agartan "Kara Filmler"

agartan "Kara Filmler"

Yabancı Filmler


Like Tree119Likes

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31.Mayıs.2022, 20:38   #1
Onursal Üye
 
agartan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.Haziran.2019
Mesajlar: 1,148
•Rep Puanı : 465050
•Rep Seviyesi :
agartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond repute
New Icon17 agartan "Kara Filmler"
agartan "Kara Filmler"

Önsöz:
Çizgi roman tutkunları için eşsiz bir kaynak olan Çizgi Diyarında bir kaç zaman önce, haklı bir eleştiride bulunan
sayın kudretsabancı'nın mesajını ve verilen yanıtları, çözüm önerilerini okudum.
Kişisel olarak, film sunumlarının çokluğundan rahatsız değilim.
Çok değiller; çünkü "çok" olmak şöyle olur:
Alfred Hitchcock filmlerini tamamlamak için bir gece içinde tam 12 film sunmuştum.

Bilmeyenler için yazıyorum, Alfred Hitchcock Filmografisi için: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Ama, özensiz film sunulmasından rahatsızım.
Özensiz derken;
bir ölçü olarak film bilgi sitelerinin puanlamasına göre film seçimi yapılmalı diye düşünüyorum.
IMDb, Rotten Tomatoes, Metacritic baz alınabilir. Türkçe Altyazı sitesi bile baz alınabilir.
IMDb 3.2 puanı olan bir filmi sunmak için, çok önemli bir sebep olmalı.
Türk oyuncu olabilir, bir Türk romanından uyarlama olabilir, güzel ülkemizde çevrilmiş olabilir...
Sırf 'Türkçe' diye, film sitelerindeki şifreli / şifresiz filmlerin linklerini buraya aktarmak...
Şöyle düşünmek gerekir; bu film sinemada olsa,
-zaman ve nakdi olarak- gidip izlemeye değer mi?
Burası film kısmı.


Sunumlarda künye mutlaka olmalı. Üyeler neyi indireceklerini bilmeliler.
Filmi paylaşanlar link kırılmasına karşı en az bir yıl garanti vermeli, link kırıldığında ilk işi yenilemek olmalı.
Filmin konusu, türü hiç önemli değil; ama film hakkında ilginç detaylar varsa, üşenmeyip yazmalı.
Ve elbette, sunumlarda iki / üç afiş veya görsel olmalı. Burası da sunum kısmı.


Çizgi roman sitesinde film paylaşımlarının çokluğuna dair eleştiri (hatta şikayet) yazılıyor,
ancak halen daha günde çift film paylaşılıyor. Hiç mi üstüne alınmıyorsun, bilader?
Rahatsızlık veriyorsun işte, daha nasıl anlatılsın?


Üyeler birbirlerine 'hırsızlık - dolandırıcılık' suçlaması yaparak tartışıyor.
Filmi paylaşıp sunduktan sonra, o artık kişisel değil, anonimdir. Ne hırsızlığı, ne dolandırıcılığı?

Bir üye demiş ki, "bunu video kasetten ben ripledim, başka yerde sunarken bari adıma bir teşekkür et"
Video kaset işi ben yapmadım, ama bir arkadaşım yaptı; her video kasette bir "telif" bulunduğu gibi,
"Başka bir platforma aktarılamaz" uyarısı hepsinde vardır. Kim hırsız, kim dolandırıcı?

Film sunumuma gelerek yorum yapan üye, film tavsiye ederken yanlış isim veriyor. Düzeltiyorum.
Bu sefer düzeltmeye bozuluyor,
'zaten burası çizgi roman sitesi... neyse' gibi alaycı, küçük gören imalarda bulunuyor.
Tartışmalarda öne sürülen argüman, herkes için kırılmaz / bozulmaz olmalı; böyle düşünüyorsan,
çizgi roman sitesindeki film sunumuna niye girip de yorum (üstelik yanlış!) yapıyorsun?


Benim rahatsızlık duyduklarım, bunlar.
Çünkü, ülkemizin en zengin çizgi roman kaynağı olan Çizgi Diyarı,
aynı zamanda paylaşılan ürün ile birlikte sunulan bilgi kalitesi,
üye kalitesi ve hitap, söylem kalitesi olarak da zirvede olmalıdır.


Bütün bunları görüp değerlendirdim ve kendimce uygulayabileceğim, şöyle bir çözüm buldum:

Bu konu başlığı altında en az 111 (yüzonbir) Film-Noir türünde film sunacağım.
(nasipse)

ilgi için: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Her bir film için ayrı ayrı konu açmayacağım yani.
111 günde sunsam da, 1 günde sunsam da "Son Konular" sayfasında görünmeyecek.

Mesaj enflasyonunu da, teşekkür veya afili beğeni mesajlarını "beğen" tuşunu kullanarak azaltabiliriz.


Bu sayfada yalnızca Film-Noir türünde filmler yer alacak, diğer tür filmler için de böyle bir düzenleme yapabilirim.
agartan Bilim-kurgu & Fantastik Filmler,
agartan Savaş & Western Filmler,
agartan Suç, Gizem & Gerilim Filmleri... vb.

Uygulamak için bu sayfada bir kaç film sunayım, sonucu hep birlikte görelim.



* * *


The Mask Of Dimitrios (1944)

Yönetmen: Jean Negulesco
Senaryo: Frank Gruber, Eric Ambler
Müzik: Adolph Deutsch
Ülke: ABD
Tür: Suç, Dram, Kara Film
Vizyon Tarihi: 23 Haziran 1944 (ABD); Türkiye: 1948 (İzmirli Dimitriyos'un Maskesi)
Süre: 92 dk
Dil: İngilizce
Çekim Yeri: Burbank, California, ABD
IMDb Rating: 7.2


Sunum: 740 MB, Siyah - Beyaz 692*506 pxs, orijinal dil, Türkçe altyazı, çeşitli posterler

İzmirli Dimitriyos'un Maskesi: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Edebiyatta modern gerilim türünün mucitlerinden yazar Eric Ambler'in (1909-1998) 1939 tarihli yapıtından uyarlama,
1944 tarihli bir film The Mask Of Dimitrios.
Türkiye'de zamanında gösterime girdiği adıyla "İzmirli Dimitriyos'un Maskesi".








Filmin aslı 1938'de geçse de, 1922-1938 arası başka tarihleri de görüyoruz geçmişe dönüşlerle.
"Film Noir" izlemenin keyfine varılacak filmlerden birisi.

Filmin biz Türkler için en büyük özelliği, Türkiye'de başlaması ve
senaryo gereği sıklıkla Türkiye'ye ve bağlantılı öğelere atıfta bulunulması.
Gerçi az arşiv görüntüsü, bolca stüdyo çekimleri ile kotarılmış ama verilmek istenen atmosferi yakalamış.








Kadın oyuncular biraz geri planda kalmış öykünün gidişatı açısından...
Bu filme çok yakışan Peter Lorre ve Sydney Greenstreet döktürüyor.
Elbette bir "Maltese Falcon" (Malta Şahini) ayarında değil ama türün gönülden meraklıları için eşsiz bir hazine sayılabilir.
Serseri ruhlu maceraperest bir adam portresi çizen Dimitrios'un entrika, gizem, casusluk dolu yaşamından daha çok,
Dimitrios'un izini süren karakterler bizleri filme bağlıyor.
Greenstreet ve Lorre harika performanslar sergileyerek kendilerini filme eklemliyorlar.








Negulesco, "flash-back" kullanmanın ölçüsünü kaçırmış gibi dursa da,
filmin yapısı gereği senaryo bir romandan kotarılmıştı ve romanın özüne sadık kalması gerekiyordu.
Olağanüstü bir film olmasa da, türünün en iyi örneklerinden,
türüne özgü zengin klişe içerik örneklerini barındıran bir film İzmirli Dimitriyos'un Maskesi...


Film boyu kozmopolit tiplerle şehirden şehire, ülkeden ülkeye dolaşıyor, casusluk entrikalarına şahit oluyoruz;
hatta "flash-back" sekanslarıyla, zaman içinde de ileri-geri gidiyoruz.
Kurt Katch de
(Albay Hakkı / Hakim / Haki?) ayrı bir tat vermiş, Türk Albay rolünü başarıyla canlandırmış...
Albay Hakkı karakterine Eric Ambler'in başka bazı romanlarında da rastlamak mümkün.








Eric Ambler'in bir başka eseri, bu filmden bir yıl önce Orson Welles ile filme alınmıştı.
Şurada: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



Filmin 1944'te, henüz II.Dünya Savaşı sürerken çekilmesi, romanınsa 1938-1939'larda,
savaşın hemen öncesinde yazılışı, üzerinde önemle durulması gereken veriler.
Çok daha sonraları çekilen kimi filmlerde bile Türkiye sahnelerinde Osmanlı dönemi kılık-kıyafet, eski yazılar vb. görülürken,
dönemin tarihsel gerçekliklerine, azıcık bozulmalarla da olsa, sadık kalınmış oluşu takdire şayan.

Film veya romandan uyarlama senaryo, 1945'te Radyo Tiyatrosu olarak da dinleyicilerle buluşmuş...








"B sınıfı" filmleri ve "Film Noir" seven sinefillerin, (halen izlemedilerse) izlemelerinde yarar var.
Türü sevmeyenler içinse, anlamsız ve zaman kaybı diye nitelendirilebilir.

Saygılarımla.

*

Konu agartan tarafından (31.Mayıs.2022 Saat 21:35 ) değiştirilmiştir. Sebep: yazım düzenlemesi
agartan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 02.Haziran.2022, 18:56   #2
Onursal Üye
 
agartan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.Haziran.2019
Mesajlar: 1,148
•Rep Puanı : 465050
•Rep Seviyesi :
agartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond repute
Standart
Detective Story (1951)

Yönetmen: William Wyler
Senaryo: Philip Yordan, Robert Wyler, Sidney Kingsley
Müzik: Miklós Rózsa, Victor Young
Ülke: ABD
Tür: Suç, Dram, Kara Film
Süre: 103 dk
Vizyon Tarihi: 24 Ekim 1951 (ABD)
Dil: İngilizce
Çekim Yeri: Los Angeles, California, ABD
Nam-ı Diğer: William Wyler's Production of Sidney Kingsley's Detective Story
IMDb Rating: 7.5
Rotten Tomatoes: 67
1952 Cannes Film Festivali, En İyi Kadın Oyuncu: Lee Grant
4 Ödül daha


Sunum: 950 MB, Siyah - Beyaz 720p, orijinal dil, Türkçe altyazı, çeşitli görseller.

Detective Story: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


“Kötülüğün kendi kokusu vardır. Bir çocuk bile anlayabilir, onu bilirim.”






New York 21. Bölge dedektif ekibinin olağan bir iş gününde karşılaştığımız insanlar;
zimmetine ufak miktarda para geçiren Arthur (Craig Hill) ve onu karşılıksız seven ve belki de bu sevgisi Arthur'’u kurtaracak olan mükemmel kız (C.O’Donnell);
boş tehditler savuran ancak tehlikeli olan iki hırsız; olayları çekingen bir şekilde izleyen göz alıcı ve saf bir mağaza hırsızı (Lee Grant);
ve suçlulara karşı hiç acıması olmayan, kanunsuzluğa karşı kendi kendini tayin etmiş mücadeleci bir dedektif James McLeod (Kirk Douglas)...

Dedektif, bir kürtajcıyı yakalamak için yaptığı amansız takibin, gittikçe kendi kişisel felaketine yol açacağını aklının ucundan bile geçiremezdi.






Sidney Kingsley tarafından yazılan ve aynı adı taşıyan 1949 tarihli oyununun uyarlaması olan film, 4 dalda Oscar adayı oldu.
En İyi Yönetmen: William Wyler
En İyi Senaryo: Robert Wyler ve Philip Yordan
En İyi Kadın Oyuncu: Eleanor Parker,
Yardımcı Kadın Oyuncu: Lee Grant.


Aşağıdakiler unutulmaz replikler arasında yer alır:
"Dedektifler parmak izleri gibidir, biri diğerine benzemez."
"Yemekten başka şeylere de aç olabilirsiniz!"
"Asla ilk sefer değildir, sadece ilk yakalanmadır."
"Rüzgarda eğilmelisin. Yoksa kırılırsın…"
"Özür dilerim Mary, ama birini sevmekten öyle hemen vaz geçemezsin."






Neredeyse tüm sahneler New York şehri polis dedektifleriyle dolu bir mekanda geçmesine rağmen,
film, çözülmesi gereken bir eylem veya suçun olduğu geleneksel anlamda bir suç draması değil.

Kirk Douglas, öfke ve delilik arasındaki ince çizgideki başına buyruk yalnızlığı oynadığı rollerde her zaman mükemmel olmuştur.
Bu filmdeki Dedektif Jim McLeod karakteri, oyunculuk yeteneklerinin bu tarafını ortaya koyduğu gerçek bir vitrin olmuş diyebiliriz.
McLeod'un işindeki motivasyonu, suçları çözmek ve hatta masumları korumak değildir.
Bunun yerine, kötülüğün kökünü kazıma arzusuyla doludur.
McLeod'a göre kötülük, herkesin kolayca fark edebileceğini iddia ettiği bir şeydir.






*Aşağıdaki yazı film hakkında ayrıntı içerir.*

*Kendisine en yakın kişinin, yani kendi karısının geçmişinde bir hatayla karşılaştığında, öfkesi ve tiksintisi o kadar büyüktür ki,
onu neyin daha çok rahatsız ettiğinden emin olamıyoruz. (karısının geçmişinin keşfi mi yoksa bu kötülüğü kendi burnunun çekmemesi mi?)
McLeod kendi katılığının ve empati eksikliğinin ona en çok sevdiği şeye mal olduğunu fark ettiğinde,
oluşan hasarı onarmak için çok geçtir ve bir trajediye yol açar.
*





Büyük yönetmen Wyler sağlam anlatımıyla son derece izlenir iyi bir film çıkarmış ortaya.
Türünün kara film olması sebebiyle sisteme göndermeler de filmin gerçekçi havasını arttırıyor.
Kirk Douglas tam anlamı ile filmde oyunculuğunu konuşturuyor.
Hem usta oyuncuyu sevenler, hem de klasik film meraklıları için.

Saygılarımla.

*

agartan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 03.Haziran.2022, 09:17   #3
Kıdemli Üye
 
Mustafa3 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 06.Mart.2020
Mesajlar: 87
•Rep Puanı : 10
•Rep Seviyesi :
Mustafa3 is on a distinguished road
Standart
Verdiğiniz tüm emekler için sonsuz teşekkürler.
Baltimora, muhasebe10 ve Creepy bunu beğendi.

Konu Baltimora tarafından (05.Haziran.2022 Saat 13:03 ) değiştirilmiştir.
Mustafa3 isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 03.Haziran.2022, 10:08   #4
Onursal Üye
 
agartan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.Haziran.2019
Mesajlar: 1,148
•Rep Puanı : 465050
•Rep Seviyesi :
agartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond repute
Standart
Alıntı: Mustafa3´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Verdiğiniz tüm emekler için sonsuz teşekkürler

Lütfen...
Üstünüze alınmayın, kişisel değil.
"Mesaj enflasyonunu, teşekkür veya afili beğeni mesajlarını "beğen" tuşunu kullanarak azaltabiliriz."
Baltimora ve Creepy bunu beğendi.
agartan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 04.Haziran.2022, 23:03   #5
Onursal Üye
 
agartan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.Haziran.2019
Mesajlar: 1,148
•Rep Puanı : 465050
•Rep Seviyesi :
agartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond repute
Standart
All the King's Men (1949) *Oscar*

Yönetmen: Robert Rossen
Senaryo: Robert Penn Warren *Pulitzer*, Robert Rossen
Müzik: Louis Gruenberg
Ülke: ABD
Tür: Dram, Kara Film
Süre: 110 dk
Vizyon Tarihi: 08 Kasım 1949 (ABD), Türkiye: Mart 1952 (Saltanat Hırsı)
Dil: İngilizce
Çekim Yeri: California, ABD
IMDb Rating: 7.4
Rotten Tomatoes: 97
*Oscar 1950* ve "Golden Globe 1950": En İyi Film
*Oscar 1950* ve "Golden Globe 1950": Başrolde En İyi Erkek Oyuncu, Broderick Crawford
*Oscar 1950* ve "Golden Globe 1950": Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu, Mercedes McCambridge
"Golden Globe 1950": En İyi Yönetmen, Robert Rossen
2001 ABD Ulusal Film Sicili
6 Ödül daha


Sunum: 0,97 GB, Siyah - Beyaz 720p, orijinal dil, Türkçe altyazı, çeşitli görseller


Saltanat Hırsı: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



Willie Stark (Broderick Crawford), halkın arasından çıkıp politikaya atılır. Popülist söylemlerle başarılı da olur.
Ancak koltuğuna oturduktan sonra bambaşka bir kişiliğe bürünür.
Verdiği sözleri, vaatleri unutur.
Ailesini ve arkadaşlarını zenginleştirir, eleştirdiği sistemin bir parçası olur.
(çok iyi bildiğimiz bir konu)






Oscar ve Altın Küre ödülü alan Mercedes McCambridge'in ilk filmiydi.

Robert Penn Warren'ın filmin dayandığı romanı 1946'da yayınlandı. Pulitzer Ödülünü kazandı.
Yazar-yönetmen Robert Rossen, film haklarını kendisi satın aldı ve ardından Columbia Pictures ile bir anlaşma yapmayı başardı.
Romanın odak karakterini Jack Burden karakterinden (John Ireland) Willie Stark'a kaydırdı.








Film, son kurgucu Al Clark'tan çıktığında yaklaşık 5 saatti.
Yönetmen Robert Rossen ve kurgu ekibi bir ay kadar çalıştıktan sonra ancak yaklaşık 1 saatini kesebilmişlerdi.

(4 saatlik bir film, günde iki seans demek olduğu için, hasılatın yarısını götürür. Yapımcı firmaların o zamanlardaki anlayışı öyleydi.)
Ortaya çıkan 4 saat 10 dakikalık filmin yapımcılardan red yeme olasılığı çok yüksekti, dolayısıyla Rossen paniğe kapıldı.

Sonunda Rossen, çaresizce ekibine her sahnenin merkezi olduğunu düşündüğü yeri seçmesini,
yüz feet öncesi ve yüz feet sonrasını tutup; geriye kalanı, ne olup bittiğine bakmaksızın kesmesini söyledi.

"Diyalog, müzik, ne varsa kesin. Ardından, geriye kalanı izleyeceğiz ve elimizde ne olduğunu göreceğiz".
Film, böylece 110 dakikaya indi.








Yapımcı-yönetmen Robert Rossen, "Willie Stark" rolünde ilk olarak Humprey Bogart'ı, sonra John Wayne'ı düşünmüştü.
John Wayne'da karar kılıp, teklif etti. Senaryoyu okuduktan sonra Wayne, senaryoyu başka oyunculara göndermeden önce,
onlara hükümet mekanizmasını lekeleyen, aşağılık bir filmde rol almak isteyip istemediklerini sorması gerektiğini yazan,
adeta alev alev yanan bir mektupla geri gönderdi.
John Wayne'e göre sarhoş anneler, işbirlikçi babalar, ikiyüzlü, kötü zengin insanlar;
toplumda yükselmek isteyen kötü fakir insanlar tarafından dolduruşa getiriliyordu.
Wayne, iade mektubunda
"Amerikan yaşam tarzına" asit atan bir film yapmak istemekle suçluyor,
"Bu senaryoyu al ve -kibarca- popona sok..." diye bitiriyordu.

(İlginç. Çünkü Willie Stark'ın siyasi partisi ve onu siyasi göreve seçen ülke, filmde tanımlanmıyor.)

Daha önce Wayne'in "Seven Sinners (1940)" filminde yan bir rol oynayan Broderick Crawford, (ironiye bakın) Willie Stark rolü için Oscar'a
aday gösterildi ve aynı yıl "Sands of Iwo Jima (1949)" filminde harika bir performans gösterip, Oscar için rakipsiz görülen Wayne'e karşı yarıştı.

Son gülen Rossen olmuştu.


Saygılarımla.

*
Baltimora, direnc11, ferro ve 10 kişi bunu beğendi.
agartan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Haziran.2022, 01:36   #6
Süper Üye
 
melih_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.Aralık.2015
Bulunduğu yer: Osmaniye
Mesajlar: 1,071
•Rep Puanı : 5095
•Rep Seviyesi :
melih_ has a reputation beyond reputemelih_ has a reputation beyond reputemelih_ has a reputation beyond reputemelih_ has a reputation beyond reputemelih_ has a reputation beyond reputemelih_ has a reputation beyond reputemelih_ has a reputation beyond reputemelih_ has a reputation beyond reputemelih_ has a reputation beyond reputemelih_ has a reputation beyond reputemelih_ has a reputation beyond repute
Standart
Sayın Agartan yine kendisinden beklenen hareketleri çok güzel yapmaya devam ediyor. Film - Noir yani Kara Filmleri severim özellikle de çekildikleri 40-50 arası dönemde filmlerde oynayan aktristler ilgi alanıma giriyor
Üstattan şu filme de el atmasını rica ediciiim

Baltimora, Creepy ve agartan bunu beğendi.
melih_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 05.Haziran.2022, 14:41   #7
Onursal Üye
 
agartan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.Haziran.2019
Mesajlar: 1,148
•Rep Puanı : 465050
•Rep Seviyesi :
agartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond repute
Standart
[QUOTE=melih_;733025]Film - Noir yani Kara Filmleri severim özellikle de çekildikleri 40-50 arası dönemde filmlerde oynayan aktristler ilgi alanıma giriyor
Üstattan şu filme de el atmasını rica ediciiim


Ava Gardner "The Killers (1946)"; bu film, 111'lik listemde var.

Şöyle bir ipucu vereyim: henüz listemde IMDb 6,5 puandan düşük film yok. Henüz.

Ama kendime göre bir sıra takip ettiğim için, ne zaman sunacağım henüz belli değil.

Takipte kalın, ÇD sinemasında filmler bitmez.


Saygılar.

*
Baltimora, direnc11, melih_ ve 1 kişi bunu beğendi.
agartan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 07.Haziran.2022, 22:05   #8
Onursal Üye
 
agartan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.Haziran.2019
Mesajlar: 1,148
•Rep Puanı : 465050
•Rep Seviyesi :
agartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond repute
Standart
Detour (1945)

Yönetmen: Edgar G. Ulmer
Senaryo: Martin Goldsmith, Martin Mooney
Müzik: Leo Erdody
Ülke: ABD
Tür: Suç, Dram, Kara Film
Vizyon Tarihi: 14 Kasım 1945 (ABD)
Dil: İngilizce
Süre: 69 dk.
Bütçe: 30,000 $ / ABD gişe hasılatı 130,000 $
IMDb Rating: 7.3
Rotten Tomatoes: 100



Sunum: 565 MB, siyah-beyaz 720p, orijinal dil, Türkçe altyazı, çeşitli afişler.


Detour: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Sınırlı kaynaklara sahip yönetmen Edgar G. Ulmer'in yönettiği, gerçek bir başyapıt.
Ulmer, bu tür sinema severler için yankı uyandıran talihsiz şans - kader - hakkında bir hikaye anlatıyor.
Filmin ilk yarısından sonra görünen Ann Savage'ın sosyopat bir femme fatale olarak gösterdiği performans,
filmlerdeki kadınlar için bir dönüm noktası sayılır.






Film-Noir türünün olmazsa olmazlarından
bir femme fatale,
bir iç anlatıcı veya dış ses,
geçmişe dönüşler,
ışık ve gölgenin hüzünlü etkilerinin ustaca yönetilmesi...

Bütün bunlara vereceğiniz not, kesinlikle Rotten Tomatoes notuna ulaşacaktır.

Ulmer, bu filmi emsallerinden onda biri masrafla, 28 günde çekmiş...







Steven Schneider'ın 'Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Film' listesindedir.
Roger Ebert'in de 'Harika Filmler' listesinde yer alan filme, yapımcı firma PRC'nin verdiği bütçe o kadar küçüktü ki,
Charles Haskell tarafından kullanılan 1941 Lincoln Continental V-12 üstü açılır araba aslında yönetmenin kişisel arabasıydı.

(O yıl sadece 400 tane üretilen otomobil, 2865 $ fiyatla satılmış. Enflasyon hesabıyla, zamanımızda yaklaşık 60,000 $.
Bu arabalardan bir tanesi 2013 yılında 210,000 dolara satılmış.)


Filmin bestecisi Leo Erdody, Chopin ve Brahms'dan iki klasik piyano parçası çalarken filme kaydedildi.
Al Roberts (Tom Neal), gece kulübünde geçen sahnelerde piyano başındayken, yakın çekimdekiler Erdody'nin elleridir.

Vera'nın (Ann Savage) filmin erken bölümlerinde giydiği kazak sarıydı ve yönetmenin eşi Shirley Ulmer'e aitti.
Savage'ın üzerindeki kazak biraz boldu ve oyuncuya daha iyi oturması için belirli yerlerde iğnelenmişti.








Telif hakkı sahibinin filmin telif hakkını yenileyememesi, filmin kamu malı haline gelmesine neden oldu,
bu da neredeyse herkesin filmin bir VHS/DVD kopyasını çoğaltıp satabileceği anlamına geliyordu.
Bu nedenle, bu filmin piyasada bulunan versiyonlarının çoğu, filmin II. veya III. nesil kopyalarından kopyalandığı için son derece düşük kalitededir.
Criterion Collection'ın Blu-ray medyada 4K dijital restorasyonlu bir sürüm yayınladığı 2019 yılına kadar filmin yüksek kaliteli bir versiyonu yoktu.

(Sunumum, Criterion sürümüdür.)

Yönetmen Ulmer, parasızlıktan sineğin ayaklarına bulaşan yağı hesap etmiş:
Al Roberts ülkenin batısından doğusuna giderken çekilen birçok sahne, doğudan batıya giderken ters çevrilerek yeniden kullanılmış
. (ayna efekti)

* spoiler:
Al Roberts'ın Vera'yı yanlışlıkla boğması orijinal senaryoda yoktu. Edgar G. Ulmer, çekimden hemen önce bu fikri ortaya atıp uyguladı.
Yine, Al Roberts'ın tutuklanması senaryoda yoktu, ancak Üretim Yasası İdaresindeki kurallar suçluların kurtulmalarına izin vermiyordu.
Bu yüzden Al'ın polis tarafından yakalanması sansür memurunun ısrarı üzerine dahil edildi.
*







Gençliğinde amatör boksör olarak birçok maça çıkan Tom Neal (1914 - 1972), 34 maçın 31'ini kazanmış.

Bu filmdeki kötü şansı 1965'de yeniden geri dönmüş olmalı ki, gerçek hayatta dört yıl önce evlendiği eşini öldürmekle suçlandı.
6 ay süren davada savcılar kasten cinayetle suçlayıp, idam cezası istiyordu.
Jüri 'kasıtsız' adam öldürmek suçundan 15 yıl hapis cezası verdi. İyi halden 6 yıl sonra salıverilen Tom Neal,
9 ay sonra yatağında ölü bulundu.


Detour, kara film türünün en akılda kalan eseri olmayabilir, ancak iyi oynanmış ve ilgi çekici bir olay örgüsü içeriyor.
Özellikle Ann Savage, sanki doğasında varmış gibi tam bir tehdit ve harika performansı nedeniyle izlenmesi gerekir.

Saygılarımla.

*
Baltimora, direnc11, ferro ve 8 kişi bunu beğendi.
agartan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 11.Haziran.2022, 19:51   #9
Onursal Üye
 
agartan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.Haziran.2019
Mesajlar: 1,148
•Rep Puanı : 465050
•Rep Seviyesi :
agartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond repute
Standart
He Walked By Night (1948)

Yönetmen: Alfred L. Werker, Anthony Mann
Senaryo: Crane Wilbur, John C. Higgins, Harry Essex
Müzik: Leonid Raab
Ülke: ABD
Tür: Suç, Gerilim, Kara Film
Vizyon Tarihi: 24 Kasım 1948 (ABD)
Dil: İngilizce, İspanyolca, Çince
Süre: 79 dk
Çekim Yeri: Los Angeles, California, ABD
Nam-ı Diğer: The L.A. Investigator / Twenty-Nine Clues
IMDb Rating: 7.1
Rotten Tomatoes: 83


Sunum: 550 MB, Siyah-Beyaz 720p, orijinal dil, Türkçe altyazı, çeşitli görseller

He Walked By Night: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]







Hırsız Roy Morgan (Richard Basehart) bir radyo dükkanını soymaya çalışırken, yoldan geçen polis memuru (Robert Rawlins) tarafından durdurulur.
Memur kimlik görmek istediğinde, Morgan onu vurur.
Çavuş Marty Brennan (Scott Brady) şefliğinde Los Angeles polisi, ipucu bırakmayan polis katili Morgan'ın peşine düşer.
Ama Morgan oldukça becerikli biri olduğunu kanıtlar; şehrin lağımlarını kaçış yolu olarak kullanmaktadır.








1946'da Los Angeles'a korku salan polis katili hırsız Erwin Walker'ın gerçek hayattaki öyküsüne dayanan He Walked By Night,
çılgın bir hızla ilerliyor ama Kara Film türünün tüm gerekliliklerini gösteriyor.
Alfred Walker tarafından yönetilen (Anthony Mann'ın ismi geçmiyor) film, gölgelerin mükemmel kullanımına,
dış sahnelerin çoğu gerçek mekanlarda çekildiği için yarı belgesel tarzı ile farklı bir görünüme ve
şehrin kanalizasyon sisteminde sadece silahların ve koşan ayak seslerinin olduğu muhteşem bir finale sahiptir.








O dönemlerdeki ilkel adli tıp, konuyla ilgilenenlere ilginç gelecektir.

İki küçük not:
Signal Corps: ABD ordusuna verilen ad.
San Quentin: Kaliforniya'da bulunan, 1852 yılında açılmış bir hapishane.

Saygılarımla.


*
Baltimora, direnc11, ferro ve 9 kişi bunu beğendi.
agartan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 01.Temmuz.2022, 19:02   #10
Onursal Üye
 
agartan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.Haziran.2019
Mesajlar: 1,148
•Rep Puanı : 465050
•Rep Seviyesi :
agartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond reputeagartan has a reputation beyond repute
Standart
The Asphalt Jungle (1950)

Yönetmen: John Huston
Senaryo: Ben Maddow, John Huston, W.R. Burnett
Müzik: Miklós Rózsa
Ülke: ABD
Tür: Suç, Dram, Kara Film
Süre: 112 dk
Vizyon Tarihi: 23 Mayıs 1950 (ABD),
Türkiye 8 Ekim 1952 (Elmas Hırsızları)
Dil: İngilizce, Almanca
Çekim Yeri: Culver City, California, ABD
Nam-ı Diğer: The City Under the City
IMDb Rating: 7.8
R. Tomatoes: 96
5 Ödül



Sunum: 1,5 GB, Siyah-beyaz 720p, Türkçe altyazılı orijinal dil, çeşitli görseller.

Elmas Hırsızları,1: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Elmas Hırsızları,2: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



* Filmi izleyebilmek için iki cilt "rar" dosyasını da indirmeniz gerekmektedir *


Bu film, 2008 yılında ABD Kongre Kütüphanesi tarafından Ulusal Film Arşivinde koruma altına alınmıştır.








Hapisten yeni salıverilmiş ünlü Alman asıllı suç üstadı Doc Erwin Riedenschneider (Sam Jaffe) Cincinnati'ye gelerek vakit kaybetmeden yeni bir soygunun hazırlıklarına başlar.
İçerdeyken bir mücevher şirketini soymak için kusursuz bir plan yapmıştır, ama bunun için bir ekip toplaması ve para kaynağı bulması gerekir.
Para kaynağı için düzenbaz avukat Alonzo D. Emmerich'e (Louis Calhern) başvurur.

Ekibin diğer elemanları ise at çiftliği alma hayalleri kuran İrlanda asıllı meteliksiz kabadayı Dix (Sterling Hayden),
soygunda şoförlük yapacak olan kafe sahibi kambur Gus (James Whitmore) ve kasa açma uzmanı Louis'dir (Anthony Caruso).
Bir de bu kişiler arasında arabuluculuk yapan at yarışı oynatan kumarhane sahibi Cobby (Marc Lawrence) vardır.








* aşağıdaki yazı film hakkında ayrıntılar içermektedir *

* Soygun planlandığı gibi kusursuz bir şekilde gerçekleşse de, kasanın patlatılması alarm zillerini harekete geçirir ve karşılarına çıkan gece bekçisi ile yapılan kısa boğuşma sırasında
bekçinin ateş alan tabancasından çıkan kurşun kasacı Louis'i ağır yaralar ve bu andan itibaren işler ters gitmeye başlar.
Zaten aslında kendisi de meteliksiz kalmış olan üçkâğıtçı avukatın planı ortaklarına kazık atarak elmasları alıp yurt dışına kaçmaktır, ama bu planı suya düşer.
Polisin sıkı bir çalışması sonucunda ekibin elemanları teker teker saf dışı bırakılırlar veya yakalanırlar.
*


Soygun filmi şaheseri. Zaaflarına yenilen soyguncuların enfes hikayesi.

Büyük yönetmen John Huston’un başyapıtlarından sayılan film, türünde de kendinden sonraki pek çok filme ilham kaynağı olmuş bir film.
Bir grup eski suçlunun, bir elmas soygunu tasarlayıp uygulamalarını anlatan film, o zamana kadar yapılan ahlakçı yaklaşımlı
“suç ve suçlu cezasız kalmaz” hikayesi yerine
karakterlerini daha detaylı anlatan farklı bir yapım olarak ortaya çıkmıştı.








Sterling Hayden’i sinema dünyasına kazandıran film olarak bahsi geçen filmde Sam Jaffe de çok başarılı bir oyun sergiliyor.
Doc Erwin Riedenschneider rolündeki Sam Jaffe’nin müthiş oyunculuğu, kesinlikle Oscar’la ödüllendirilmeliydi.
(Film, 4 dalda Oscar’a aday olmuştu)

Ve... (Sürpriz) Filmde Marilyn Monroe’nun da kısa ama kendisini hemen fark ettiren küçük bir rolü var.
İlk kez 1948'de, 22 yaşındayken sinemada görülen sarışın yıldız, bu filme kadar 5 - 6 müzikal ve komedi filmlerinde çok küçük roller almıştı.
Bu filmde de rolü küçük, ancak çok etkili. Baş rolde olmamasına karşın, ilk büyük filmi diyebiliriz. Zaten çok kısa bir süre sonra aranılan bir yıldız oldu.








Gelişen bu durum karşısında filmin afişleri değiştirildi.
İsmi olmayan orijinal afişlere ismi yazıldı, kimisine fotoğrafları montajlandı; hatta silbaştan afişler bastırıldı.









Filmin ilk bölümü soygunun planlaması üzerine ve son derece ağır diyaloglarla devam ediyor.
Filmin ikinci yarısı ise,
-hava kurşun gibi ağır- son derece gerilimli bir atmosfer var.
Oyunculuklar mükemmele yakın denecek ölçüde kusursuz. MM büyük sürpriz. Kısa ve abartılı bir oyunculuk sergiliyor.
Sterling Hayden'i şehre bir türlü adapte olamamış ve kendi deyimiyle günün birinde şehrin bütün pisliklerinden temizlenip,
o rüyalarını gördüğü taylarına bir gün tekrar kavuşacağı, sert, kabadayı ama aslında yufka yürekli Dix rolünde görüyoruz.


Usta yönetmen John Houston, polisi filmin nerdeyse her karesine koyup bir yerde, suç ve suçlularla kirlenmiş şehirlerin
ancak bu şekilde düzelebileceğini baş polis şefi üzerinden veriyor -ki kanımca- bu mevcut yerleşik sistemin sorgulanamayacağı mesajını veriyor.
Asphalt Jungle, şehirlerde tutunamamış, yüreği halen
"beni köyüme gömün" diyenlerin,
adaleti savunması gerekirken, suçlularla işbirliği yapan kirli avukatların ve azılı suçluların korkulu rüyası polislerin filmi.








Film, 1980'lerin sonlarında Turner Entertainment Co. tarafından renklendirilmişti.
Temmuz 1989'da, John Huston'ın mirasçıları, filmin renkli versiyonunun Fransız TV'sinde yayınlanmasını engellemek için girişimde bulundular,
ancak Fransız mahkemesinde davalarını kaybettiler.
Dava, yazarların haklarının yasal olarak korunmasını, ABD'de yönetmenler ve stüdyolar arasında imzalanan sözleşmelerin yasal durumuna karşı koydu.
Renklendirilmiş versiyon 1989'da yayınlandı, ancak 1994'te Versailles'deki temyiz mahkemesi 1989 kararını bozdu ve
Turner'ı renklendirilmiş versiyonu yayınladığı için 400.000 Frank
(yaklaşık $74.000) para cezasına çarptırdı.

Bu eski tarihli (neredeyse 75 yıllık) sert soygun filmi tüm sinema sevenlerce görülmeyi ve takdir edilmeyi hak ediyor.

Saygılarımla.

*
Baltimora, direnc11, ferro ve 8 kişi bunu beğendi.
agartan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
filmler, yabancı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni konu açma yetkiniz
Mesajlara cevap verme yetkiniz
Eklenti yükleme yetkiniz
Mesajınızı değiştirme yetkiniz

[IMG] Kodları
HTML Kodları
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
"#Tarih", "Postkes", "Kafa Bi Dünya..." Dergileri Hakkında direnc11 Duyurular 3 20.Ocak.2020 22:32
Barış Manço "Sakla Samanı" ve Ayşegül Aldinç "Sorma" Plakları Çıktı Lami Tiryaki RETRO / Yerli Müzikler ve Şarkıcılar Forumu 0 22.Temmuz.2018 01:08
FM - 1927-2016 "en iyi film" oscar'ını alan filmler SenSei FM - Listeler 3 03.Mayıs.2016 21:59
THOMAS OTTT: "R.I.P" "Cinema Panopticum" "NUMARALAR 73304-23-4153-6-96-8 Özel Albüm Büyülü Dükkan Büyülü Dükkân Kitabevi 1 31.Ağustos.2013 19:07
Özel Kaptan Swing "BRİK", "FARGO", "KAMORRA" Listesi savok Kaptan Swing 0 17.Ocak.2013 01:07


Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:46

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Valid XHTML 1.0 Transitional
Not : Burası binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir.Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır.Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Eğer Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uymayan ve telif hakkı içeren bir paylaşımın forumumuzda yapıldığına rastladıysanız lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz, en geç 48 saat içinde gereken yapılacaktır. Bilgilendirme yapabileceğiniz mail adresi: [email protected] Bu foruma üye olan herkes bu kuralları kabul etmiş sayılır...
ÇizgiDiyarı® Her Hakkı Saklıdır.