Evde Sinema Keyfi, Geçmişten Günümüze Kısa Bir Tur

Evde Sinema Keyfi, Geçmişten Günümüze Kısa Bir Tur

RETRO / Diğer Kalanlar Forumu


Like Tree173Likes

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25.Aralık.2017, 17:09   #1
Çeviri Balonlama
Yönetici
 
scanfan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.Eylül.2013
Mesajlar: 5,922
•Rep Puanı : 1502177
•Rep Seviyesi :
scanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond repute
Standart Evde Sinema Keyfi, Geçmişten Günümüze Kısa Bir Tur

Evde Sinema Keyfi
Geçmişten Günümüze Kısa Bir Tur
(Hatırladıklarım)

Bir Zamanlar Sadece Sinema Vardı
Kendimi bildim bileli evin konforlu ortamında sinema izlemenin özlemini hep çekmişimdir. Kışın ısıtılmayan, yazın soğutulmayan, çoğunlukla havasız, idrar kokan sinema salonlarını hatırlıyorum. Bir de kendi aralarında konuşan, komik sahnelerde yüksek volümlü bir sesle kahkaha atan, hattâ peredeki oyuncuya laf yetiştiren, çekirdek çitleyen, yerli yersiz filmi alkışlayan seyirciler vardı. Onlar ve gıcırdayan koltuklar yüzünden diyaloglar anlaşılmaz olurdu. Seansları denk getirmek için uzun filmleri kendine göre makaslayarak kısaltan işletmeciler ve makinistler, kendilerince sakıncalı sahneleri çıkartan sansürcüler, kalitesiz projeksiyon makineleri, kötü ses sistemlerinde ziyan olan film müzikleri, ara sıra da kopan filmler olurdu (sinemadaki bütün seyirciler "makiniiist" diye bağırır, ıslıklarlardı). Asıl film öncesi metazori izlediğimiz siyah-beyaz haber filmleri ile reklam kordelalarını da bunlara ilave edin. Filmin en heyecanlı yerinde antrakt verilir, salon aydınlanırdı, filmin bütünlüğünden de eser kalmazdı. Salona zamansız girenlerin gürültüleri, yer göstericinin el fenerinin ışığı vs bıktırırdı. Bir de eskiden sinemalarda (tıpkı otobüslerde olduğu gibi) sigara içilirdi, dumandan göz gözü görmediği zamanlar olurdu. İçimizden şöyle geçirirdik: "Şu makineden bizim evde de olacak ki, rahat rahat bir film seyredelim, istediğimiz zaman filmi durdurup tuvalete gidebilelim, bir yandan yemek yiyip bir yandan filmi izleyelim!" (ham hayal!). Gerçi bunu yapan insanlar varmış diye okuyorduk sağda solda. Bunlar genelde çok zengin film prodüktörleri, milyonerler, bazı sinema oyuncuları ya da imkânları olan meraklı sinefillerdi. Film projeksiyonu ve 35mm'lik koca koca film makaralarının temin edilmesi pahalı olduğu kadar teknik beceri de istediğinden, bunu kendileri için yapacak adamları da vardı muhakkak. Sinemada film seyretmenin bir dezavantajı da, filmi sinemalarda bir kez kaçırdığınız zaman ne zaman nerede yeniden gösterime gireceği meçhuldü, popüler bir film değilse sonsuza kadar filmi kaybetmiş de olabilirdiniz, meğer ki bir film festivalinde filan karşınıza çıkmasın.(Not: Evlerinde 35mm profesyonel sinema makinesi olan müstesna insanlardan olan sevgili "hggurak" üstadımızın bununla ilgili anıları için Çizgi Diyarı e-dergisi'nin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bir göz atınız, en baştaki "Her Telden/Mirasyedi" başlıklı yazı). Bölümleri mümkün olduğunca kısa tuttum. Bunların her birinin aslında istisnai modelleri filan vardır (örneğin LaserDisc'e kayıt yapılamaz dedim, ama son yıllarında çok pahalı kayıt yapılabilen bir modeli üretildi ama asla tüketiciye sunulmadı). Bunları ayrı başlıklar altında daha detaylı incelemek gerekir.


8mm Ev Projektörleri
Evde sinema seyretme lüksü uzun süre bizlere ulaşmadı. 1960'lı yıllarda 8mm film projektörleri ve kameraları kullanımdaydı. Ama bunlar herkesin satın alabileceği şeyler değildi, üstelik bir sürü teknik kısıtlamaları vardı. Bazı popüler sinema filmlerinin 8mm versiyonları satılıyordu, ama bunlar 8mm'lik projektörlere takılabilecek en büyük makaranın kapasitesine uyacak şekilde kesilip kısaltılmış olurlardı (60-120 metre), yani bunlar sinema filmlerin 15-25 dakikalık özetleri gibiydi. Bu nedenle 8mm formatı daha çok çizgi filmlerle sessiz sinema çağı filmlerini izlemeye uygundu, bir de porno filmleri haliyle. Konu pornografi olunca kesenin ağzı hemen açılırdı, ikinci el filan mutlaka bir projektör alınırdı. Bu aletlerde bir de ev sahibinin kendi çektiği amatör hatıra filmlerini metazori olarak izlerdik. "8mm" (ve sonradan çıkan "super 8mm") filmler önceleri sessizdi, sonradan manyetik ses kuşağı da eklendi. Bir kötü tarafı da 35mm filmler gibi 24 kare değil, metrajdan tasarruf olsun diye saniyede 16 ilâ 18 kare geçerdi (sırasıyla 8 ve super 8), o nedenle görüntü biraz pırpırlıydı. Bir de daha pahalı olan 16mm projektörler vardı, ama onlar daha çok kurumlarda, okullarda filan olurdu. Onlar saniyede 24 kare gösterirlerdi ve sesliydiler. Kendi çektiğiniz amatör filmlerin banyosu vs oldukça meşakkatliydi. Makaralarda sadece 15 metre negatif film olurdu (3,5 ilâ 4 dakika!). İyi tarafı, film satın alındığında banyo parası da fiyata dahildi, kutudan çıkan zarfla film yurt dışına gider, pozitif baskıları 6-8 haftadan önce gelmezdi. Küçük makaralar, istenirse daha büyük tek bir makarada birleştirilebilirdi. Projeksiyon sırasında takılma olursa filmin o karesi lambanın ısısıyla yanıp kavrulurdu.


Video Kaset
Sony firması 1975'te Betamax videoyu tanıttığında her şey değişmeye başladı. Kasetli manyetik bantlara analog kayıt yapabilen tüketici dostu bu sistemde hazır kayıtlı sinema filmleri satın alınıp (veya kiralanıp) seyredilebildiği gibi sinefiller kendi kayıtlarını (veya kiraladıkları filmlerin kopyalarını) da yapabiliyorlardı. Bir yıl sonra da rakip JVC firması VHS sistemini sundu. Format savaşları başlamıştı. Betamax daha kaliteli görüntüye sahip olmasına rağmen, kaliteden ödün vererek kayıt süresini daha da uzatan VHS, cihaz üreticilerini de arkasına alarak cihaz fiyatlarını düşürttü ve formatlar savaşını kazandı. Türkiye'de 80'li yıllarda her mahallede pıtrak gibi video kiralama dükkanları, film kulüpleri açıldı, talep çok olunca dolu kaset kiralamaktansa harıl harıl film kopyaladılar. Kopyanın 8'nci kopyası çamur gibi görüntülü kasetler için insanlar günlerce sırada beklediler. Hızlı kaset geri sarma cihazları, kafa temizleme bantları, solüsyonlar, muhafaza kutuları vs gibi ihtiyaçlar oluşturarak bir de yan sanayi oluşturdular. Avrupa'da çalışan vatandaşlarımızın beraberlerinde getirdikleri Video 2000 sistemi forumda ayrı bir başlıkta incelemişti, bu format ülkemizde ticari olarak piyasaya çıkmadı.

Haziran 1975'te ilk Sony Betamax video cihazı piyasadaydı. Yandaki dolu Betamax kaset 1977 yılından.

Analog bir disk sistemi: LaserDisc
MCA 1978'de ABD'de "LaserDisc"i çıkarttı. LP plaklar büyüklüğünde, yani 30cm çapında ağır diskleri vardı, görüntü analog, ama ses dijitaldi. Görüntü ve ses Betamax ve VHS'den çok üstündü. Filmin istenilen noktasına atlanabiliyor, görüntü dondurulduğunda titremiyor, filmin her karesi fotoğraf gibi tek tek incelenebiliyordu. Kamera arkası görüntüler vb özellikler eklenebiliyordu. Ancak diskler sadece izlemeye müsaitti, kayıt yapılamıyordu, cihazlar çok pahalıydı, diskler de pahalıydı (ort. 100 dolar), gürültülüydüler ve diskler 30-60 dakika data kapasiteli oldukları için filmin ortasında birkaç kez arkalarını çevirmek veya disk değiştirmek gerekiyordu. Bu ve benzeri nedenlerle Avrupa ve hattâ ABD'de de pek tutulmadı, bu sistemi en çok Japonlar sevdi (her zamanki aykırılıkları!) Bu sistem ticari olarak Türkiye'ye hiç girmedi, varlıklı bazı meraklılar dışarıdan getirttikleri disklerle koleksiyon yaptılar. "LaserDisc" formatında basılan ilk film "Jaws"mış. Bu formatta en son 2001'de bir film çıktı. En son cihaz ise 2009'da üretildi.

Amerikan "Popüler Bilim" dergisinin Şubat 1977 tarihli sayısında video diskler müjdeleniyor, ama teknik nedenlerle o yıl çıkmayacak.

Japonya'da basılmış bir LaserDisc. Ses dijital, görüntü analog.

Dijital ama ilkel bir sistem:
1993'te VCD (Video CD) ortaya çıktı. 12cm'lik standart CD'ler üzerinde MPEG1 video kaydı sunan bu formatta görüntü çözünürlüğü 352x288'ti ve filmler ancak 2 CD'ye (veya 3) sığıyordu, ses CD'si boyutundaki tek diskin kapasitesi maksimum 80 dakikaydı. Kopya koruması olmadığı için ABD'de çok az film bu formatta çıktı, hem VHS'ye de pek bir üstünlüğü yoktu. Ancak ucuzluğu ve evlerde üretilebilmesi nedeniyle Güneydoğu Asya ülkelerinde çok yaygınlaştı (2005'te sadece Çin'de evlerin yarıdan fazlasında VCD cihazı varmış). Bizde de gazete ve dergi promosyonlarının da etkisiyle bir zamanlar oldukça popüler olmuştu. Uzun otobüs yolculuklarında şoförün arkasında tavanda asılı tüplü küçük televizyondan bol bol VCD film izlerdik, muavin bazen uyuklar, ikinci diski takmayı unuturdu. Sinema meraklıları önlerdeki koltukları tercih ederdi. Sık sık takılır, görüntü donardı. Ama player'ları çok şık görünüşlüydü. Arşiv yapmaya değmeyecek bir formattı.

Uzakdoğu'da üretilmiş 2 CD'lik bir VCD film.

DVD
1996 yılında Philips, Sony, Toshiba ve Panasonic, DVD formatını geliştirdiler. Görüntü ve ses kalitesi harikuladeydi. VHS/Betamax bantlar gibi çok kullanıldığında yıpranma sorunu yoktu, diskleri "LaserDisk"ten çok daha küçük ve hafifti, üstelik ondan 5 kat daha ucuzdu. Digital olarak kaydedilmiş bu disklerin interaktif özellikleri vardı, birden fazla ses kuşağı ve altyazı seçeneği cezbediciydi. Ortalama uzunluktaki bir film tek diske sığıyordu. Tüketicinin kaydedilebilir disklere, kayıt yapabilen cihazlarla veya bilgisayar ortamında kendi kayıtlarını yapması veya mevcut kayıtları kopyalaması da mümkündü, zira kırılamaz denen şifrelemesi hemen kırılmıştı, aynı nedenle bölge kodları da işe yaramıyordu.


Yüksek Tanımlı Video Diskler
1990'ların ortalarından itibaren yüksek çözünürlüklü büyük ekranlı televizyon cihazları ortaya çıkmaya başlayınca tüketicilere bu kez de DVD yeterli gelmemeye başladı. Bu televizyonlara uygun daha yüksek tanımlı, daha kaliteli görüntü ve ses verebilen formatlar ortaya çıktı. Toshiba 2006'da HD DVD'yi çıkarttı. Aynı yıl Sony de uzun süredir üzerinde çalıştığı Blu-ray Disc'i çıkarttı. Yeni bir format savaşı daha başladı. Sony'nin oyun konsolu PlayStation 3'ün Blu-ray disk kullanması, filmlerin de aynı cihazla izlenebilmesi, ayrıca Panasonic'le birlikte ürettikleri bir kamerayla çekilen görüntülerin işlem gerekmeden Blu-ray cihazlarda doğrudan seyredilebilmesi ikinci formatlar savaşını bu kez Sony'nin kazanmasını sağladı. 2008'de artık piyasanın tek hakimi Blu-ray Disc'ti.


Streaming ve İnternet Ortamında Sunulan Videolar
İnternet üzerinden online film izleme fikri eski olmakla birlikte bilgisayarların gücü, internetin hızı, bant genşliği sorunu bunu 2000'li yıllara kadar geciktirdi. 2005'te Youtube açıldı. Sonra filmleri abonelerine online izleten siteler çıktı (Netflix gibi). "Video streaming" artık çok yaygın, cep telefonlarıyla bile her yerden online film/video izlemek çok kolaylaştı. Ancak bahsetmek istediğim bunlar değil, sinema filmlerinin internet üzerinden indirilip seyredilmesi, arşivlenmesi. Bu da ülkemizde geniş bant internetin sunulmasıyla başladı denilebilir, dial up bağlantıyla bir mp3 müzik parçasının indirilmesi bile saatler sürebiliyordu. Geniş bantla birlikte emule, torrent derken birçok mecradan film elde etme imkanı doğmuştu. Teknoloji farkına varmadan sürekli gelişiyor. Bir tarihte bir arkadaşa yeni satın aldığım DVD'den parçalar gösteriyor, takdir edilmeyi bekliyordum ki, o bana internette aynı filmin bundan çok daha kaliteli görüntüsü olanları var dedi. DVD-riptir dedim inanmadım, gösterdi. Blu-ray'den riplenmiş 20-30 GB'lık bir dosyaydı galiba. Gözlerime inanamadım. Blu-ray'in kendisi zaten 50 GB (çift katmanlı olanı) kapasiteli bir diskti, demek neredeyse kalite kayıpsız bir dosya oluşturmuşlar. Ne yazık ki onun bilgisayarından izleyebildim, zira benim emektar PC böyle bir dosyayı çevirecek güçte değildi. Her ne kadar legal sorunları olsa da gerçek şu ki, an itibariyle bizde ve dünyada en çok kullanılan mecra bu galiba.


4K "Ultra HD Blu-ray"
2016'da "Ultra HD Blu-ray" diskler piyasaya çıkmaya başladı. 4K çözünürlükte (3840 × 2160), 60 fps ve 10 bit renk derinliğiyle birlikte şimdilik en üstün görüntü sistemi bu. Eski Blu-ray player'larda izlenemiyor, cihaz satın almak lazım. Üstelik buna uygun bir de 4K TV gerekecek. Piyasada henüz çok fazla disk çeşitliliği yok. Kısaca bana uzak bir sistem şimdilik. Uzaktan izliyorum, bakalım 8K film disklerini görebilecek miyiz?


Konu scanfan tarafından (19.Aralık.2018 Saat 11:01 ) değiştirilmiştir. Sebep: imlâ
scanfan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 25.Aralık.2017, 18:13   #2
Kıdemli Üye
 
Motion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.Mart.2013
Mesajlar: 735
•Rep Puanı : 170087
•Rep Seviyesi :
Motion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond repute
Standart

Konu Motion tarafından (25.Ocak.2018 Saat 12:46 ) değiştirilmiştir.
Motion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 25.Aralık.2017, 18:20   #3
Onursal Üye
 
Beymelikli18 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.Eylül.2014
Bulunduğu yer: Kendi Koltuğunda
Mesajlar: 12,906
•Rep Puanı : 267286
•Rep Seviyesi :
Beymelikli18 has a reputation beyond reputeBeymelikli18 has a reputation beyond reputeBeymelikli18 has a reputation beyond reputeBeymelikli18 has a reputation beyond reputeBeymelikli18 has a reputation beyond reputeBeymelikli18 has a reputation beyond reputeBeymelikli18 has a reputation beyond reputeBeymelikli18 has a reputation beyond reputeBeymelikli18 has a reputation beyond reputeBeymelikli18 has a reputation beyond reputeBeymelikli18 has a reputation beyond repute
Standart
Çok teşekkürler sevgili dostlar ilginç konuların efendisi olarak siz ikinizi seçtim.Selamlar.
Beymelikli18 isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 25.Aralık.2017, 19:05   #4
Çeviri Balonlama
Yönetici
 
scanfan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.Eylül.2013
Mesajlar: 5,922
•Rep Puanı : 1502177
•Rep Seviyesi :
scanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond repute
Standart
Alıntı: Motion´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster


Belki inanmayacaksınız ama yaklaşık bir ay önce bir sahafta çok
sevdiğim bir çizgi film'in (Pembe Panter) LaserDisc'i ni görüp aldım
!
Üstelik 10 TL'ye! Kondüsyonu inanılmaz temizdi... Hatta sahafa "kim
sattı
" bunu dedim, toplu satışın arasından çıkmış! Pioneer marka bir
okuyucum var... Genelde "LaserDisk" olarak grupların konser kayıtlarını
topluyorum
... Hiç ummadığım bir an da "Pembe Panter"i
bulmak hoş bir sürpriz oldu!



Şu anda ortalama fiyatı 40 dolar olduğuna göre (tabii bunun bir de kargo ücreti olacaktır), diski bedavaya almışsınız sevgili "Motion" üstadım. Sizin adınıza çok sevindim. Güle güle izleyin.




Konu scanfan tarafından (22.Nisan.2018 Saat 11:28 ) değiştirilmiştir.
scanfan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 25.Aralık.2017, 19:40   #5
Yönetici
 
Baltimora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.Nisan.2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 6,158
•Rep Puanı : 214257
•Rep Seviyesi :
Baltimora has a reputation beyond reputeBaltimora has a reputation beyond reputeBaltimora has a reputation beyond reputeBaltimora has a reputation beyond reputeBaltimora has a reputation beyond reputeBaltimora has a reputation beyond reputeBaltimora has a reputation beyond reputeBaltimora has a reputation beyond reputeBaltimora has a reputation beyond reputeBaltimora has a reputation beyond reputeBaltimora has a reputation beyond repute
Standart
Alıntı: scanfan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Amerikan "Popüler Bilim" dergisinin Şubat 1977 tarihli sayısında video diskler müjdeleniyor, ama teknik nedenlerle o yıl çıkmayacak.


Tüm yazdıklarınız çok kıymetli ve ilginç lakin bu yazdıklarınız hepsinden daha ilginç geldi bana.. Desenize direkten dönmüş o zamanlar top... Size ve sevgili Motion'a bu güzel paylaşımlarınız için teşekkür ederim.
__________________
Yaşam geriye bakarak anlaşılır, ileriye bakarak yaşanır.


Konu scanfan tarafından (22.Nisan.2018 Saat 11:29 ) değiştirilmiştir.
Baltimora isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 25.Aralık.2017, 20:28   #6
Onursal Üye
 
ahmet akyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.Ocak.2016
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 670
•Rep Puanı : 25450
•Rep Seviyesi :
ahmet akyol has a reputation beyond reputeahmet akyol has a reputation beyond reputeahmet akyol has a reputation beyond reputeahmet akyol has a reputation beyond reputeahmet akyol has a reputation beyond reputeahmet akyol has a reputation beyond reputeahmet akyol has a reputation beyond reputeahmet akyol has a reputation beyond reputeahmet akyol has a reputation beyond reputeahmet akyol has a reputation beyond reputeahmet akyol has a reputation beyond repute
Standart
Eskiden seksenli yılların ortalarından doksanlı yılların başlarına kadar yazlık sinemada çalışmıştım,ve çocukluğum,gençliğimle ilgili en güzel anılarım hep bu yıllara ait....Dolayısıyla Sinemaya olan özlemim bu yüzden,ve yazdıklarınızı büyük bir zevkle okudum...Teşekkürler sevgili scanfan bu güzel sunum yazınız için....
__________________
Hayat ne kadar güzel hos,
Haydi durma sevgiline koş.
Özgürsen, varsa cebinde biraz para.
Mutlusun, düşünme kara kara.
ahmet akyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 26.Aralık.2017, 14:24   #7
Kıdemli Üye
 
cizgibaykus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.Aralık.2013
Mesajlar: 111
•Rep Puanı : 5010
•Rep Seviyesi :
cizgibaykus has a reputation beyond reputecizgibaykus has a reputation beyond reputecizgibaykus has a reputation beyond reputecizgibaykus has a reputation beyond reputecizgibaykus has a reputation beyond reputecizgibaykus has a reputation beyond reputecizgibaykus has a reputation beyond reputecizgibaykus has a reputation beyond reputecizgibaykus has a reputation beyond reputecizgibaykus has a reputation beyond reputecizgibaykus has a reputation beyond repute
Standart
Nefis bilgilendirme. Ellerinize yüreklerinize sağlık üstadlar...
cizgibaykus isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 26.Aralık.2017, 15:32   #8
Süper Üye
 
dedo11 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.Nisan.2013
Mesajlar: 825
•Rep Puanı : 149606
•Rep Seviyesi :
dedo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond repute
Standart
Harika bir bilgilendirme ve benim için ayrıca nostalji.

Tek ayrıldığım nokta. "Film sinemada izlenir" sloganının önemine ( toplu izlemenin psikolojisi ve sinema sektörünün gelişmesi vs. vs. için) inanırım.
"Yazlık Sinema" konusuna ayrı bir iç başlık açıp anlatmanı dilerim.
Sinemada izlemenin olumsuzluklarını saymışsın. Hepsine katılırım ( kapalı salonlarda sigara içmeye denk gelmedim. Yazlık - açık sinemalarda vardı. )
ama değerli dost sinemanın çok güzel yanları da vardı be...
Saygı ve sevgilerimi sunarım....
dedo11 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 26.Aralık.2017, 15:40   #9
Onursal Üye
 
abolardis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.Şubat.2011
Mesajlar: 5,458
•Rep Puanı : 388253
•Rep Seviyesi :
abolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond repute
Standart
Sinemadan eve bir teknoloji tarihini yazmışsınız.Hatta Jaws konusunda verdiğiniz bilgi çok değerli, çok önemli bir paylaşım.
Ama dikkatinizi çekmiştir.Bu değişiklikler yaklaşık 10 ar yıllık periyotlar halinde planlanmış gibi.Yani bir merkezden belirli aralıklarla teknoloji piyasaya sunulmuş.
Çok yakında sıkıştırma yada tıkıştırma yada sürüştürme proğramları kalmayacak yeni periyot yapay zeka ve siber uzay.
Siber Uzayla birlikte istediğiniz her proğramı ihtiyacınız kadar kullanabilme şansınız olacak.Bütün ürünler dev bir internet ağında / siber uzayda bulunacak ve proğramı aslında satın almayacak kiralayacaksınız.
Bunun ABD de alt yapı çalışmalarının oluşturulduğunu biliyoruz.
Bugün benzer bir konu açmıştım aslında 37 EKRAN TİPLİ TELEVİZYON.
Ne kadar hızlı bir biçimde değişiklikler meydana geliyor.TV tarihi konusunda da benzer bir makale çok güzel olur yada cep telefonları konusunda.Piyasanın teknoloji devleri tarafından nasıl yavaş yavaş tedrici bir biçimde soyulduğunun açık resmidir.
Aşağı yukarı disketleri hepimiz kullanmışızdır.Şimdilerde esamesi okunmuyor.Bİr merkez sanki önce bizleri alıştırıyor sonra bağımlı hale getiriyor sonra da yeniliyor.Bizde aslında bunlar bizim takdirimizmiş gibi algılıyoruz.Aslında teknoloji efendilerinin modern köleleri hatta paryaları gibiyiz.
Bende konuyu nereden nereye getirdim.
Makaleyi zevkle okudum.Sinema , sinema tarihi , VHS ler Beta videolar , CD ler ve diğerleri.
Öncelikle bu yazınızı mutlaka arşivlemek gerekir.
Emekleriniz için çok teşekkür ederim.Çok güzel bir çalışma.
Tebrik ederim.
abolardis isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 26.Aralık.2017, 16:51   #10
Çeviri Balonlama
Yönetici
 
scanfan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.Eylül.2013
Mesajlar: 5,922
•Rep Puanı : 1502177
•Rep Seviyesi :
scanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond repute
Standart
Alıntı: dedo11´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Harika bir bilgilendirme ve benim için ayrıca nostalji.

Tek ayrıldığım nokta. "Film sinemada izlenir" sloganının önemine ( toplu izlemenin psikolojisi ve sinema sektörünün gelişmesi vs. vs. için) inanırım.
"Yazlık Sinema" konusuna ayrı bir iç başlık açıp anlatmanı dilerim.
Sinemada izlemenin olumsuzluklarını saymışsın. Hepsine katılırım ( kapalı salonlarda sigara içmeye denk gelmedim. Yazlık - açık sinemalarda vardı. )
ama değerli dost sinemanın çok güzel yanları da vardı be...
Saygı ve sevgilerimi sunarım....


Genel sigara yasağının olmadığı devirlerde bile her sinemada buna izin verilmezdi, sevgili "dedo11", benim kastettiğim kenar semtlerdeki salaş salonlardı. Hatırlarsanız Philippe Noiret'nin oynadığı 1988 tarihli "Cennet Sineması" (Nuovo Cinema Paradiso) filminde bunun çok güzel örnekleri vardı, hattâ tam benim hatırladığım gibi. Salonda aralarında filmin kahramanı da olan küçük çocuklar bile tiryaki gibi sigara içiyorlardı (20'nci dakikadan sonra), zaman 2. Dünya Savaşı'nın hemen sonrası, mekân ise İtalya'nın Güneyi'nde bir kasabadır. Youtube'da Türkçe altyazılı bir kopyası var. 'Uygun şartlar varsa' "film sinemada izlenir" sloganı hâlâ geçerli, size katılıyorum. Bu arada, galiba uzun süre forumda yoktunuz, tekrar hoş geldiniz.

Alıntı: abolardis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

...
Ama dikkatinizi çekmiştir.Bu değişiklikler yaklaşık 10 ar yıllık periyotlar halinde planlanmış gibi.Yani bir merkezden belirli aralıklarla teknoloji piyasaya sunulmuş.
...
Bir merkez sanki önce bizleri alıştırıyor sonra bağımlı hale getiriyor sonra da yeniliyor.Bizde aslında bunlar bizim takdirimizmiş gibi algılıyoruz.Aslında teknoloji efendilerinin modern köleleri hatta paryaları gibiyiz.
...


Sevgili "abolardis", yazarken bu iki cümle de aklımdaydı, makaleye ekleyecektim, ama uzatmak istememiştim. Dediğiniz gibi önce suni olarak bir talep yaratılıyor, sonra da arz geliyor. Her alanda bu böyle. Tıpkı "gıda terörü" gibi, önce ucuz fiyata "dert yaratılıyor" (yani katkılı gıda), ardından da pahalı fiyata "dermanı sunuluyor" (pahalı sağlık hizmeti).

scanfan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
8mm film, betamax, dvd, ev sineması, hd dvd, home cinema, sinefil, super8, ultra hd blu-ray, vcd, vhs, video formatları

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni konu açma yetkiniz
Mesajlara cevap verme yetkiniz
Eklenti yükleme yetkiniz
Mesajınızı değiştirme yetkiniz

[IMG] Kodları
HTML Kodları
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:18

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Valid XHTML 1.0 Transitional
Not : Burası binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir.Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır.Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Eğer Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uymayan ve telif hakkı içeren bir paylaşımın forumumuzda yapıldığına rastladıysanız lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz, en geç 48 saat içinde gereken yapılacaktır. Bilgilendirme yapabileceğiniz mail adresi: [email protected] Bu foruma üye olan herkes bu kuralları kabul etmiş sayılır...
ÇizgiDiyarı® Her Hakkı Saklıdır.