Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
mim uykusuz'un 7. sayfada "Varlar-Yoklar" diye bir karikatürü var. Döviz yok -- Kadillak var (Bak derginin kapağı) İlaç yok... -- Ruj var!..
Kağıt yok... -- Gazete var!.. Muhalefet : Söz Hürriyeti Yok... -- İktidar : Söz Hürriyeti Var!..
Günümüzde de böyle bir listeyi siz kendinize yapın lütfen...
"-- Hocam, dedi, bir şey sormak istiyorum. -- sor bakalım.
-- Hastaya, yenilecek yenilmeyecek ne kadar şey varsa hepsini serbest bıraktınız. Etlisi, tatlısı, tuzlusune kadar. Sonra da kabağı yasak ettiniz. Bunun sebebini bir türlü anlıyamadım. Acaba benim henüz bilemediğim bir hastalık, bir tedavi tarzı mı?
Koca professör kahkaha ile güldü. Babacan tavriyle elini asistanının omuzuna koydu : -- Sen, dedi, doktorluğu öğrenemediğin gibi, doktorculuğu da öğrenemedin. Hasta her şeyi yiyebilirdi. Kabağı sorduğuna göre, demek ki kabağı çok seviyor. Kabak yemezse bir kaç zaman, ölmez ya... Kabağı da ye deseydim, benim doktorluğumun değeri kalmazdı. Şimdi o, acaba ne zaman doktor, kabağa izin verecek de yiyeceğim, diye bekler durur. Bir zaman gelir kabağa müsaade eder, bu sefer patlıcanı yasak ederim. Anladın mı?.."
Bu satırlar 9.sayfadaki "Kabak" başlıklı yazıdan...
Vargı : O dönem kargaların değeri bilinmiyordu. Oysa kargalar çok yararlı bir kuş türüdür. Örneğin tarladaki fareleri avlar. Örneğin kargaların doğanın çöpçüsü olduğunu biliyor muydunuz? Fransa'da kargalara izmarit toplattıklarını (izmarit getiren kargaya ödül olarak yiyecek verilerek) biliyor muydunuz?