Gazi Yaşargil, Can Yücel, H. A. Yücel

harp55

Çeviri & Balonlama
27 Eki 2009
1,840
6,654
Yıllar önce bir Milli Eğitim Bakanının odasının kapısı çalındı. İçeriden kararlı ve tok bir ses " girin" diye seslendi.

Oldukça mütevazi döşenmiş odaya iki tane lise talebesi girdi. Tombul yanaklı olan Milli Eğitim Bakanının yanına yanaşarak

" Babacığım merhaba. Elini öpmeye geldik Gazi ile beraber" diyerek arkadaşını gösterdi.

Mezun olmuşlardı iki samimi arkadaş liseden. Gazi ve Can. Bakanın elini öptükten sonra masanın karşısındaki koltuklara oturdular.

Tombul yanaklı çocuk söz aldı, Babacığım biliyorsun okulumuzu her ikimiz de başarı ile bitirdik. Ve bir yıldır para biriktiriyorduk. Eğer senin de iznin olursa Bakanlığın bursundan yararlanıp Amerika'ya okumaya gitmek istiyoruz." Bakan küçük bir sessizlikten sonra " Oğlum biraz dışarı çıkar mısın? Bizi arkadaşınla bir iki dakika yanlız bırak" dedi.

Oğlu dışarı çıktıktan sonra uzun boylu çocuğa şöyle dedi. Bak evladım,ben sizler gibi başarılı öğrencilerin yurt dışında öğrenim görmesini her zaman desteklerim. Fakat bir bakan olarak oğlumu Amerika'ya gönderirsem, bunu başkaları farklı değerlendireceklerdir. Bu yüzden sadece sana burs vereceğim. Gerekli işlemlerin yapılması için talimatı veririm az sonra. Hayırlı olsun deyip dışarı çıkmasını söyledi talebenin.
Heyecan içinde kapının önünde bekleyen bakanın oğluna sarıldı çocuk. " Can sana bir iyi, bir kötü haberim var. Baban bana burs verdi ama senin gitmeni onaylamıyor.
Tombul yanaklı çocuk elini cebine atıp bir mendil çıkarttı. İçi para dolu olan mendili arkadaşına verip, "al bunları Gazi. Nasıl olsa bana lazım değil bu para artık" dedi, bir yıldır biriktirdiği parayı arkadaşına uzattı.

Oğlunun geleceğini bile ülkesinden sonra düşünen onurlu Milli Egitim Bakanımızı Sayın Hasan Ali Yücel Bey'i saygıyla anıyoruz.

Oğlu Can büyük edebiyatçı Can Yücel'dir.
Onun lise arkadaşı Gazi ise dünyanın en ünlü beyin cerrahlarından Prof.Dr. Gazi Yaşargil'dir
 

pandora1972

Süper Üye
1 Ağu 2012
2,225
4,902
E nereden nereye, ondan sonra da biz nerde hata yaptık diye sorar dururuz. O devir insanların ülkelerini kendilerinden önde tuttuğu bir devirdi, memurlar işini bilmezdi, kimse makamını ve gücünü kendi şahsi çıkarları için kullanmazdı. Anımsar mısınız eskiden AYIP diye bir kelime vardı. Eline sağlık kanka, adam gibi adamsın, adam gibi adamları anlatıyorsun .
 

hadon

Onursal Üye
Çeviri & Balonlama
10 Mar 2010
3,054
9,434
Kastamonu
İki ay önce arabanın lastiklerini yenilemem gerekti. Gittiğim lastikçide işim yapılırken, çalışan elemanlardan biri, kibar tavırları ve düzgün konuşması ile dikkatimi çekti. Göğsündeki tanıtım kartına baktım, Hasan Ali Yücel yazıyordu.

İlgilendiğimi görünce yanıma doğru geldi ve tam kalbinin üzerindeki isim kartını daha kolay görebilmem için hafifçe yan döndü.

Kafamla kartı işaret ederek "bu isimde başka birini biliyor musun," diye sordum.

Gülümsedi. "Biliyorum tabii," dedi. "Babam onun adını vermiş bana. Emin olun gururla taşıyorum..."

Hasan Ali Yücel; Can Yücel'in babası olduğu için mi daha çok gururlanırdı, yoksa ölümünden uzun yıllar sonra, bir lastik satıcısında, muhtemelen asgari ücretle çalışan bir halk adamının kendisine duyduğu büyük saygıyla mı bilmiyorum. Ben bu insanların üçüyle de aynı milletten olduğum için gurur duyuyorum.
 

Murat Çağlayan

Yeni Üye
17 Şub 2011
15
1
E nereden nereye, ondan sonra da biz nerde hata yaptık diye sorar dururuz. O devir insanların ülkelerini kendilerinden önde tuttuğu bir devirdi, memurlar işini bilmezdi, kimse makamını ve gücünü kendi şahsi çıkarları için kullanmazdı. Anımsar mısınız eskiden AYIP diye bir kelime vardı. Eline sağlık kanka, adam gibi adamsın, adam gibi adamları anlatıyorsun .

O yıllarda derdini anlatmak için bir makama çıktığında "acaba onlardan mı?" diye içinde tedirginlik duymuyordun sanırım.
 
Üst