Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"Bir parantezle şunu da belirtmekte yarar var. Belirsizlik yasası, bilim dünyasında, büyük bir bölümüyle atomaltı parçacıklarıyla ilgili konuşuluyor. Ama belirsizlik , burjuva ideologlarının elinde, mutlak toplumsal yasalar olarak dikte ediliyor. Nedenini anlamak pek de güç olmasa gerek. Böylesine raslantısallıklar ve belirsizliklerle sürdürülen bir toplumsal yaşamda değişimin planlı olması ve değişim için mücadele edilmesi imkanı ortadan kalkar. Kısaca, toplumsal çözüm ve öngörülere ulaşmada, neden sonuç ilişkisini yokederek toplumbilime de tıpkı felsefeye yaptıkları gibi, anlaşılmaz ve karmaşık bir nitelik yüklemek istiyorlar. Bilimsel olduğunu söylemek çok zor ve ısrar ediyorum. Toplumsal olayların, böylesine belirsiz ve raslantılarla yürüdüğünü olasılıkları fetişleştirerek ispatlama çabaları, kesinlikle bilimdışıdır ve sonu bilinemezciliten başka bir şey olamaz. Bilinemezciliğin sonunda, varılan idealist maddi dünya kavrayışı da tekellerin ortaçağına ve ideologlarına çok yakışıyor."
Bu satırlar A. Necmettin Borteçin'in "Bilimden şarlatanlığa... olasılık fetişizmi" başlıklı yazısından...
Vargı : Bilimsel bilgiyi alıp kendi çıkarları için aslından saptırarak kullananlar hep olmuştur.
Ankara'da "Evrensel" diye bir kitapçı var. Bir gün orada çocuklar için bilim konulu seri kitaplar gördüm. Baktım. On küsürlük serinin ancak 2 kitabı var. İçeri girip benim için tüm seriyi getirtebilir mi , diye soruyorum. (Benim sürekli kitap aldığım bir kitapçı hem beni ve yapımı iyi tanıyor hem de böyle kitap isteklerimi daha önce de olmuş ve getirtmişlerdi. )
Kitapçı : Sana bu kitap serisini getiremem.
Ben : Neden ?
Kitapçı : Senin istediğin kitap serisi FETÖ'cülerin yazdırdığı ve yayınlattığı bir seri...
Ben : Hadi canım sen de ?
Kitapçı seriden elinde olan kitabın sayfaların çevirdi ve "oku şu satırları" diye bana uzattı...
"Allah atomun çekirdeğini yarattı ve tuttu elektronları çekirdeğin etrafına koyup dön, diye emretti. O gün bu gündür elektronlar atom çekirdeğinin etrafında dönüp durur. Allah dur diyene dek te dönecek."
Elimden aldı sayfaları çevirip arandı ve tekrar bana uzattı. Oku , diye....
"Yağmur nasıl yağıyor biliyor musunuz? Öyle bulutmuş , soğuğa rastlayınca yoğunlaşırmış hepsi yalan... Her yağmur damlasını iki melek tutup yeryüzüne indirir. Biz de yağmurun kendiliğinden yağdığını sanırız."
Nasıl ama ....
Fetöcüler vb. böyle iken burjuvazi , kilise hiç geri durur mu? Her bilimsel araştırma sonuçlarını yalan yanlış alıp kendi amaçları için kullanırlar. Onlar Fetöcüler kadar bilimi ilkel kullanmıyorlar. Ne de olsa onlar daha çağdaş bilgilere ulaşıyorlar (!) Nasıl mı kullanıyorlar. Şöyle ...
Anımsayanlar bilir. Ben kuantum fiziğinin daha işin başında olduğunu , bu nedenle hatalar , yanlışlar içerdiğini ileri sürüyorum. İşte bunlardan birini ; efendim atomaltında elektronların şurada da burada da veya aynı anda hem orada hem burada olabilirmiş. Yani elektronların konumu , yeri , davranışı kesin kes bilinemezmiş. Eeee. Burjuvazi bunu alıp topluma uyguluyor. Toplumsal gelişmelerin yönü , yeri , evrileceği yönü yeri de bilinemezmiş. Nasıl mış? Gördünüz mü? Şu ana kadar hiç kimsenin göremediği , gelecekte de (şu anki olanaklarla) görülemeyeceği elektronların davranışı alınıyor makro dünyaya , hatta topluma uygulanıyor... (Merak edenlere anımsatayım. Evet atomaltındaki elektronları şu ana dek görmek olası değil. Ancak onların etkileşimlerini , oluşturdukları belirtileri izleyebiliyoruz , buradan çıkarımlara ulaşılabiliyor. )
Başka bir atomaltı araştırmalarda henüz sonuçlanmamış kuantum fiziğinden yola çıkanlar tutmuş "Bigbang" gibi bana göre ancak saçma olan bir teori ileri sürülüyor. Bütün evren kibritkutusu boyutundaki maddeden büyük patlama ile genişlemiş , genişlemiş evren olmuş muş. Bilen bilir. Vatikan bu teoriyi ileri süreni çağırıp ödül bile verdi. Çünkü dedi ki :
"Bigbang" Allahın "Ol" emri ile başlamış olsun. Ama tek şartımız var. Sakın ama sakın "Bingbang" den önce ne vardı , sorusunu sormayacaksınız?"
Bunlar da böyle kullanmak istiyor bilimin sonuçlarını (sonuçlanmamış sonuçlarını)....
Bu yazdıklarımı fazla tutarlı bulmayanlar başta "Alan Sokal ile Jean Bricmont" un "Son Moda Saçmalar" kitabından başlayabilirler okumaya...