Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Öğrenci iken en etkilendiğim şiirlerden birini aşağıya alıyorum :
CHE GUEVARA Bizim de dağlarımız vardır Che Guevara
Bakma şimdi durgunsa, bir şahan gibi duruyorsa
Yorgundur, savaşlar görmüştür, çeteciler barındırmıştır
Yani satılmış değillerdir, hiç tüf ek patlamıyorsa.
Alaçamın, mor meşenin ardına, silah çatıp yatmaya
Bizim de dağlarımız vardır Che Guevara.
Bizim de halkımız vardır Che Guevara
Unutulmuş uzak tarlalar yalazında
Sazıyla, türküleriyle kardeşliğe vurgun
Bütün ulusların halkları gibi
Ve yalnız büyük fırtınalarla kımıldayan
Bizim de halkımız vardır Che Guevara.
Bizim de ozanlarımız vardır Che Guevara
Sağ çıkmış güneşsiz taş odalardan
Y üreğiyle barışa, sevgiye yönelmiş
Çelik öfke bir yanı, bir yanı uysal mavi
Eğilmeden dimdik geçmiş demir kapılardan
Bizim de güzel insanlarımız vardır Che Guevara.
Bizim de delikanlılarımız vardır Che Guevara
Yokluklardan biyol kopup gelmiş
Üç zeytin, az ekmek üniversitelerde
Düzen çarpar önce, alkol vurur
Başkaldırırlar akılları suya erende.
Çünkü Vietnam hepimizin Vietnam’ı
Kongo hepimizin Kongo’su
Bir kez özsu yürümüştür dallara
Patlayacaktır ağır sancılarla karanlıklar
Varmak için o güzel yarınlara
Bizim de dağlarımız vardır Che Guevara. Ankara, Ekim 1967
Evet Cumhuriyet Kitap ekinin kapak konusu Metin Demirtaş'ın . Ben ilkgençlik dönemimden beri hayrandım. Gün geldi Datça'da karşılaşmak onuruna eriştim. Kent parkında söyleşi vardı. Arkada deniz, biz ağaçlar altında toplantıda dinleyiciyiz. Tek tek sanatçılar konuşuyor. Sıra Demirtaş'a geldi (engelli sandalyesinde idi) Yazarlar sendikası başkanı Cengizkan yönetiyor. Onun konuşması daha yarılanmadan sözünü kesip uzatmamasını isteyince isyan ettim. Cengizkan dinleyicilerin sıkıldığını söylemeye kalktı , ben böyle şeyin sözkonusu olmadığını söyleyip devam etmesini isteyince dinleyicilerden alkışlar yükselmiş ve Demirtaş ta konuşmasına devam etmişti. Sonra dost olduk. Bana tüm kitaplarını imzalayarak vermişti. Onu bir daha da göremedim. Ama hiç bir zaman da unutmadım.
Bilir misiniz , Datça'da neredeyse her önemli şairin adına bir sokak var. Nazım Hikmet Sokağı , Yannis Ritsos sokağı , Karacaoğlan Sokağı , daha ne şairler , ne şairler inanılır gibi değil bu güzellikte sokak adları bu kadar yoğunlukta hiçbir yerde yoktur.. Bu adların verilmesi zamanında ben hep oradaydım.