TARİHÇE
MÖ. 550'lerde Persler tarafından kurulmuş bir yerleşim alanı olup, Trabzon’un kıyı ile bağlantısı olmayan ilçelerinden birisidir. Büyük İskender döneminde Makedonya egemenliğine girmiş, MÖ. 312'de Pontos Kırallığının, daha sonra Roma İmparatorluğu'nun ve Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğinde kalmıştır. Osmanlı topraklarına 1461'de katılan Maçka, 1908 de Kaza durumuna getirilmiştir.
Maçka Vadisindeki yerleşimleri dile getiren ilk yazılı kaynak, Ksenophon'un Anabasis (Onbinlerin Dönüşü) isimli eseridir. Ksenophon’un komuta ettiği askerler Zigana Dağlarını aşıp denize ulaşmak için Maçka Vadisinden geçmiştir. Ksenophon geçtikleri vadideki yerleşmeleri şöyle anlatmaktadır; "Doğuya ulaşan Yunanlılar bol erzak dolu bir çok köyde konakladılar. Bu köylerde onları şaşırtan bir tek şeyle karşılaştılar: Bir çok kovan vardı ve bu kovanlardaki peteklerden bal yiyen insanlar kustular, ishal oldular ve içlerinden hiçbiri ayakta duramıyordu. Oradan iki günde yedi fersenk (yaklaşık 35 km.) açıp deniz kıyısında Yunan şehri olan Trapezus’a ulaştılar”.
Trabzon'un ve Maçka'nın fethinden önce yörede bazı Rum kiliseleri bulunuyordu. Bunlardan bazılarının kalıntıları günümüze kadar ulaşmıştır. Maçka'daki yeni Cami ise 1825 yılında yapılmıştır. Mimari yönden herhangibir özellik taşımamaktadır.
Maçka sözcüğünün Kafkas dillerinden geldiği, sonradan yerli Hıristiyanların ağzında değişik biçimde söylendiği biliniyor. M.Ö. 1040 yıllarında bile önemli bir yerleşme merkezi olan Trabzon'u Erzurum ve Erzincan'da yaşayan insanlara bağlayan bir yayla-köprüsü konumunda olduğu açıktır. Maçka yörelerinde, ilk yerleşme yerlerinin, savunma amacıyla, sürekli tarıma geçilmediğinden beslenme etkisiyle yüksek yerlerde, yaylalarda oluştuğu bellidir.
COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ VE EKONOMİSİ
Maçka, doğuda Yomra ilçesi ve Gümüşhane ili, güneyinde yine Gümüşhane ili, batısında Tonya ve Düzköy ilçeleri, kuzeyinde de Akçaabat ilçeleri ile çevrilidir. Trabzon ilinin Karadeniz'e kıyısı olmayan iç kesiminde yer alan ilçe topraklarını Zigana (Kalkanlı) Dağları engebelendirir. Bu dağların en yüksek yerini oluşturan Çakırgöl Dağı ilçenin güneydoğusunda Deveboynu Tepesi'nde 3.082 m.ye yükselir. Bu dağlardan kaynaklanan Hamsiköy ve Meryemana dereleri Maçka'da birleştikten sonra Değirmendere adı ile anılır.
Tamamıyla yüksek dağlardan oluşan Maçka arazisi 2000 metreye kadar ormanlarla, daha yükseklerde ise otlaklar ve dağ bitkileri ile kaplıdır. Yayla denilen bu yüksek yerler manzarası, temiz havası ve kaynak suları ile doğal güzellikler yönünden eşsizdir. Zigana geçiti de buradadır.
Maçka, Trabzon - Gümüşhane karayolu üzerinde ve Trabzon'a 29 km uzaklıktadır. Deniz seviyesinden 365 m. yüksekliktedir. Yüzölçümü 1.000 km2 olan ilçenin 2000 Yılı genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 42.557'dir.
İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında mısır, patates, elma ve fındık gelmektedir. Az miktarda lahana, pancar, fasulye ve buğday yetiştirilir. Hayvansal ürün olarak tereyağı ile ünlüdür. Zengin bir orman varlığı bulunan ilçede orman ürünlerini işleyen atölyeler ve kereste fabrikası vardır.
MÖ. 550'lerde Persler tarafından kurulmuş bir yerleşim alanı olup, Trabzon’un kıyı ile bağlantısı olmayan ilçelerinden birisidir. Büyük İskender döneminde Makedonya egemenliğine girmiş, MÖ. 312'de Pontos Kırallığının, daha sonra Roma İmparatorluğu'nun ve Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğinde kalmıştır. Osmanlı topraklarına 1461'de katılan Maçka, 1908 de Kaza durumuna getirilmiştir.
Maçka Vadisindeki yerleşimleri dile getiren ilk yazılı kaynak, Ksenophon'un Anabasis (Onbinlerin Dönüşü) isimli eseridir. Ksenophon’un komuta ettiği askerler Zigana Dağlarını aşıp denize ulaşmak için Maçka Vadisinden geçmiştir. Ksenophon geçtikleri vadideki yerleşmeleri şöyle anlatmaktadır; "Doğuya ulaşan Yunanlılar bol erzak dolu bir çok köyde konakladılar. Bu köylerde onları şaşırtan bir tek şeyle karşılaştılar: Bir çok kovan vardı ve bu kovanlardaki peteklerden bal yiyen insanlar kustular, ishal oldular ve içlerinden hiçbiri ayakta duramıyordu. Oradan iki günde yedi fersenk (yaklaşık 35 km.) açıp deniz kıyısında Yunan şehri olan Trapezus’a ulaştılar”.
Trabzon'un ve Maçka'nın fethinden önce yörede bazı Rum kiliseleri bulunuyordu. Bunlardan bazılarının kalıntıları günümüze kadar ulaşmıştır. Maçka'daki yeni Cami ise 1825 yılında yapılmıştır. Mimari yönden herhangibir özellik taşımamaktadır.
Maçka sözcüğünün Kafkas dillerinden geldiği, sonradan yerli Hıristiyanların ağzında değişik biçimde söylendiği biliniyor. M.Ö. 1040 yıllarında bile önemli bir yerleşme merkezi olan Trabzon'u Erzurum ve Erzincan'da yaşayan insanlara bağlayan bir yayla-köprüsü konumunda olduğu açıktır. Maçka yörelerinde, ilk yerleşme yerlerinin, savunma amacıyla, sürekli tarıma geçilmediğinden beslenme etkisiyle yüksek yerlerde, yaylalarda oluştuğu bellidir.
COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ VE EKONOMİSİ
Maçka, doğuda Yomra ilçesi ve Gümüşhane ili, güneyinde yine Gümüşhane ili, batısında Tonya ve Düzköy ilçeleri, kuzeyinde de Akçaabat ilçeleri ile çevrilidir. Trabzon ilinin Karadeniz'e kıyısı olmayan iç kesiminde yer alan ilçe topraklarını Zigana (Kalkanlı) Dağları engebelendirir. Bu dağların en yüksek yerini oluşturan Çakırgöl Dağı ilçenin güneydoğusunda Deveboynu Tepesi'nde 3.082 m.ye yükselir. Bu dağlardan kaynaklanan Hamsiköy ve Meryemana dereleri Maçka'da birleştikten sonra Değirmendere adı ile anılır.
Tamamıyla yüksek dağlardan oluşan Maçka arazisi 2000 metreye kadar ormanlarla, daha yükseklerde ise otlaklar ve dağ bitkileri ile kaplıdır. Yayla denilen bu yüksek yerler manzarası, temiz havası ve kaynak suları ile doğal güzellikler yönünden eşsizdir. Zigana geçiti de buradadır.
Maçka, Trabzon - Gümüşhane karayolu üzerinde ve Trabzon'a 29 km uzaklıktadır. Deniz seviyesinden 365 m. yüksekliktedir. Yüzölçümü 1.000 km2 olan ilçenin 2000 Yılı genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 42.557'dir.
İlçenin ekonomisi tarım, hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında mısır, patates, elma ve fındık gelmektedir. Az miktarda lahana, pancar, fasulye ve buğday yetiştirilir. Hayvansal ürün olarak tereyağı ile ünlüdür. Zengin bir orman varlığı bulunan ilçede orman ürünlerini işleyen atölyeler ve kereste fabrikası vardır.