Sürmene

bakunin

Admin
12 Mar 2009
6,646
84,814
NeverLand
TARİH


QQQ.jpg


Sürmene, XVI. yüzyılda Osmanlıların zeamet yeri idi. Miletoslu denizciler tarafından kurulan koloni’lerden biri olan Sürmene, Pontos Krallığından sonra, Roma, Bizans, ve Trabzon Rum İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiş ve İmparatorluğun önemli iskelelerinden biri olmuştur.

Coğrafyacı Skylax'ın Anadolu'nun Karadeniz kıyısında, Trabzon ile Rize arasında bir liman dediği yerin Sürmene olduğu sanılmaktadır. Peutinger tablosunda da buradan Nysillime (ismi bilinmeyen), olarak söz edilmektedir. Helen dilinde buradan Psoron, Bizans çağında ise Sourmaina biçiminde Sürmene'den söz edilmiştir.

Sürmene'nin Eski Çağ tarihi hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Osmanlı öncesi ile ilgili hiçbir kalıntı ile karşılaşılmamıştır. Yalnızca Dirlik Köyü'nde XIX.yüzyıla tarihlenen Panagia Tzita Kilisesi bulunmaktadır. XIX.yüzyıl Metropolit Gabriel Iatroudakis tarafından yaptırılan daha sonra camiye (Dirlik Camisi) çevrilen Tzita Kilisesi , bazilika plân düzeninde üç nefli olup, üzeri tonoz ve kubbe ile örtülüdür. Manastır özelliğindeki kilisenin altında mutfak ve odalar vardır.

Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılmış, 1854'de de kaza olmuştur.

Sürmene İlçesinin tarih içinde beş ayrı yerde kurulduğu, bunların ilki bugünkü Konakönü’nün bulunduğu yerdi.

1873 yılında Rus işgalinden kurtuluşundan sonra Hükümet Konağı bugünkü Çay-Kur fabrikasının bulunduğu yerde kurulmuştur. Trabzon Salnamelerindeki Sürmene isminin eskiden “Humurgan” dendiği, fakat daha sonraları doğal güzelliklerinden başka, hava ve suyunun iyi olması nedeniyle buraya güzellik anlamına gelen Sürmene adının verildiği yazılı kaynaklardan anlaşılmıştır.

İlçenin belli başlı yapısı Orta Mahalle Camisi'dir. Caminin kitabesinden h.1289 (1872) yılında yapıldığı öğrenilmektedir. Dikdörtgen plânlı caminin üzeri dört sütunun taşıdığı ahşap bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe dışında kalan bölümler tamamen ahşap örtülüdür. Sürmene'nin 4 km. doğusunda, Balıklı mevkiinde bulunanve Sivil Mimari Örneklerinden birisi olan Memiş Ağa Konağı bulunmaktadır.

Memiş Ağa Konağı


00021622.jpg


Trabzon Sürmene İlçesi’ne 4 km. uzaklıkta olan bu konağın yapım tarihi bilinmemektedir. Yörede araştırmalarda bulunan Y.Mimar Sedat Hakkı Eldem XVIII. yüzyıl, D.Winfield ise XIX. yüzyıl tarihleri üzerinde durmuşlardır. Arkasını küçük bir ormana veren, yüksek bir yamaçtaki Memiş Ağa Konağı denize yönelik olup, Trabzon’a gelen birçok araştırmacının ilgisini çekmiştir.

Yörede hüküm süren ve etkili olan bir ağa evinin tüm özelliklerine sahiptir. İki katlı kargir evin birinci katı muntazam yontma taştan duvarları işlenmiş, dışa çok fazla sarkan saçakların yardımıyla cepheler yağmurdan korunmuştur. Zemin katta aşhane bölümü diye isimlendirilen mutfak, kiler ve kemerli ocakları yer almıştır.

Konaktaki asıl yaşam birinci katta olup, buraya üzeri kapaklı düz bir merdivenle çıkılmaktadır. Kuzeydeki sofanın sağ ve solundaki odalar selamlığa, güneydeki iki oda ise hareme aittir. Zengin bir ağaç işi bezemesine sahip olan konağın kapı kanatları, pencere parmaklıkları görülmeye değer güzelliktedir. Özellikle sofanın tavanı, oda kapıları, selamlığı, döner tavanı Trabzon yöresindeki en gelişmiş ve ince oyulmuş ağaç işçiliğini göstermektedir. Buradaki geometrik ve bitkisel kompozisyonlar karışarak oldukça ilginç bir görüntü vermiştir.

Pahaghia Tzita Kilisesi (Dirlik Cami)

Trabzon’un Sürmene İlçesi’nin Dirlik Köyü’ndeki bu kilise, Metropolitan Gobrie Latrovdakis zamanında (1889–1893) yapılmıştır.

Üç nefli, üç absidli yapı Bizans bazilikaları üslubunun tipik bir örneğidir. Gri blok taşların muntazam örülmesi ile ilginç bir görünüm kazanmıştır. Dört sütunla desteklenen kubbe dışında kalan bölümler tonoz örtülüdür. Günümüzde Dirlik Köyü Camisi olarak kullanılmaktadır.
 

bakunin

Admin
12 Mar 2009
6,646
84,814
NeverLand
Coğrafya


Karadeniz Bölgesi’nde, Trabzon İline bağlı bir ilçe olan Sürmene, doğusunda Of, güneydoğusunda Dernekpazarı, güneyinde Köprübaşı ilçeleri, güneybatısında Gümüşhane ili, batısında Araklı, kuzeyinde de Karadeniz ile çevrilidir.

İlin doğu yarısında yer alan ilçe toprakları yüksek ve engebeli bir arazi yapısına sahiptir. İlçe topraklarını kıyının ardından yükselen, ormanlarla kaplı Doğu Karadeniz Sıradağları’nın kıyı uzantıları engebelendirir. Dağların Karadeniz’e bakan yüksek kesimlerinde yaylalar bulunmaktadır.

İlçe topraklarını birçok küçük akarsuyun birleşmesi ile oluşan Sürmene Deresi ile İsirli ve Musalı dereleri sulamaktadır. Trabzon’a 36 km. uzaklıktaki ilçenin 2000 Yılı genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 42.256’dır.

Sürmene'nin en önemli akarsuları Küçükdere ve Manahoz çayıdır. Bunların dışında Sürmene'de dağların denize paralel olması ve yağışlı iklimden dolayı küçük çapta bir çok dere ilçeyi bölerek denize kavuşur. Sürmene tipik Doğu Karadeniz kasabası özelliklerini coğrafyasında gösterir. Denizle, denizin hemen yanı başından bazen içinden yükselen dağlarla deniz arasında kurulu Sürmene'de Manahoz çayının yanında bulunan ve bugün fabrikalar bölgesi olan Kavaklık ovasının dışında ova yoktur. Dağların kuş uçuşu çok kısa mesafede 2000'li metrelere ulaştığı Sürmene'de turistik tesisleride barındıran Zarha dağı (asıl adı koyun yatağı dağı) ve ilçenin en yüksek tepesi olan Madur dağı bulunmaktadır.

Ticaret

Anadolunun ilk ticaret odası; denizcilik,deniz ticareti ve tersanecilik ve kesercilikten kaynaklanan zengin bir ticari alt yapıdan dolayı Sürmene ilçesinde 1903'de kurulmuştur. 1950'li yıllarla başlayan araba yollarının yapımı sürecinde Sürmene iç bölgelerin denize ve anayollara ulaşım üssü olamamıştır. Bu uzun solukta Sürmene'de ticaret hayatının gerilemesini beraberinde getirmiş ve eskiden Sürmene bölgenin bir ticaret merkezi iken bu özelliğini başta Araklı ilçesi olmak üzere bölgedeki başka yerleşim birimlerine kaptırmıştır. Bugün itibariyle Sürmene'de ticaretin esas unsurunu hala bağlı köylerden gelen köylülerin yarattıkları iktisadi hareketlilik oluşturmaktadır. Ancak Sürmene ilçesine bağlı köylerde de tüm Türkiye'de yaşanan köyden kente göç olgusu sonucu nüfus azalması sonucu bugün Sürmene de ticaret hacmi önceki yılların son derece altına düşmüştür.istanbul , samsun , ankara ,aydın, izmir , antalya ,bursa ,eskişehir , gebze ,düzce ,adappazarı gibi yerlere göç çok vermiştirr Ayrıca ilçede asırlardır alışıla gelmiş şekilde BIÇAK üretimi yapılmakta ve yurt içinde ve yurt dışında satılmaktadır

Eğitim

Sürmene ilçesi Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren bir çok eğitim kurumuna sahip olmuştur. Bugün itibariyle Sürmene'de bir fakülte (KTÜ Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi), beş tane meslek lisesi, bir tane lise ve anadolu lisesi bulunmaktadır. Ayrıca ilçede bir çok ilköğretim okulu da mevcuttur. Üniversite öğrencilerinin barınması için bir öğrenci yurdu da ilçede bulunmaktadır. Ayrıca ilçede bir kapalı spor salonu,biri suni olmak üzere 2 adet çim futbol sahası bulunmaktadır. İlçenin spor klubü olan Sürmenespor özellikle futbol branşında faaliyet göstermekte ayrıca ortaeğitim kurumlarının bünyesinde de çeşitli spor dallarında gençlerin kendini geliştirebilme olanağı mevcuttur.

Sosyal Yaşam

Sürmene sosyal yaşam yönünden uzun yıllar Doğu Karadeniz'in öncüsü olmayı başarabilmiş bir ilçemizdir. Yüksek bölgelerde de Müslüman Rum vatandaşlarımızın köyleri ile karşılaşmak mümkündür. İlçe merkezinin nüfusunun onbine yeni ulaştığı dönemlerde bile Sürmene'de iki adet sinema salonu uzun yıllar hizmet verebilmiştir. Ayrıca Sürmene'de Karadeniz Sahil Yolu inşaatı yapılmadan önce özellikle yaz aylarında oldukça hareketli bir sosyal yaşam gözlemmiştir. Bu dönemde Sürmene ilçesinde sokaklardaki hareketlilik gece saat 2'lere kadar uzayabilmekte ve ilçe oldukça hareketli bir turizm merkezi görünümü arz etmekteydi. 1995 yıllarında Sürmene merkezde başlayan ve bugün hala devam eden aşırı yapılaşma sonucu ilçe merkezi adeta büyük kentlerdeki plansızlıkla karşı karşıya kalmıştır. Ayrıca uzun süren inşaat dönemleri yazlıkçı olarak gurbetten gelen Sürmenelilerin yaz aylarında inşaatların gürültüsüne maruz kalmaları sonucu Sürmene'ye gelmekten vazgeçmeleri sonucu Sürmene'de turizm gelirleri oldukça düşmüştür. Bu bağlamda bugün itibariyle 13000 olan ilçe merkezinin nüfusu yaz aylarında da önemli bir artış gösterememektedir. Sürmene'de çeşitli bıranşlarda faaliyette bulunan spor kulübü yanısıra etkin bir folklor derneği ve Atatükçü Düşünce Derneği gibi sivil toplum kuruluşları etkinliklerde bulunmaktadır. Ayrıca Sürmene Yardımlaşma Vakfı ve Sürmene Kültür ve Turizm Derneği adlı İstanbul merkezli yerel amaçlı sivil toplum kuruluşlarının da Sürmene'de etkinlikleri vardır. Sürmene her ne kadar bir çok ilk ve orta öğretim kurumuna sahipse de bu kurumların mezun ve mensupları arasında dayanışmayı ön plana çıkaran mezun dernekleri Sürmene'de yoktur. Sürmene sosyal yaşamı erkek egemen bir şekil göstermektedir. İlçe de bulunan sayısız kahvehane, bilardo salonu ve çay ocakları gibi sosyal alanlar tamamen erkeklere ayrılmış ve bu alanlardan kadınların faydalanması için her hangi bir tedbir alınmamıştır.

Sürmene'ye Özgü Üretimler

Sürmene Bıçağı
Sürmene Pidesi
Sürmene Keseri
Sürmene Takası
Sürmene Tahta Kaşığı
Sürmene Gemi Tersaneleri


Tanınmış Sürmeneliler

Sürmene bütün Karadeniz kentleri gibi yoğun bir şekilde göç hareketlerine sahne olmuştur. Bugün için Sürmene de yaşayan Sürmenelilerden daha fazlası başta İstanbul, Zonguldak ve Samsun olmak üzere Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanına yayılmıştır. Bu göç hareketleri sonrası bazı kişiler yaptıkları işlerde isim yapmıştır. Aşağıda bunlardan bir kısmı yer almaktadır. Ancak bu kişlerin Sürmenelilikle değil yaptıkları işlerle iyi veya kötü isim yaptıklarını unutmamak gerek. Ünlü tarihçi Xenophon, "On Binler" adlı eserinde Sürmene ve Sürmenelilerden bahsetmiştir.

Tekin Küçükali
Mehmed Esad Saffet Paşa
Hafız Mehmet
Banker Kastelli (Cevher Özden)
Recep Yazıcıoğlu
Dündar Kılıç
Zeki Baştımar
Yaşar Nuri Öztürk
Kemal Kayacan
Adnan Kahveci
Doğan Koloğlu
Fatih Tekke
Hamit Çepni
Mustafa Said Yazıcıoğlu
Fatih Akın
Gülşen Bubikoğlu
Halis Burhan
Şevket Altuğ
Ahmet Yıldız
Kadir İnanır
Hasan Üçüncü
 
Üst