (http://www.cizgidiyari.com/forum/suat-yalaz/136213-suat-yalazdan-e-posta-var.html)

SuatYalaz 30.Eylül.2019 22:37

Suat Yalaz'dan e-posta var
 
Fayton

Yılmaz Özdil - 26 Eylül 2019


II. Abdülhamid'in maarif nazırı Emrullah Efendi'nin “ah şu mektepler olmasa maarifi ne güzel yönetirdim” demesi gibi, bizim koskoca “Adalar” ve “İstanbul Büyükşehir Belediye”mizin “ah şu faytonlar olmasa Adalar'ı ne güzel yönetirdik” deyip faytonları ortadan kaldırmaya niyetlenmesi, içinizi cayır cayır yakmıyor mu dostlar?

Yahu, o faytonlar Prens Adaları'nda, belki Bizans çağından kalma bir güzelliktir.

Artık düşe düşe, 50 ata bakamayacak kadar da mı düştük?
Üstelik, fayton, adaların simgesidir, sembolüdür. Ada denince akla atların çektiği üstü açık faytonlar, “fayton sefası” gelir.

Bir belediyenin yönetiminde, üst kurul, aklı başında insanlardan oluşur. Onca aydın içinden birisi çıkıp da “biz n'apıyoruz yahu, Ada'nın sembolü faytonları nasıl ortadan kaldırırız? Tarihimize, geleneğimize ihanet sayılmaz mı?” demiyor mu?

Bu fayton konusunda, İzmir'in değerli, çok beğendiğim belediye başkanı Tunç Soyer'i de çok ayıpladımdı…

Yahu kardeşim, İzmir gibi yokuşu olmayan, uçsuz bucaksız, dünya güzeli “kordonboyu”ları olan bir şehirde, faytonlar ortadan kaldırılır mı?

Bu davranış, Kuleli Askeri Lisesi'ni kapatıp, Arapların kalacağı turistik otel yapmaya benzemez mi?

Bu konuda kimse “artık çok geç, olan oldu” diyemez…

İzmir halkı usludur ama “koyun” değildir.

Tarihi miras, faytonlarına sahip çıkmalıdır.

Faytonlar, motorize olmuş şehir trafiğini yavaşlatıyorsa, kentin daha sakin bölgelerinde yaşaması sağlanabilir.

At, zafer simgesidir.

At, yaradanın insanoğluna verdiği en güzel, en faydalı, en asil hayvandır. Büyük savaşlar atlı birlikler sayesinde kazanılmıştır.

Alın size iki örnek:

Birinci Dünya Savaşı sonunda, biz, Mustafa Kemal Paşa'nın savaş dehasıyla, Fahrettin (Altay) Paşa'nın atlı birlikleri sayesinde Yunan ordusunu “hilal” biçiminde kuşatıp esir aldık.

İkinci Dünya Savaşı'nda, Stalingrad'da Alman tankları kara saplanınca, Rus Kazak atlıları tarafından sarılıp esir alındı.

Ünlü kahraman kumandanlar, şahlanmış at üstünde oldukları zaman daha bir büyür, yüceleşirler…

Ulus'daki, Samsun'daki, at üstünde Atatürk heykelleri ne kadar muhteşemdirler.

Ata'mızın büyüklüğünü gözümüze gözümüze sokan o atların güzelliklerinin rolünü küçümseyebilir miyiz?

Eskişehir'in efsane Belediye Başkanı Profesör Yılmaz Büyükerşen'in Eskişehir Parkı için yaptırdığı, Afşin Ensandiyari adlı heykeltraşımızın ustaca işlediği “Ulus Anıtı”ndaki ve Türk zaferlerini anlatan taş kabartmalardaki atların güzelliğine bakmaya doyamamazsınız.

Canlı gibidirler, boynunu, sağrısını okşayasınız gelir.
Adalar'da atlara acıyarak (!) faytonu kaldırmak, yerine akülü taşıt koymak resmen “akıl tutulması''dır.

Cenazeyi yanmaz kefene sarmaya kalkışanların düzeyine inmek kadar çirkin ve saçma bir düşüncedir.

“Fayton sahipleri atlara iyi bakmıyor, öldüresiye koşturuyor”
muş…

Yahu kardeşim, senin işin ne?

Bostan korkuluğu musun?

Her faytona “günde şu kadar saatten fazla çalışmayacaksın” dersin, kontrol edersin.

Atların haralarını gözetlersin, besili, sağlıklı olmaları için gerekli tedbirleri alırsın.

Faytoncular “param yetmiyor, atlara bakamıyorum” diyorlarsa, “Belediye Faytonları” işletmesi kurarsın.

Yüzyılların geleneği ortadan kaldırılır mı?

Atlara eziyet etmeden çalıştırma ve bakma konusunda (ve, ne hazindir ki, şu anda işsiz) kimbilir kaç “at uzmanı” değerli insanımız vardır.

Yahu Erdem Gül kardeşim, en azından çağır “Çağan Irmak'ın muhteşem filmi ıssız adam”daki yakışıklı Cemal Hünal'ı, gelsin, kendi tavlasındaki atlara nasıl baktığını sizlere göstersin.
Atlarıyla, Ada'da ufak bir de gösteri yaparsa, kaymaklı kadayıf olur.

Tanıdığım kadarıyla, o da bundan mutlu olur, Ada'da bir güzel atlı Türk Sineması rüzgarı eser.

Ada'da atları ortadan kalırmak yerine, “atlı polisler” konmasını isterim.

Hem, dağ, dere, tepe dolaşırlar, kontrol yaparlar, hem de gençler, çocuklar “at” denen o güzel, asil hayvanı tanımak, sevmek ve hatta, izinle yaklaşıp dokunmak, okşamak fırsatı bulurlar.

Başta Ekrem İmamoğlu, Tunç Soyer gibi “fayton sorunu” olan bütün belediye başkanlarımıza derim ki… Lütfen, size yakışanı yapın, at sevgisini yaşatacak olan “fayton” ve “Atlı zabıta/polis birlikleri” konusunu ivedilikle ve kesinlikle ele alın.

Çok faydalı, milletin teşekkür edeceği, güzel bir iş yapmış olursunuz.

Esenlik ve kolaylık dileklerimle…


Suat Yalaz


*

Bu okuduğunuz satırlar… Karaoğlan'ın yaratıcısı, duayen çizgi romancı, yönetmen, senarist, yapımcı, büyük usta Suat Yalaz'a ait.

*

Oda Tv'de yayınlandı.

Fazladan bir kişi bile okusa kârdır diye düşünerek, aynen aktardım.

Daha iyisini yazamazdım, altına imza atarım.

*

Bu tür görüşleri dile getirdiğimiz zaman hep aynı cevap veriliyor…

“O faytonlara at yerine seni koşsunlar” filan deniyor.

*

Keşke hakaret yağdırıldığında mesele çözülse, ama öyle olmuyor.

Öfkelenmeden, küfretmeden, düşünmeliyiz.

*

Yasak, hiçbir sorunda çözüm olamaz.

Faytonu yasaklamak mantıklıysa, at yarışının da yasaklanması gerekir.

Sirk de yasaklanmalı.

*

Çözüm elbette, hayvanlara iyi bakmak, iyi bakılmasını sağlamaktır.

*

Sorun, fayton değildir.

Şuursuz faytoncudur.

*

New York'ta Central Park'ta fayton var.

Londra'da fayton var, evlilik yıldönümü filan gibi özel günlerde kiralayıp, şehrin içinde Kraliçe Elizabeth gibi dolaşabilirsiniz.

Amsterdam'da fayton var.

İspanya'da, Endülüs bölgesinde fayton var, Sevilla, Malaga, Cordoba, Granada, hepsinde fayton turu yapabilirsiniz.

Prag'ta fayton var.

Budapeşte'de fayton var.

Viyana'da fayton var.

Almanya'da fayton var, Bavyera'da şatoları faytonla gezebilirsiniz.

İsveç'te fayton var.

Danimarka'da fayton var.

İsviçre'de fayton var.

Polonya'da var.

Malta'da var.

Küba'da var.

Arjantin'de var.

Brezilya'da var.

Yunanistan adalarının çoğunda fayton var, Girit'te mesela, fayton turu atabilirsiniz.

Paris'te, Marsilya'da fayton var.

Roma'da fayton var, İspanyol merdivenlerine gidin, orada.

Lizbon'da hem fayton müzesi var, hem fayton turu var.

Belçika'da fayton var, özellikle Brugge faytonları çok meşhurdur.

*

Bu ülkelerde hayvan sevilmiyor mu?

*

Fayton kültürdür…


İzmir ve İstanbul yöneticilerinin yeniden düşünmesini öneriyorum.


Yılmaz ÖZDİL

orpa 01.Ekim.2019 00:06

Suat Yalaz üstadıma ve usta gazeteci Yılmaz Özdil'e
katılıyorum. Hayvanları çok seviyorum. Ama güzel İzmirimin ve güzel
Alsancağımın sembolü faytonların kalkmasını istemiyorum.
Hayvanları bir veteriner kontrolünde bakmak, beslemek ve de
insanca ( ya da hayvanca mı demeliydim ) koşullarda çalıştırmak
çok da zor olmasa gerek. Tunç başkanın bunu başaracağına da eminim.

Mehmet Serdar Ateş 01.Ekim.2019 00:17

Bir at düşer yere,
At gider ahı kalır,
Ortalığı bir uğultu alır,
Hiç ata binmeyenler
Atçı başı olur,
Sevmek güzel, güzel de,
Sevmesini bilene güzel,
Doğruyu yanlış üzerinde arayanlar,
Yanlışı doğru sananlar,
Aldı başını gider,
Her şeye karşıyız,
Biz karşıyız,karşıyız.
Olana bitene karşıyız.
Diyenler...


Yukarıda şair dem vurmuş sevmede aşırı gidip, sap çöp saman demeden her şeye karşı olma kirliliğini.

Faytonlar ne güzeldir. Caddeler dün ile bugün güzelliğini yaşar.

Sadece atlara değil, bütün hayvanlara zulüme karşı olmalıyız. Ancak bu hayvanların usulünce bakımı, yaşama imkanları verilerek içimizde aramızda olmalarında ne sakınca var.

İllaki silahını doğrultacaksan fayton kültürüne değil,
Bu işi yapacağım diye hayvanlara zulmedenlere,
Bu işin doğru yapılması için yasal düzenleme yapmayanlara,
Denetlemeyenlere doğrult...
Varsın sokaklarda atlar olsun, faytonlar olsun, dün bugün birlik olsun.

sarkomer 01.Ekim.2019 22:02

Bu ve benzeri birçok konuda çözüm kolay...
Kolay olmasa da imkansız değil...
Lakin en kolayı;
"ne uğraşıp kafa yoracaksın, YASAKLA GİTSİN!..

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

abolardis 01.Ekim.2019 22:40

Çocuktum , o zamanlar mahalle aralarında at , inek , kedi , köpek beslemek serbest ve makul bulunurdu.
At arabaları ile yük taşınır , çokta ucuz bulunurdu.
Bir gün evimizin yan tarafında bağırma çağırma hayvan sesleri aman yarabbi kızılca kıyamet kopmuş ne oluyor diye bir dışarı çıktık , çıkmaz olaydık.
At arabacının biri ata bir vuruyor bir vuruyor hayvanın her yeri kan revan içerisinde kalmış acı acı bağırıyor , bir yere kaçamıyor , ahali toplanmış yapma etme , vurma dinleyen kim.
Kamçılar üst üste iniyor.
Hayvan bağırıyor , resmen çığlık atıyor.
Gözlerinden yaş geliyor bugün gibi aklımda.Mıh gibi aklımda.
İçim parçalandı.
Çocuğum lanet olasıca alt tarafı da üst tarafında çocuğum.
Evde de kimse yok müdahale edecek etse dinletecek kimse yok.
Sonunda bu zatı deyyusun anasıyla evli olan kardeşlerinin babası olduğunu öğrendiğimiz bir zat geldi oda zar zor elinden hayvanı aldı ama işte o tablo o tablo hayvan yardım istermi ister işte.
Gözlerinden gördüm onu hayvanın saldırısına maruz kalmış hayvancağız çevreden resmen yardım istiyordu.
------------------------------------
Çocuktum.
Tek katlı evimize komşu akrabalarımızın oturduğu başka bir ev vardı.
Bahçesi hayli geniş , oturumu rahat , hayvan beslemeye müsait bir yerdi.
Bunların tavukları yeni civcivleriyle ortadan dolanıp duruyor.
Anne tavuk gurk gurk sesleriyle yavrularına mahallede yiyecek arıyor.
O sırada bir kedi yavrulardan birisini kaptı kaçtı.
Bizim akraba olacak zatı şerif ben sana gösteririm dedi.
Aradan bir süre geçti bu eleman duvarın üzerinde bulunan bir kedinin kuyruğundan yakaladı hayvanı sağa sola vurmaya başladı ne yapıyorsun demeye kalmadan iblis tarafından ağzına tükürülmüş bu rezil yaratık civcivimi öldürdüydü diye savunma yaptı.Lanet olasıca.
----------------------------------------------------
Fayton mevzuunda ben maalesef sizin gibi düşünmüyorum.
O hayvanların nasıl açlıktan öldüklerini biliyoruz.
Avrupa'nın falanca yerinde olması filanca yerinde devam ediyor olması
romantik bir at sevgisinden öteye gitmez.
Uzaktan hoş gelir davulunu sesi birde çalana sor.
O hayvanların nasıl bir eziyet çektiği malum.
En azından bunu hayvanları sevme adına yapmamız gerekir .
At asil bir hayvandır af buyrun yük eşeği olarak kullanılmasını ben şahsen tasvip etmiyorum.
Eşekleri aşağıladığımdan değil sakın yanlış anlaşılmasın.Hepsi yaratıcının eseri sonuçta.Hepsi çok değerli bir ot bile.
Atların bu çağda insan taşımada kullanılması helede bunun mazur görülebilmesi benim açımdan mümkün değil.
Bütün canlılar doğal ortamında güzeldir.
Faytona elbette ki hayır.
Bu çağda fayton olmaz değerli insanlar.
Nerede olursa olsun hayvanların yük taşımada kullanılması içinde bulunduğumuz çağa uygun değildir.




Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:31

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0