Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
"1950'de İstanbul Hukuk Fakültesi'nden diplomamı aldım; avukatlık yaparken bir dergi yayınında yönetmenlikle basın yaşamına adım attım. Bu bir mizah dergisiydi. 1958'e değin iki matbaa ve dört dergi, bir de günlük spor gazetesi çıkarıp batırdım; ya da başkasına devrettim. Yoğun bir yaşam içinde Babıali'de her tür işi yaptım. Bu, zengin bir deneyim birikimi oldu. O dönemde siyasal iktidara karşı demokrasi savaşımı veriyor, özgürlüğün sınırlarını genişletmeye çabalıyorduk. Siyasal iktidar da çıkardığımız dergilerin kağıt tahsislerini keser, dergi matbaada basılırken polis ekibiyle toplatır, bizleri Savcılık eliyle kovuşturur, davalar açardı. Altı yıl böyle sürdü. 1957'den beri Doğan Avcıoğlu ile bir siyasal dergi düşünürdük. 1958'de askere gittim. 27 Mayıs devriminden sonra özgürlüğü sınırlarından duvarlar bir ölçüde yıkılınca yazarlığa yöneldim. Akşam, Tanin, Vatan gazetelerinde köşeyazarlığı bir yıl sürdü. 1962'nin ilk aylarında Nadir Nadi'nin çağrısıyla Cumhuriyet'e geçtim. O günden bu yana Cumhuriyet'teyim. Ama yıllar kolay geçmedi. Türkiye'nin içinde yaşadığı sürekli bunalımın dışında olamazlık; mahkemeler hapishaneler, ve başka hanelerden geçtik..."
Bu satırlar İlhan Selçuk'un söyleşisinden...
Vargı : Ankara'da 1974-1977 yıllarında Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulunda öğrenci iken "Makale" yi derste incelerken makalenin özelliklerini bize anlatıyorlardı. İnanın makalenin tüm özelliklerini şahane halde içinde barındıran en iyi yazar İlhan Selçuk'un köşe yazıları idi...
Dikkat 1950'li yıllar birilerinin anlattığı gibi demokrasi yılları değildi. Burada da geçiyor...