Evde Sinema Keyfi, Geçmişten Günümüze Kısa Bir Tur

Evde Sinema Keyfi, Geçmişten Günümüze Kısa Bir Tur

RETRO / Diğer Kalanlar Forumu


Like Tree184Likes

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26.Aralık.2017, 19:10   #11
Süper Üye
 
dedo11 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.Nisan.2013
Mesajlar: 910
•Rep Puanı : 149606
•Rep Seviyesi :
dedo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond repute
Standart
Sevgil scanfan ;

Yaklaşık iki yıldır siteye giremedim. Hatta internete giremedim. Bendan yaklaşık 8-9 ay ücret kesip hat vermediler bir ara ( yaptığım yazlıkta ) bu nedenle Ankara'ya gelebildiğim ilk fırsatta gidip dilekçe verip kestirdim. O gün bu gündür internetsizim. Şu anda eski dostlara kavuşmak için konuk olduğum İstanbul'daki bir evden girebiliyorum.
Sizleri çok özlemişim...
dedo11 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 26.Aralık.2017, 22:17   #12
Yönetici
 
scanfan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.Eylül.2013
Mesajlar: 6,366
•Rep Puanı : 1542324
•Rep Seviyesi :
scanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond repute
Standart

Ben yukarıda eski sinemaların olumsuzluklarını sıralayınca sevgili "dedo11", "film sinemada izlenir sloganının önemine inanırım" demişti. Ben de ona şayet 'Uygun şartlar varsa' aynı fikirde olduğumu yazmıştım. Uygun şartlara bir örnek şimdi aklıma geldi. Çok az film çektiği halde dünyanın en önemli yönetmenleri arasında sayılan "Stanley Kubrick" çok titiz bir sinemacıydı. Kılı kırk yararak yönettiği bir eserinin, 1975 tarihli filmi "Barry Lyndon"ın arkasında sonuna kadar durdu, hattâ salonlardaki gösterim şartlarına bile karışmıştı. 8 Aralık 1975 tarihinde sinemalarda filmi perdeye yansıtacak olan projeksiyon görevlisine hitaben yazdığı bir talimat mektubu vardı. "Sevgili Projeksiyon Görevlisi" diye başladığı mektupta filmin görüntü ve seslerinin mükemmel olması için çok fazla emek verildiğini belirttikten sonra makaraların değiştirme işaretinin tam olarak tam olarak hangi karede olduğundan, ışık şiddetinin hangi aralıklarda olması gerektiğine, çerçeve oranının tam olarak nasıl ayarlanması gerektiğinden, antraktın kaç numaralı makaranın kaçıncı dakikasında verilmesi gerektiğine kadar her detayı 10 madde halinde ve talimat şeklinde yazmış. Filmle birlikte gönderilen müzik LP plağının filmin öncesi, sonrası ve antraktta hangi bölümünün nasıl ses sitemine verileceğini bile belirtmiş. Böyle titiz yönetmenler de varmış diyor insan. Saygıyı hak eden bir yönetmen.



Baltimora, timed, abolardis ve 4 kişi bunu beğendi.

Konu scanfan tarafından (22.Nisan.2018 Saat 11:31 ) değiştirilmiştir.
scanfan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 26.Aralık.2017, 22:22   #13
Onursal Üye
 
abolardis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.Şubat.2011
Mesajlar: 6,023
•Rep Puanı : 403547
•Rep Seviyesi :
abolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond repute
Standart
Aşırılığa kaçan bir titizlik bu kadar özen gerçekten meslek aşkı ile açıklanamayacak kişinin mükemmeliğe aşkı olarak belki değerlendirilebilecek bir durum.
İlginç bilgiler güncesine eklenmesi gereken sıradışı detaylar.
Şeytan ayrıntıda mı detayda mı gizlidir derseniz bilmiyorum.İkiside olabilir ancak başarı çok çalışmakta gizli.
Severek takip ediyoruz üstadım ilginç detaylara ışık tutuyorsunuz.
abolardis isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 27.Aralık.2017, 15:27   #14
Onursal Üye
Çeviri Balonlama
Yönetici
 
hggurak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.Mayıs.2015
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1,118
•Rep Puanı : 315894
•Rep Seviyesi :
hggurak has a reputation beyond reputehggurak has a reputation beyond reputehggurak has a reputation beyond reputehggurak has a reputation beyond reputehggurak has a reputation beyond reputehggurak has a reputation beyond reputehggurak has a reputation beyond reputehggurak has a reputation beyond reputehggurak has a reputation beyond reputehggurak has a reputation beyond reputehggurak has a reputation beyond repute
Standart
Sevgili Scanfan dostum, bu harikulade ve arşivlenip saklanacak değerde bir inceleme yazısı olmuş (zaten öyle yaptım). Sizi kutlar ve teşekkür ederim.

Son bölümdeki 4K UHD video diskler haricinde, sanki analog ve dijital dünyayla ilgili yaşamımın bir panoramasını çizmişsiniz. Bütün bu anıları gözümde tekrar canlandırdığınız için size ayrıca bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
4K Ultra HD diskleri (şimdilik) ben de çok gerekli bulmuyorum. 30-40 inch televizyonlarla bu sistemin nimetlerinden faydalanmak zaten mümkün değil. Bu bağlamda, neden 30-40 inch 4K TV'lerin üretildiğini de halen anlayabilmiş değilim. Bu boydaki TV'ler için en ideal çözünürlük 1080p tabir edilen 1920x1080 pixeldir ki, bunun üzerindeki bir çözünürlüğü ve netliği normal şartlarda zaten göz algılamaz. Eğer, dev bir TV alacak kadar paranız bol (20.000-200.000 TL arası) ve 100-200 metrekare bir salonunuz varsa, o zaman diyecek bir sözüm yok tabii... Bu tip TV'leri teknolojik marketlerin showroomlarında görebiliyoruz ancak. Eve böyle bir aleti alabilmek için epey ensesi kalın biri olmak gerek sanırım...

Bu epeyce uzun bir yazı oldu. Okuyacak dostlara şimdiden teşekkür ederim. Hattâ eğer izniniz olursa, sizin yazınızla birlikte, bir "Her Telden" yazısı olarak kişisel blogum "SineRoman.com"da da yayınlamak arzusundayım.
Yazıya sizin akışınızla devam etmeyi uygun buldum...

Sinemayla ve filmlerle olan yolculuğum henüz beş yaşlarındayken başlamıştı.
Sevgili Scanfan dostumun da işaret ettiği gibi, Çizgi Diyarı e-dergisindeki "Her Telden/Mirasyedi" başlıklı yazımda bu günlerimin bir bölümüne kısaca yer vermiştim.
Çocukluğum, büyük bir şans eseri Halide Pişkin'ler, Kirk Douglas'lar, Fritz Lang'lar vs. ile birlikte geçti. Sinemanın büyüsüne de sanırım bu yaşlarımda kapıldım.
O zaman film koleksiyonculuğu diye bir şey olamazdı tabi; ancak rahmetli babamın izlediği bütün filmleri, detaylarıyla not aldığı kara kaplı orta boy bir defteri olduğunu hatırlıyorum. O da koleksiyon zevkini bu defter aracılığıyla gideriyordu sanırım. Sonrasına pek girmeyeceğim. "Mirasyedi" adlı yazımda anlattıklarımı burada bir kez daha yinelemek istemiyorum.

Scanfan üstadımın yazısındaki tespitlerin büyük bir bölümüne -hatta hepsine- katılıyorum.
Sinemada film izlemek, çocukluk dönemimde (başkaca bir alternatif de olmadığından) en keyif aldığım, zevk duyduğum şeylerden biriydi. Ancak yaşım ilerledikçe bu zevkimi giderek kaybetmeye başladım. Para ödeyerek eziyet çektiğimi farkettiğim gün de bu aktivitemİ hepten bıraktım (Sohbet edenler, bütün film boyu aralıksız mısır çıtırdatanlar, cep telefonundan mesajlarını kontrol edenler vs.) Şimdilerde sadece çocuklarım ve özellikle torunumla birlikte vakit geçirmiş olmak için sinemaya gidiyorum. Gittiğimde de sıradan sinema salonlarını değil, yeni IMAX sistemli salonları tercih ediyorum (Bildiğim kadarıyla İstanbul'da şu an iki tane var.)

19 yaşımdayken kendi sinema makineme kavuşmuştum.
O tarihlerde Beyazıt meydanında bit pazarı kuruluyordu. Lubitel marka üstten bakmalı fotoğraf makinemi vererek ve üstüne bir miktar da para ekleyerek 8 mm. Rus malı bir film makinesi satın aldım. O akşam çok yakın bir dostumla birlikte ilk filmimizi seyrederken nasıl heyecanlıydım bilemezsiniz.
Filmleri, yine Beyazıt / Gedikpaşa'da, aralarda kalmış bir iş hanının ikinci katındaki bir dükkandan kiralıyorduk. Scanfan dostumun dediği gibi bölük-pörçük makaralardı bunlar. Çoğu siyah-beyazdı... Arada renkli film çıkarsa o da bonus oluyordu.
Adamın o makineyi neden o kadar ucuza sattığını kısa bir süre sonra kiralayacak film bulamamaya başlayınca anladım. Çünkü yeni nesil "süper 8" makinelerle birlikte benim makine ve benzerleri de tarihe karışmıştı...

İlk video oynatıcımı ise 80'li yıllarda aldım. Aslı "Sanyo" olmasına rağmen üzerine "Altron" markası koyulmuş üstten yüklemeli Betamax sistemli bir videoydu bu.



Böylece film koleksiyonculuğum da başlamış oldu...
Koleksiyonerliğimin ilk filmi ise ünlü "JAWS" filmiydi. 120 dakikalık boş bir kaset satın almış ve filmi TRT'den kaydetmiştim. Şimdiki gibi alttan üsten geçen anons yazıları ve çıldırtan reklam kuşakları olmadığı için temiz bir kayıt olmuştu. TRT logosunu kaldırsanız piyasada satılan orijinal video baskılarıyla bile boy ölçüşürdü. Filmi, o dönemin ünlü TRT dublaj sanatçıları seslendiriyordu: Şef Martin Brody rolündeki Roy Scheider'i Çetin Tekindor, Matt Hooper rolündeki Richard Dreyfuss'u Köksal Engür, Kaptan Quint rolündeki Robert Shaw'ı ise İstemi Betil konuşuyordu... Yakın zamana kadar (5-6 sene öncesine kadar) saklamıştım bu kaseti. Ancak sonra yer darlığının kurbanı oldu maalesef.
100-150 kadar film biriktirmiştim. Bu filmlerin küçük bir kısmını piyasadan satın almış olsam da çoğunu TRT'den kaydederek arşivlemiştim (Her ne kadar kimi filmlerin kimi bölümleri TRT sansürüne uğrayıp eksik olsa da, o günkü şartlarda bunu çok da umursamıyordum açıkçası).

Birkaç yıl kadar sonra Altron video oynatıcım teklemeye başlamıştı. Video okuyucu kafası orijinal hassasiyetini kaybetmiş (eh, günde 3, 4 kimi zaman 5 film izlediğimiz olurdu), görüntüde çapaklanmalar başlamıştı. Artık kafa temizleyici özel kasetler de kar etmiyordu.
O sıralar VHS sistem video oynatıcılar ufak ufak boy göstermeye başlamış olsa da, epey fiyatlı bu aletlere biraz mesafeli durmaktaydım.
Bir gün yakın bir dostum Japonya'dan gemiyle iki adat Panasonic marka VHS oynatıcı geldiğini, fiyatının makul olduğunu, istersem birini alabileceğimi söyledi.
Hemen kararımı verdim ve VHS oynatıcıyı aldım. Modelini tam hatırlayamadığım için netten resmini bulamadığım bu oynatıcı bu yaşıma değin evime giren en iyi, sağlam ve şık elektronik aletlerden biriydi. Siyah renkli ve şimdiki gelişmiş DVD oynatıcılar gibi ince kasaydı.

İşte şimdi artık koleksiyonerliğimi bir başka mecraya kaydırabilirdim.
Atmaya kıyamadığım ve bence önemli olan tüm Betamax kasetlerimi yeni VHS kasetlere kopyaladım. Evet kopyalama sırasında görüntü kaltesinde kayıplar yaşanması kaçınılmazdı, ama bu, hiç yoktan iyiydi.
Sonra yenileri, yenileri derken yüzlerce kasetlik yeni bir arşiv yavaş yavaş oluşmaya başlamıştı. Bu, bir gün VCD'ler piyasaya çıkana değin böyle devam etti. Bugün dahi VHS video kasetlerimin 10-15 tanesini hatıra babından muhafaza etmekteyim.


Şu an hâlâ, elimde kalan VHS kasetleri oynatabileceğim, çalışır durumda SHARP marka iyi bir VHS oynatıcım var.


Bunlar da sakladığım VHS kasetlerimden iki örnek...

Ve VCD'ler çıktı piyasaya...
Evet, Scanfan dostumun da sözünü ettiği gibi ilkel ama dijital bir formattı bu.
VHS'ye görüntü açısından bir üstünlüğü yoktu, hatta daha kötüydü. Ancak henüz LCD ve LED TV'ler piyasada olmadığı için 352x288 pixellik görüntü, küçük ekranlı tüplü televizyonlarımızda durumu idere ediyordu... Ancak ses, stereo olmasına rağmen "ben dijitalim" diye bağırıyordu adeta...
Benim hiçbir zaman bir VCD oynatıcım olmadı. Evdeki Playstation 1 oyun konsolunun arkasına bir aparat satın almıştım ve filmleri bu alet vasıtasıyla izliyorduk. Evdeki müzik setinin kolonlarını da bağlayınca, o güne değin alışık olmadığımız bir ses kalitesi elde etmiştim.
Sadece bu sesin hatırına bu kez bir VCD arşivi oluşturmaya başladım.
Bir süre sonra 600 filmlik hatırı sayılır bir arşivim olmuştu; ancak VHS kasetlerim halen duruyordu.
Ta ki DVD formatlı filmler piyasaya çıkıncaya değin VHS kasetlerimi özenle sakladım.



VCD arşivimi daha sonra dağıttıysam da, piyasadan satın almış olduğum 40-50 kadar VCD formatlı filmim (saklama kolaylığı olduğundan ve fazla yer kaplamadıklarından) halen çalışma odamdaki bir çekmecede durmaktalar.

Ve artık sonunda ayağı yere basan, standartları olan bir video sistemi biz kullanıcılara sunulmuştu: DVD formatlı fimler...
DVD'lerle birlikte tüm arşivimi bir kez daha yenilemek durumunda kaldım.
Artık bunun son olduğunu düşünüyordum.
Gerek satın alarak, gerek kiraladığım filmlerden kopyalayarak ve daha sonraları bağlantı hızının artmasıyla internet ortamından indirerek epey hatırı sayılır bir arşiv oluşturdum.
Şu an, sanırım 3000-4000 arası seçkin filmden oluşan bir arşivim var...


Biraz sonra sözünü edeceğim "Ev Sinemamın" bir köşesinde boy gösteren, orijinal DVD'lerimin bir bölümü. Tabii bu orijinal DVD'ler aysbergin sadece görünen bölümü...


Asıl büyük bölüm ise özel bir dolabın çekmecelerinde, numaralanmış zarflar içinde sıralanmış durumdalar. Vakit buldukça bu filmleri bir veri tabanına (detaylı bilgilerle) işlemeye devam ediyorum.

* * *


Eh, artık bu sondur derken bu kez de Bluray olarak isimlendirdiğimiz HD formatlı videolar çıkıvermişti ortaya. HD Ready denilen 1280x720 pixel (720p) ve Full HD olarak adlandırılan 1982x1080 (1080p) çözünürlüklü videolar, göz ardı edilemeyecek kadar kaliteli bir görüntü sunuyorlardı bize...

Meraklıydım ve bu HD sisteme de tav olmuştum.
Bundan 3-4 yıl kadar önce bu kez de bir HD film arşivi oluşturmaya başladım.
Ancak DVD arşivimi hiçbir şekilde bozmadım ve bozmayacağım da...
Bu yeni nesil HD filmleri, çağa uygun olarak DVD disklerde değil (zaten sığmazlar) yüksek kapasiteli harici hard disklerde tutuyorum...
Veri tabanı oluşturma çalışmalarım devam etmekle birlikte, şu an tahmini 2,500 filmlik bir arşiv oluşmuş durumda. Sadece film değil seçkin ve nostaljik diziler (Uzay yolu, Columbo, Görevimiz Tehlike, Kökler, Alacakaranlık Kuşağı, Agatha Christie /Poirot, Midsomer Cinayetleri, Sherlock Holmes Klasik serisi vs vs.) konser videoları ve yüzlerce saatlik seçkin belgeseller de var bu arşivin içinde...

Şimdi gelelim asıl konu başlığımıza: "Evde Sinema Keyfi"...
Sevgili dostlar, şu an oturduğum dublex dairemin çatı katında iki odam var. Bunlardan birisini çalışma-okuma odası ve kütüphane olarak kullanıyorum.
Diğerini ise bizim "Ev Sinemamız" olarak...
Ev yaşantımın büyük bir bölümünü bu iki odada geçirdiğimi söyleyebilirim.


Bu küçük odayı kendi olanaklarım dahilinde sanal bir sinema salonuna dönüştürmeye çalıştım.
46 inch (117 cm) Samsung bir LCD TV'im, Logitech Z-906 bir ses sistemim var. Yeterli ve hattâ fazla bile geliyor bana.




Odanın duvarlarını da, havaya daha rahat girebilmek adına kimisi orijinal film ve sanatçı posterleriyle süsledim.


Ayrıca iki-üç farklı ışıklandırma sistemiyle ayrı bir ambians da oluşturabiliyorum.

Bu odada kimi zaman yalnız, kimi zaman yakın arkadaşlarımdan oluşan grubumuzla filmler izliyorum-izliyoruz. Burası benim için ayrı bir dünya. Burada gerçekten çok mutlu olduğumu söyleyebilirim.

Evet, dostların söylediklerine katılıyorum: Bize enjekte edilen ve parça parça verilen bir teknolojinin köleleriyiz aslında. Ancak ben bu kölelikten kendi çapımda memnunum ve bir yere kadar isteklerime gem vurmasını da becerebiliyorum... Örneğin televizyonum 7 yıllık. Aslında eskimiş bir teknoloji sayılır. Ancak renkleri ve görüntüsü halen kristal gibi. O bana böyle güzel hizmet etmeye devam ettikçe değiştirmeye de hiç niyetim yok...

Aslında detaylara girmeye kalksam, bu yazı 3-4 kat daha uzayabilirdi, fakat sanırım şimdilik bu kadarı yeterli...
Eğer mümkün olursa birgün sizleri de beklerim efendim...
Sevgi ve saygılarımla...


Baltimora, ekenciz, hadon ve 9 kişi bunu beğendi.

Konu hggurak tarafından (27.Aralık.2017 Saat 15:56 ) değiştirilmiştir.
hggurak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 27.Aralık.2017, 15:46   #15
Yönetici
 
yeryüzü - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.Ekim.2011
Bulunduğu yer: hiçbiryerde:)
Mesajlar: 15,663
•Rep Puanı : 1751373
•Rep Seviyesi :
yeryüzü has a reputation beyond reputeyeryüzü has a reputation beyond reputeyeryüzü has a reputation beyond reputeyeryüzü has a reputation beyond reputeyeryüzü has a reputation beyond reputeyeryüzü has a reputation beyond reputeyeryüzü has a reputation beyond reputeyeryüzü has a reputation beyond reputeyeryüzü has a reputation beyond reputeyeryüzü has a reputation beyond reputeyeryüzü has a reputation beyond repute
Standart
Ortamınız çok güzelmiş Gürdal üstadım, imrendim.
Ben bir süre VCD biriktirmiş, sonra bırakmıştım.
Sinemada izlemenin keyfi son kertede daha fazla
ama bahsettiğiniz gibi teknolojik imkanlar oldukça
böyle evde izlemek daha keyifli olabiliyor demek.
Son yıllarda iş yoğunluğu, çizgi roman, dersler derken
film izleme hevesi kalmamıştı içimde, bu yazılardan
sonra düşünmeye başladım şimdi. Selam ve saygılar.
Baltimora, timed, abolardis ve 4 kişi bunu beğendi.
__________________
http://s12.postimg.org/nhyh7y8gt/1387fghfg272521058_jpg_his_frd  s.jpg
yeryüzü isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 27.Aralık.2017, 15:50   #16
Onursal Üye
 
abolardis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.Şubat.2011
Mesajlar: 6,023
•Rep Puanı : 403547
•Rep Seviyesi :
abolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond reputeabolardis has a reputation beyond repute
Standart
Bütün üstadlarımız aslında teknoloji tarihini yazmışlar.Sevgili Scanfan üstadımızın yazısı gerçekten tam arşivlik bir çalışma.Mutlaka okunması gereken bir makale.
Yine Sevgili HGGÜRAK üstadımızda kendi kişisel kolleksiyonu çerçevesinde teknoloji tarihine vurgular yaparak harika bir yazı kaleme almış.Zevkle keyifle okudum.Ayrıca da biraz kıskanmadım desem yalan olur.3000 civarında film kolleksiyonu başlı başına dev bir hazine.
Benim o kadar derin bir film kolleksiyonum yok VHS bir video oynatıcısı ve CD çalar halen dursa da artık pek film CD almıyor flash bellekler aracılığı ile idare ediyorum herkes gibi.Genelde güncel filmler oluyor bunlar.CD leri belki 10-15 yıldır çalışıp çalışmadığına bile bakmadan muhafaza ediyorum.
Oldukça ilginç bir konu çok değerli üstadlarımızın yazıları ile mutlaka okunması ve bence arşivlenmesi gereken bir paylaşım.
Tekrar teşekkür ederim.
abolardis isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 27.Aralık.2017, 15:55   #17
Kıdemli Üye
 
Motion - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.Mart.2013
Mesajlar: 734
•Rep Puanı : 170087
•Rep Seviyesi :
Motion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond reputeMotion has a reputation beyond repute
Standart
Alıntı: hggurak´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Aslında detaylara girmeye kalksam, bu yazı 3-4 kat daha uzayabilirdi, fakat sanırım şimdilik bu kadarı yeterli...


"hggurak" üstadım siz yazıyı uzatmaktan çekinmişsiniz ama ben
yazının sonunda "keşke biraz daha sürseydi" dedim" kendi kendime...

Bir soluk da zevkle okudum üstadım elinize sağlık...
Kendim her ne kadar filmlerle aram iyi olmasa da sizin gibi üstadların enfes yazılarını zevkle takip ediyorum.

Siz ve "scanfan" üstadım foruma değer katıyorsunuz.
Sevgi ve Saygılarımla
.

Konu scanfan tarafından (06.Aralık.2019 Saat 13:38 ) değiştirilmiştir. Sebep: kaybolan mesaj restore edildi
Motion isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 27.Aralık.2017, 16:16   #18
Yönetici
 
scanfan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.Eylül.2013
Mesajlar: 6,366
•Rep Puanı : 1542324
•Rep Seviyesi :
scanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond repute
Standart

Sevgili "hggurak" dostum, ağzım bir karış açık kaldı. Bir "sinefil" olduğunuzu biliyordum, ama bu kadarını hiç tahmin etmemiştim. Adeta bir mabet gibi düzenlemiş olduğunuz "Ev Sinemanız"a hayran oldum. Film koleksiyonculuğu açısından da benzer yollardan geçmiş olduğumuzu gördüm ve içim rahat etti, demek ki yalnız değilmişim, zira yaptığım şeyleri normal karşılamayanların sayısı oldukça fazlaydı. Anılarınızı bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederim.

scanfan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 27.Aralık.2017, 18:30   #19
Süper Üye
 
dedo11 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.Nisan.2013
Mesajlar: 910
•Rep Puanı : 149606
•Rep Seviyesi :
dedo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond reputededo11 has a reputation beyond repute
Standart
Sayın hggurak ;

Şimdi ben böyle sözcükler kullanmayı sevmem ve kullananı da yadırgarım ama inanın başka sözcük bulamadım.

WOOOW!!!!!!!!
dedo11 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Alt 27.Aralık.2017, 19:23   #20
Onursal Üye
Çeviri Balonlama
 
hadon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.Mart.2010
Bulunduğu yer: Kastamonu
Mesajlar: 3,036
•Rep Puanı : 193448
•Rep Seviyesi :
hadon has a reputation beyond reputehadon has a reputation beyond reputehadon has a reputation beyond reputehadon has a reputation beyond reputehadon has a reputation beyond reputehadon has a reputation beyond reputehadon has a reputation beyond reputehadon has a reputation beyond reputehadon has a reputation beyond reputehadon has a reputation beyond reputehadon has a reputation beyond repute
Standart
Film arşivi denince 10 kaplan gücünde bir sürü arkadaşımız olduğundan eminim ama 100 değil, 500 değil, 1000 kaplan gücünde bir arkadaşımız olduğunu çok iyi biliyorum.

Bu arkadaşımız binlerce filmden oluşmuş VHS koleksiyonunu, gazetelere ilan vererek bulduğu şahıslara; oynatıcılarıyla birlikte, kargo parasını da ödeyerek göndermiş bir adam.

VCD koleksiyonundan da hemen hemen aynı şekilde kurtuldu. Bir kısmını bana teklif etti ama o kadar filmi koyacak yer bulamam endişesiyle istemedim.

Şimdi DVD koleksiyonu için çalışıyor. Kendi tahminine göre (net bir rakam verebilmesi olası değil) 100.000, benim tahminime göre daha fazla filme sahip. Biliyorum ki bazı arkadaşlar burada, "o kadar film olması mümkün değil," diyeceklerdir. Yanılıyorlar; bir filmden 8-10 kopya saklamış olması bile sözkonusu olabilir. Çünkü bir listesi ve koleksiyon yöntemi yok. Sadece topluyor!

Yeni filmlerle aram yok, ben nostaljik filmler seviyorum. Bu yüzden bir ara kendisinden siyah beyaz filmler istemiştim; bana getirdiği kocaman çizme kutusunun içindeki DVD'lerde bile en az bin film vardı!

Kim olduğunu merak ettiniz değil mi? Bana ne, söylemiyorum!.. Sadece aşağıya küçük bir ipucu ekliyorum; Diyar'ın bu en sempatik yöneticisini tanıyamayan, derdine yansın!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________
hadon isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
8mm film, betamax, dvd, ev sineması, hd dvd, home cinema, sinefil, super8, ultra hd blu-ray, vcd, vhs, video formatları

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni konu açma yetkiniz
Mesajlara cevap verme yetkiniz
Eklenti yükleme yetkiniz
Mesajınızı değiştirme yetkiniz

[IMG] Kodları
HTML Kodları
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:00

Powered by vBulletin® Version 3.8.11
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.6.0
Valid XHTML 1.0 Transitional
Not : Burası binlerce kişinin paylaşım ve yorum yaptığı bir forum sitesidir.Kullanıcıların paylaşımları ve yorumları onaydan geçmeden hemen yayınlanmaktadır.Paylaşım ve yorumlardan doğabilecek bütün sorumluluk kullanıcıya aittir. Eğer Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uymayan ve telif hakkı içeren bir paylaşımın forumumuzda yapıldığına rastladıysanız lütfen bizi bu konuda bilgilendiriniz, en geç 48 saat içinde gereken yapılacaktır. Bilgilendirme yapabileceğiniz mail adresi: [email protected] Bu foruma üye olan herkes bu kuralları kabul etmiş sayılır...
ÇizgiDiyarı® Her Hakkı Saklıdır.