ozaki
Süper Üye
- 4 Kas 2010
- 1,577
- 1,414
Edebi ve Tarihi Şahsiyetleriyle Ankara - Abdülkerim ERDOĞAN, Mehmet NARİNCE
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAYINI
Birinci Baskı: 2007
İkinci Baskı: 2009
Tanıtım Yazısından
EDEBİ VE TARİHİ ŞAHSİYETLERİYLE ANKARA
Ankara vilayeti, zengin tarihi ve kültür mirası ile bizleri şaşırtırken, bağrında yetiştirdiği abide şahsiyetlerle de Türk tarih ve kültür hayatında da önemli yerini almıştır.
Oğuz boylarına bu toprakları ebedi yurt olarak bırakmak için kurdukları zaviyelerle fetih ve iskan faaliyetlerini sürdüren “derviş-gazi”lerin yanında, tarih boyunca da bu topraklarda tarihi ve edebi şahsiyetler yetişmiş ve halen de yetişmektedir.
Ankara iline bağlı köy isimlerinden Oğuz boylarının tamamına mensup cemaatleri ve oymakları görebiliriz. Kayı, Bayat, Yazır, Dodurga, Avşar, Kızık, Beğ-Dili (Beydili), Karkın, Bayındır, Peçenek, Çavundur, Salur, Eymür (İymir), Yüreğir (Üreğil), İğdir, Bügdüz, Yıva (Yuva) ve Kınık bunlardan bazılarıdır. Kısacası Ankara Oğuz’un bütün boylarının ve kültürlerinin varolduğu “öz Türk” ilidir. Ankara köylerinde bulunan ve “dede mezarı” olarak adlandırılan kabirler de kanaatimizce bu cemaatlerin ilk atalarıdır. Oğuz töresini İslam’ın tevhid akidesi ile birleştiren Türkmen uluları, “fütüvvet” ilkesini de benimseyerek Ankara ve civarını Müslüman-Türk diyarı yapmıştır.
Ahi Yakup, Ahi Şerafeddin, Ahi Mesud, Ahi Hüsameddin, Ahi İsmail, Ahi Bacı, Ahi Tuğrul, Ahi Sinan gibi fütüvvet ehli ahi büyükleri Anadolu Selçuklu Ankarasının abide şahsiyetleridir.
Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa, Turasan Bey, Paşacık, Yeğen Bey (Hacı Ahmed B. Hızır), Ulu Bey, Binari Bey, Oğul Bey gibi tarihi şahsiyetler de Ankara ve civarında Osmanlı’nın hakimiyetinin kurulmasında önder olmuştur. Daha sonra bölgeye has “seğmen”lik töresi gelişir ve yaşayan bir kurum haline gelir.
Anadolu Selçuklusunun “melik şehri” Ankara, bir eğitim ve kültür merkezi olmuştur. Kurulan medreselerde sunulan eğitim sayesinde önemli bilginler yetişmiştir. Devrin önemli medreselerinden bazıları ise şunlardır: Kızılbey Medresesi, Ahi Yakub Medresesi ve Saraç Sinan Medresesi. Günümüzde şehir merkezinde bulunan “Kadılar Kabristanı” ve tamamen kaybolan “Seccade Sultan Kabristanı”nda bulunan mezar taşı kitabeleri bu eğitim düzeyinin ne derece ileri seviyede olduğunu gösterir.
Sultan Mesud zamanında şehir ve civarı bir eğitim merkezi olmuş; ünlü şairler, edipler, bilginler ve sanatkarlar yetişmiştir. Anadolu Selçuklu dönemi Ankarası ile ilgili geniş araştırmalar maalesef günümüzde yapılmamıştır. Özellikle “ahi”lerin şehirde yaptıkları imar ve eğitim hizmetleri yeterince tanıtılmamıştır. Ünlü hadis bilgini Bedrüddin Ayni, Ankaralı bir ailenin oğludur.
Osmanlı Ankarasında da eğitim ve kültür faaliyetleri devrin önemli şahsiyetlerini yetiştirecek eğitim kurumlarına sahip olmuş, bu eğitim kurumları şehrin ileri gelenleri tarafından kurulan vakıflarla imar ve ihya edilmiş, Osmanlı eğitim, kültür ve idari hayatında söz sahibi şahsiyetler yetişmiştir.
Birinci Murad Han zamanında şehirde başlayan eğitim seferberliği ile yeni açılan medreselerle eğitim hızla ilerlemiş, bu medreseler de verilen eğitim sayesinde Anadolu’nun manevi hamisi sıfatını alan Hacı Bayram-ı Veli hazretleri gibi ünlü mutasavvıflar yetişmiştir. 1390 yılında Bizans İmparatoru Manuel Paleologos ile “Ankaralı müderris” arasında günlerce süren ilmi tartışmalar halen güncelliğini korumaktadır. Bu dönemde Ankara’ya İsfahan, Semerkand ve Horasan’dan bilginler gelip, yerleşmiştir. Kazasker Kadı Ahmed Çelebi, Abdülkadir İsfahani ve ataları, Şeyh Ali Semerkandi, “Melik’ül-müfessirin” ünvanlı Cafer Efendi ve daha niceleri. Ayrıca Ankara medreselerinde eğitim görmek için İran, Irak ve Suriye bölgesinden öğrenciler gelmiştir.
Ankaravî Mehmed Emin Efendi’nin Osmanlı payitahtı olan İstanbul’a “şeyhülislam” olarak gitmesi ile başlayan ve Ankara ilmiye sınıfının, “Bayramzadeler” ve “Dürrizadeler” ailesi mensupları ile devam eden “şeyhülislamlık” görevleri Ankara’nın eğitim kurumlarında verilen eğitim ve öğretimin seviyesini bizlere anlatmakta yeterlidir.
Ankara medreselerinde verilen eğitim sayesinde yüzlerce alim, kadı, edib, şair ve yönetici yetişmiş, bu şahsiyetler “Ankaravi” ünvanı ile anılmıştır.
Bu çalışmamızda Ankara’da doğmuş ve yetişmiş, Ankaralı olmayıp Ankara’ya hizmet eden ve Ankara’da yetişmiş alimleri, bilginleri, kadıları, şairleri, tarihi şahsiyetleri bilinen tarih içerisinde tesbit ederek kısada olsa biyoğrafilerini sunmaya çalışacağız. Ayrıca kimliği bilinmeyen fakat gönüllerde yer kazanmış şahsiyetleri de bu çalışmamıza dahil ettik.
Ankara toprağında doğan ve sahasında hizmet üreten Cumhuriyet dönemi bilgin, yazar, şair, sanatçı, yönetici, siyasetçi ve iş adamlarımızın da kısa biyoğrafilerini, “vefa” gereği bu çalışmamıza aktarmaya çalıştık. Özellikle Cumhuriyet dönemi şair, yazar ve sanatçıların tesbitinde değerli araştırmacı-yazar İhsan Işık Beyin “Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi”nden faydalandık. Özellikle Cumhuriyet dönemi çalışmamızda Ankaralı olupta biyoğrafisini sunamadığımız şahsiyetlerden özür diliyoruz. Bu çalışmamız daha geniş araştırmalara vesile olacağı kanaatini taşırken, yeni çalışmaları heyecanla beklediğimizi değerli okuyucularımıza arz ederiz.
Format PDF
162 Sayfa
1.36 MB
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.