Gerede

bakunin

Admin
12 Mar 2009
6,646
84,784
NeverLand
geredeby7.jpg


Batı Karadeniz Bölgesi'nde, Bolu İli'ne bağlı bir ilçe olan Gerede'nin, doğu ve kuzeydoğusunda Çankırı, doğu-güneydoğu ve güneyinde Ankara, güneybatısında Kıbrıscık, batısında Bolu Merkez, kuzeyinde de Mengen ilçeleri bulunmaktadır.

Bolu İli'nin doğu kesimindeki dağlık yörede yer alan Gerede'nin kuzeyinde Arkut Dağı ve buradaki Naldöken Doruğu (1.911 m.) ilçenin en yüksek noktasıdır. Arkut Dağı'nın 1.250-1.500 m. yüksekliğinde yaylalar bulunmaktadır. Güney kesimini kaplayan Köroğlu Dağları üzerinde Haşat, Zobran ve Dörtdivan yaylaları yer almaktadır.

Gerede'nin en önemli akarsuyu Köroğlu dağlarının kuzey yamaçlarından doğan, Filyos Çayı'nı oluşturan Gerede Çayı'dır. Bu çay, Gerede Ovasını sulamaktadır. Ayrıca bu ovanın batısında da Çağa Gölü bulunmaktadır. Arazi yapısı iyice oturmayan ve deprem kuşağı içinde bulunan Gerede ile ilgili deprem bilgisi, İlk çağda tarihi Bithnia antik kentininden arta kalanları yok eden büyük deprem ve 1944 yılında olan Gerede depremi olarak bilinmektedir. 1999 depremi de Gerede'ye büyük zarar vermiştir.

7gerede.jpg


Rumşah Göleti

İl merkezine uzaklığı 52 km., Ankara'ya uzaklığı ise 137 km.'dir. Yüzölçümü 1.255 km2 olup, 2000 Yılı genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 41.391'dir.

İlçenin ekonomisi tarım, ormancılık ve hayvancılığa dayalıdır. Gerede Ovasının büyük bir kısmında buğday ekilir. Ayrıca patates, arpa, elma ve armut yetiştirilir. İlçenin dağları kesif bir orman örtüsü ile kaplıdır. Burada gürgen, kayın ve karaçam bulunmakta olup, Yeniçağa ve Dörtdivan'da orman ürünlerini işleyen atölyeler bulunmaktadır. Bir bölümü hayvancılıkla uğraşan halk, koyun ve tiftik keçisi yetiştirir. Bu yüzden de süt inekçiliği de sürekli gelişmektedir. Montofon orkı ineklerin yetiştirildiği ilçede, kümes hayvancılığı da ileri bir düzeydedir.

İlçe topraklarında tuğla ve kiremitin hammaddesi olan kireçtaşı ve kaolin yatakları bulunmaktadır.

Gerede adının ilkçağlarda kullanılan “Kratia”dan türediği bilinmektedir.Tarih içersinde Flaviopolis, Geredia, Kratya, Gerdiboli, Gerdüpeboli, Gerdepeboli, Gerede isimleri ile anılmıştır.

Gerede'nin kuruluşu Bithynialılar dönemine uzanmaktadır. Antik Çağda Krateia ismi ile tanınan Gerede, 1440 m. yükseklikteki Esentepe’nin güney yamacı üst bölümünde, 1310 m. yükseklikte kurulmuştur. MÖ.65’te, Romalı komutan Pompeius, Pontus Kralı VI.Mithridates’in yenilmesi üzerine ondan alınan Paphlagonia yöresi Romalıların eline geçmiştir. Bundan sonra Bithynia İline katılan Gerede yöresi Bithynia-Pontus'un 11 kentinden biri sayılmıştır. Kent, İmparator Titus döneminde (MS.69-79) yeniden geliştirilmiş ve Flavius’un onuruna, Flaviopolis adını almıştır. Ancak bu isim benimsenmeyerek daha sonra değiştirilmiştir. Yörede sırasıyla Bitinyalılar, Frigyalılar, Lidyalılar, İranlılar, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılar egemenliklerini sürdürmüşlerdir. Roma imparatoru 1.Theodosisus Bithynia ve Paphlagonia’nın bir bölümünü ele geçirdiğinde burada “Honorias Eyaleti” ni kurduktan sonra Flaviopolis Honorias, yörenin önemli kentlerinden biri olmuştur. Bizans İmparatorluğu zamanında Gerede, İstanbul Patrikhanesine bağlı bir Piskoposluk merkezi idi.

Malazgirt Savaşı'ndan sonra (1071) Oğuzların Kayı aşireti Uç Beyi olarak buraya yerleşmiştir. I.Alaeddin Keykubat döneminde Anadolu Selçuklu devletinin önemli bir eyaleti idi. Ankara Savaşı'ndan sonra bir süre İlhanlıların yönetiminde kalmış, Yıldırım Beyazıt Kastamonu’ya ilerlerken Gerede’yi Osmanlı topraklarına katmıştır (1395). O devirde Yıldırım Beyazıt tarafından Gerede’ye bir cami, bir hamam ve iki medrese yaptırılmıştır. 1692 yılında Gerede, Bolu Sancağına bağlı subaşılık haline getirilmiştir.1812 yılında 19 kazanın birleştirilmesiyle Bolu-Safranbolu birleştirilerek mutasarrıflık olmuş ve Gerede de bu yönetim içinde kaza merkezi olarak yer almıştır. Gerede'nin 1864-1870 yılları arasında nahiye olarak salnamelerde ismi geçer. 1870 yılında Bolu Sancağına bağlı kurulan 5 kazadan biri de Gerede’dir.

İbn-i Batuta Seyahatnamesinde Gerede’yi şöyle anlatır: ”Burası bir yayla eteğinde güzel ve büyük bir şehirdir. Çarşı ve caddeleri geniştir. Dünyanın en soğuk yerlerinden biridir. Ayrı ayrı mahallelere bölünmüş olup, her mahalle halkı kendi aralarında yaşar, öteki mahallelerle bir yakınlık kurmaya çalışmaz.”

033k.jpg

Evliya Çelebi XVII.Yüzyılda Gerede’den geçmiş ve buradan söz etmiştir: “Gerede, Bolu sancağı hakinde subaşılıktır. 150 akçelik kazadur. Yeniçeri serdarı vardır. Şehir bir vasi ova içinde olup 100 adet tahta ve kiremit örtülü tarzı kaim hanesi vardır. 9 mahallesi, 10 mihrabı var. Çarşı içindeki cami güzeldir. 3 tekke, 1 hamam,3 han, 200 dükkan, 7 kahvehanesi vardır. Cümle esnafından ziyade debbağ ve bıçakçısı vardır. Gerede göni ve sathiyanı meşhurdur. Abu havası latif yayla yerdir. Ahalisi gayet tendürüttür. Halkı ekseriya softa ve talebedir. Soğuğu pek çoktur. Efvah-ı nasta soğuk anılsa; Erzurum soğuğu beni Geredede bulun demiş, deyu darbumesel söylerler. Halkı zinde, mücessem, seci Türk taifesidir. 4 çevresi, cenubu Kenkırı şehrine varıncaya kadar mamur nahiyelerdir. 40-50 bin Etrak taifesi vardır.”

XIX.yüzyılın sonlarında Kastamonu vilayetinin Bolu sancağına bağlı bir kaza merkezi durumundaydı. Yunanlıların İzmir'i işgalinden sonra ilk direniş örgütü Gerede'de kurulmuştur. Ancak istanbul Hükümetinin bu direnişi kırmak amacıyla kışkırtıcı çalışmaları sonucunda 21 Nisan 1920'de yörede başlayan Düzce isyanı Gerede'ye de sıçramıştır. Bu ayaklanmalar 23 Eylül 1920'ye sürmüştür. Bu tarihten sonra Kuvayy-i Milliye yörede düzeni sağlamıştır. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Bolu ilinin bir ilçesi olmuştur.

Ataturk-ve-Husrev-Gerede.jpg


İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler şunlardır: Yukarı Tekke Camisi, Ümmi Sinan Türbesi, Abdullah Efendi Türbesi, Aşağı Tekke Türbesi, Aşağı Hamam, Yıldırım Hamamı, Kiliseli Han (Tüccar Hanı), Keçi Kalesi, Yağbaşlar Kalesi.
 

bakunin

Admin
12 Mar 2009
6,646
84,784
NeverLand
Krateia (Gerede)


00432380.jpg


Krateia, 1440 m. yükseklikteki Esentepe’nin güney yamacı üst bölümünde, doruğa yakın, 1310 m. yükseklikte kurulmuştur.

Krateia, İÖ.65’te, Romalı komutan Pompeius, Pontus Kralı VI..Mithridates’in yenilmesi üzerine ondan alınan Paphlagonia yöresini Romalıların Bithynia İline katıp bu ili Bithynia-Pontus İli olarak yeniden örgütlerken, İlin Pontus diye anılan parçasını oluşturan 11 kentten biri sayılmıştır. Kent, İmparator Titus söneminde (İS.69-79) yeniden geliştirilmiş ve adlarından biri de Flavius’un onuruna, Flaviopolis adını almıştır. Ancak bu isim benimsenmeyerek daha sonra değiştirilmiştir.

Kentte sırasıyla Bitinyalılar, Frigyalılar, Lidyalılar, İranlılar, Makedonyalılar, Romalılar ve Bizanslılar egemenliklerini sürdürmüşlerdir. Roma imparatoru 1.Theodosisus (Büyük) Bithynia ve Paphlagonia’nın bir bölümünü ele geçirdiğinde burada “Honorias Eyaleti” ni kurduğunda Flaviopolis Honorias’ın önemli kentlerinden biri oldu. Bizans İmparatorluğu zamanında İstanbul Patrikhanesine bağlı bir Piskoposluk merkezi olmuştur.

Kentten günümüze, bugün Yeni Caminin ön avlusundaki yazıtlı bir heykel altığı ve Keçi Kalesi denilen kale kalıntısı gelebilmiştir.

Keçi Kalesi


79.jpg


Gerede’nin kuzeyindeki tepe üzerindeki bu kale, Bithynialılar döneminden kalmıştır. Çok harap ve yıkık durumdaki kalenin taşlarının antik Kratia kentinden buraya getirildiği sanılmaktadır.

Dörtdivan-Yağbaşlar Kalesi

Gerede Yağbaşlar Köyü’ndeki sur duvar kalıntılarının buradaki bir kaleye ait olduğu sanılmaktadır. Ancak buluntular çok yetersiz olduğundan bu konuda bilgi edinilememektedir.

Kalenin yanındaki derede de yıkılmış bir köprünün ayak kalıntıları bulunmaktadır.

Aşağı Hamam

Gerede Kitiller Mahallesi’nde, Bolu Caddesi’nde bulunan Aşağı Hamam’ın Yıldırım Beyazıt döneminde, XIV.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Hamam moloz taştan yapılmış olup, soyunmalık 6x4 m. ölçüsünde ahşaptandır. Soğukluk tonoz örtülü, kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Buradan dar bir koridorla 4x7 m. ölçüsünde sıcaklığa geçilmektedir. Kubbe ile örtülü sıcaklıkta kubbenin iki yanında tonozlu eyvanlar bulunmaktadır.

Yıldırım Hamamı

Yıldırım Hamamı, Gerede’de Yıldırım Beyazıt adına 1388’de, cami ile aynı tarihte yapılmıştır.

Hamam, tuğla hatıllı moloz taştan yapılmış, dikdörtgen planlıdır. Soyunmalık kısmı yıkılmış, ancak yakın tarihlerde de bütünü ile restore edilmiştir. Bu arada da hamama yeni bir soyunmalık eklenmiştir. Hamamın ön kısmındaki kalıntılardan anlaşıldığına göre asıl soyunmalığın kare planlı olduğu sanılmaktadır. Soğukluğun üzeri pandantifli kubbe ile örtülü olup, 3.75x3.75 m. ölçüsündedir. Soyunmalığın batısındaki bir kapı ile 3.90x5.45 m. ölçüsünde sıcaklık bölümüne geçilmektedir.

Sıcaklık iki bölüm halinde olup, birinci bölüm daha geniş ve kubbelidir. İkinci bölüm daha basık, küçük ve eyvan şeklindedir. Batı köşesinde tromplu kubbe ile bu bölümün üzeri örtülmüştür. Sıcaklığın doğusunda iki halvet hücresi bulunmaktadır. Buradaki kubbe yukarıya doğru daralarak yıldızlarla dekore edilmiştir. Hamamın kuzeybatısında küçük bir çıkıntı oluşturan bölüm helalara ayrılmıştır.

Yukarı Tekke Camisi

Gerede Kabirler Mahallesi Vezir Sokağı’nda bulunan Yukarı Tekke Camisini, kitabesinden öğrenildiğine göre Abdullah Efendi 1850-1851’de yaptırmıştır.

Cami dikdörtgen planlı kerpiçten yapılmış olup üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür. Yakın tarihlerde yapılan onarımlarla caminin orijinalliği bozulmuştur. Mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır. Caminin güney batı yönünde Abdullah Efendinin türbesi bulunmaktadır.

Kiliseli (Tüccar) Han


557.jpg


Gerede Kitiller mahallesi Saraçlar Sokağı’nda olan bu hanın ne zaman yapıldığı kesinlik kazanamamasına rağmen, XIX.yüzyılın sonlarına doğru yapıldığı, mimari üslubundan anlaşılmaktadır.

Han dikdörtgen planlı olup, güney cephesinde bulunan büyük yuvarlak kemerli kapısından uzun bir giriş eyvanının ardından iç avluya ulaşılmaktadır. Avlu etrafında iki kat halinde hücreler sıralanmıştır. Bunlardan alt kattakiler ahırları, üst kattakiler ise kervan yolcularının konakladığı odalardır. Bu odaların üzerleri beşik tonozla örtülmüştür. Hanın batı kenarında sekiz, kuzey kenarında da iki hücresi bulunmaktadır. Doğu kenarındakiler yıkılmış ve sonra yenilenmiş olup, özelliğini kaybetmiştir.

Abdullah Efendi Türbesi

Gerede Kabirler Mahallesi, Vezir Sokak’ta bulunan Abdullah Efendi Türbesi, Yukarı tekke Camisi’nin güneybatı köşesindedir.

Kare planlı olan türbenin üzeri çatı ile örtülüdür. Türbenin önüne bir de ziyaret kısmı eklenmiştir. Giriş kapısı üzerinde de bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabeden cami ile birlikte 1850 yılında yapıldığı öğrenilmektedir.

Aşağı Tekke Türbesi

Gerede Seviler Mahallesi, Cami Sokağı’nda bulunan Aşağı Tekke Türbesi, kitabesinden öğrenildiğine göre Şeyh Halil Efendi ve oğlu Mustafa Efendi tarafından 1844’te yaptırılmıştır.

Moloz taştan sekizgen plan üzerine kurulduğu görülen türbe, gerçekte köşe dolgularının yuvarlatılmasından ötürü bu şekilde görülmektedir. Türbe kare planlı olup, üzeri çatı ile örtülüdür. Önüne bir de ayna tonozlu bir giriş kısmı eklenmiştir. Bu bölüm girişin iki yanındaki ve yan duvarlardaki birer pencere ile aydınlatılmış olmasına karşılık, asıl türbe yapısının her duvarında birer pencere vardır. Yuvarlak kemerli giriş kapısının üzerinde kitabesi bulunmaktadır.

Kitabe:

Delil-i Ruh-i huda kütb-i arifin idi himen fuyuzi tuttu enamı Halil Efendinin
Teceddüt etti yüzünden tarik-i saban-i gönüller oldu begâmi Halil efendinin
Bu irtikale tarihi tamdır irfan Cinane döndü mekânı Halil efendinin (1259).


Türbe içerisinde Şeyh Halil Efendi ile 1851 yılında ölen oğlu Mesut gömülüdür.
 
Üst