Göynük

bakunin

Admin
12 Mar 2009
6,646
84,784
NeverLand
goynuk.jpg


Batı Karadeniz Bölgesi'nin batısında, Bolu İli'ne bağlı bir ilçe olan Göynük, doğu ve kuzeydoğuda Mudurnu İlçesi, güneydoğuda Ankara, güneyde Eskişehir, güneybatıda Bilecik, batı, kuzeybatı ve kuzeyde de Sakarya illeri ile çevrilidir. Göynük ilçesi Bolu ilinin güneybatı ucunda, çok yüksek olmayan engebeli bir alanda yer alır. İlçe topraklarını doğuda Kocaman, kuzeyde de Kapıorman dağları gibi Köroğlu Dağlarının uzantıları engebelendirir. Bu dağların güneye ve batıya doğru açılan kesimlerinde, en büyükleri olan Karabey ve Kaşıkçı yaylaları yer alır. İlçe topraklarını, kapıorman Dağından kaynaklanan akarsular ve Söğüt Gölünün fazla sularıyla beslenen Göynük Suyu ile doğudaki dağlık yöreden kaynaklanan Çatak Çayı sular. Bu akarsular ilçe sınırları dışında Sakarya'ya karışır. İlçenin güneyinde genişliği 5 km., uzunluğu 17 km. kadar olan düzlüklerin oluşturduğu Himmetoğlu Ovası yer alır.

00006066.jpg


Gazi Süleyman Paşa Camisi

Bolu il merkezine 96 km. uzaklıkta, denizden yüksekliği 720 metre olan ilçenin yüzölçümü 1.437 km2 olup, 2000 Yılı genel Nüfus sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 18.589'dur.

İlçenin ekonomisi tarıma, ormancılığa ve hayvancılığa dayalıdır. Tarımsal ürünlerden; buğday, arpa, patates ve elma üretilmektedir. Baklagiller, şeker pancarı, soğan, armut ve fındık da yetiştirilir. İlçenin kuzeyindeki dağlar zengin bir orman örtüsü ile kaplı olduğundan ormancılık da ilçe ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır. Hayvancılık ikincil bir uğraş olup, en çok kıl keçisi ve koyun yetiştirilmektedir. Eskiden yapılan ipekböcekçiliği günümüzde önemini yitirmiştir. Bunun yerine dutluklar sökülerek, meyve ve sebze bahçeleri düzenlenmiştir. Ayrıca ilçe topraklarında bitümlü şist, traverten yatakları ile kaplıca suyu kaynakları bulunmaktadır.

13f.jpg


Göynük Akşemseddin Türbesi

Eski bir yerleşim olan Göynük'ün bilinen tarihi Friglerle başlamakta olup, bununla ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bölgede Friglere ait en eski yazılı belge 1966 yılında Göynük’ün Soğukçam (Germenos) köyünde bulunmuştur. Soğukçam köyünün ve Türbeönü kayasının bulunduğu Asar Tepe'deki kalıntılar burada bir Frig yerleşmesinin olduğunu ortaya koymuştur. Büyük olasılıkla burası Frigya’nın kuzey sınırı bölgesinde, kuzeyden gelecek tehlikeyi önleyecek bir kale niteliğindeydi. Bölge Bithnia ile Frigya arasında bir geçiş yeri olup, daha sonraki çağda her iki bölge özelliklerini yansıtan eserlere burada rastlanmıştır. Bu nedenle de her iki bölge özelliği birbirine karışmaktadır. Anadolu'da Friglerden sonra hakimiyet Lydia'ya geçmiş ve Bithynia kentleri Lydia yönetimi altına girmiştir. Perslerin Anadolu'ya gelişleri bu bölgeye kadar uzanmış ve bu durum Büyük İskender'in Anadolu'ya gelişi ile sona ermiştir. Bithynia Krallığı MÖ.279-74 yılları arasında hüküm sürmüştür. MÖ.188'de Anadolu Romalıların eline geçince Bithynia Krallığı da Roma hakimiyeti altına girmiştir.

goynuk1.jpg


Eski Göynük Evleri

Göynük yöresi Bizans ve Selçuklu yönetiminden sonra 1323'te Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bursa ve Eskişehir’e bağlı bir voyvodalık olarak yönetilen Göynük, II. Mahmut emri ile voyvodalık Bolu'dan kaldırılınca (1811), yerine Bolu - Viranşehir sancakları adı ile iki mutasarrıflık kurulmuştur. Bolu ve Bolu sancağı 1865'te Kastamonu’ya bağlanmış, Göynük de Bolu mutasarrıflığına bağlı bir kaza durumuna getirilmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra Göynük, 1923'te il yapılan Bolu'nun ilçesi olmuştur. Göynük Bolu'nun ilk kazası olması yönünden de ayrı bir önem taşımaktadır.

Eski bir yerleşim yeri olan Göynük'te bir çok tarihi yapı günümüze gelebilmiştir. Göynük'ün Kilciler Köyü'nde Bizans dönemine ait mezar yazıtları, kilise ve hamam kalıntıları bulunmaktadır. Ayrıca ilçeden günümüze gelebilen eserler arasında; Gazi Süleyman Paşa Camisi, Akşemseddin Türbesi, Ömer Sekkin Türbesi, Süleyman Paşa Hamamı, Zafer Kulesi, Göynük Sivil Mimari Örneklerinden Evler, Frig Kaya Anıtı bulunmaktadır.
 

bakunin

Admin
12 Mar 2009
6,646
84,784
NeverLand
Gazi Süleyman Paşa Camisi

Göynük’ün doğusunda ilçe merkezinde bulunan Gazi Süleyman Paşa Camisi’nin bulunduğu yerde, Süleyman Paşa’nın evinin olduğu söylenmektedir. Ayrıca Süleyman Paşa adına yapılmış camilerden biri olup, bunların ilki olduğu söylenmektedir. Vakıf kayıtlarına göre Süleyman Paşa adına yapılan ilk cami 1331-1335 yıllarında ahşap olarak yapılmıştır. 1875 yılında sel baskını sırasında yıkılmıştır. Sultan II.Abdülhamit’in isteği ile bugünkü cami l878’de yapılmıştır.

Gazi Süleyman Paşa Camisi Osmanlı Geç Devir Mimarisi özelliklerini yansıtmaktadır. İbadet mekanı 17.70 X 16,10 m ölçüsündedir.Yüksek bir platform üzerindeki cami kesme taştandır.Üzeri ahşap bir tavanla örtülüdür. Kuzey kısmında iki katlı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. İbadet mekanı oldukça sadedir. Mihrap yarım yuvarlak şekilde olup dışarıya çıkıntı yapmaktadır. Bezeme olarak iç kısımda hiçbir özellik bulunmamaktadır.

Bolu Frig Kaya Anıtı

Göynük ilçesi, Soğukçam Köyü’nde Frigler döneminden kalan bir kaya anıtı bulunmaktadır. Yaklaşık MÖ.VIII.-VII.yüzyıllara ait olduğu sanılan bu anıt, aynı zamanda Friglerin Bolu yöresine akarsu bolluğundan ve bereketli topraklarından ötürü yerleştiklerini göstermektedir.

Bilinen en uzun Frig kitabesini kapsayan bu anıtın üzerinde Frigler Kybele heykelciğini koydukları üçgen bir niş bulunmaktadır. Bunun altında da dokuz satırlık kitabe metni yer almaktadır.

Göynük Zafer Kulesi


a85.jpg


Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, savaşın anısını gelecek nesillere anımsatmak amacı ile Kaymakam Hurşit bey önderliğinde Göynüklüler ilçenin göze çarpan bir yerinde Zafer Kulesi’ni 1923-1924 yıllarında yaptırmışlardır.

Zafer Kulesi sekizgen bir temel üzerine Göynük’ün ahşap mimarisini yansıtacak biçimde üç katlı olarak yaptırmışlardır. Kaide üzerindeki katlar dikdörtgen olarak yapılmış ve her kenara yuvarlak kemerli birer pencere yerleştirilmiştir. Katlarda kuleyi çepeçevre çeviren birer balkon bulunmaktadır.

En üst katta yuvarlak kemerli pencerelerin yerini yuvarlak pencereler almış, kulenin üzeri de bir külah ile örtülmüştür.

Kule 1960 yılında, yapıldığı dönemin orijinalliğini bozmayacak şekilde restore edilmiştir.

Çatak Kaplıcası

Göynük ilçesinin 30 km. güneydoğusunda dik yamaçlar arasında bulunan Himmetoğlu Köyü yakınındaki vadide Çatak Kaplıcası bulunmaktadır. Kaplıcanın çevresinde Roma döneminden kalma kalıntıların bulunuşu, Romalıların bu kaplıcadan yararlandığına işaret etmektedir.

Çatak Kaplıcası’nın suyu 32 0C sıcaklığında olup, bileşiminde kalsiyum bikarbonat bulunmaktadır. Bu kaplıcanın suyu çocuk felci, yarım felç, romatizma ve siyatik gibi hastalıklara iyi gelmektedir.

Süleyman Paşa Hamamı


00006077.jpg


Göynük Süleyman Paşa Camisi’nin kuzeydoğusunda bulunan bu hamamı Gazi Süleyman Paşa 1335-1338 yıllarında cami ile birlikte yaptırmıştır.

Çifte hamam olarak yapılan bu hamamın sıcaklık ve soğukluk kısımları yan yanadır. Erkekler bölümünün soyunmalığına batı köşesindeki bir kapıdan girilmektedir. Soyunmalık tromplar ve bunların arasındaki nişler ile hareketlendirilmiştir.

Merkezi bir kubbenin örttüğü bu bölümün kuzeybatısındaki iç içe nişten sonra soğukluk kısmına geçilmektedir. Soyunmalığın arkasında beşik tonozla örtülü küçük bir koridor ve onun batısında yine beşik tonozla örtülü helalar yer almaktadır. Bu bölümler tonozların ortasına açılan konik şekilli pencereler ile aydınlatılmıştır. Soğukluk kare planlıdır. Bunun doğusunda sivri kemerli büyük bir eyvan ve bu eyvanın ortasında da yine sivri kemerli bir niş bulunmaktadır. Batı ucundaki sivri kemerli eyvanın altından sıcaklığa geçilmektedir. Sıcaklık üç eyvanlı olup, üzeri yarım bir kubbe ile örtülmüştür. Eyvanların üzerinde ise beşik tonozlar bulunmaktadır. Sıcaklığın kuzey, batı ve güneydoğu köşelerinde de üzerleri kubbelerle örtülü küçük hücreler yer almaktadır.

Kadınlar kısmında soğuklu diğerine göre daha küçük ve kubbelidir. Sıcaklık kısmı ve hücreleri erkekler bölümüne göre çok daha küçüktür.

Akşemseddin Türbesi

Göynük’teki Gazi Süleyman Paşa Camisi avlusunda bulunan bu türbe Fatih Sultan Mehmet döneminin önemli alimlerinden Akşemseddin’e aittir.

Akşemseddin, Hacı Bayram’ın ölümünden sonra, Bayramî Tarikatından Ömer Sekkin’e olan kırgınlığından ötürü Beypazarı’na sonra da Göynük’e gelerek yerleşmiştir.

Akşemseddin 1459’da Göynük’te ölmüş ve 1459’da türbesi yapılmıştır. Türbe altıgen planlı, kesme taştan yapılmış olup, üzeri kubbe ile örtülüdür. Beden duvarlarının her birisinde sivri kemerli nişler içerisinde dikdörtgen altı pencere bulunmaktadır. Alt sıra pencerelerin üzerinde de ikinci sıra pencereler vardır. Giriş kapısı üzerinde kitabesi bulunmamaktadır.

Türbe içerisinde dönemin ahşap işçiliğini yansıtan ceviz ağacından sandukası bulunmaktadır.


Ömer Sekkin (Sıkkıni Dede) Türbesi


00006062.jpg


Hacı Bayram’ın müritlerinden Ömer Sekkin’in türbesi de Akşemseddin Türbesinin 100 m. doğusunda bulunmaktadır.

Ömer Sekkin’in ne zaman öldüğü kesinlik kazanmamakla beraber, Akşemseddin’den sonra öldüğü sanılmaktadır. Bu bakımdan Ömer Sekkin’in ölüm tarihi ve türbenin yapılışı ile ilgili kesin bir tarih verilememektedir. Bu arada türbenin yapılışı ile ilgili bir söylenti bulunmaktadır. Bu söylentiye göre; İstanbul-Bağdat kervan yolu buradan geçiyormuş. Kervan reislerinden birinin gördüğü rüya üzerine de bu türbe yapılmıştır.

Türbe yüksek bir platform üzerinde, meyilli bir arazide sekizgen planlı olarak yapılmıştır. Kesme taştan Osmanlı türbe mimarisinin bir örneği olup, arazi meyilinden ötürü de önüne iki sütunlu bir revak yerleştirilmiştir. Sekizgen planlı türbenin duvarlarına birer kenarı atlayarak birer pencere yerleştirilmiştir.

Türbenin yay kemerli, sivri alınlıklı kapısı üzerinde kitabe yeri bulunuyorsa da buraya kitabe konulmamıştır. Türbe içerisinde yalnızca Ömer Sekkin’in sandukası bulunmaktadır.
 
Üst