Tekil Mesaj gösterimi
Alt 26.Aralık.2017, 17:51   #10
scanfan
Çeviri Balonlama
Yönetici
 
scanfan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.Eylül.2013
Mesajlar: 6,085
•Rep Puanı : 1507177
•Rep Seviyesi :
scanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond reputescanfan has a reputation beyond repute
Standart
Alıntı: dedo11´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Harika bir bilgilendirme ve benim için ayrıca nostalji.

Tek ayrıldığım nokta. "Film sinemada izlenir" sloganının önemine ( toplu izlemenin psikolojisi ve sinema sektörünün gelişmesi vs. vs. için) inanırım.
"Yazlık Sinema" konusuna ayrı bir iç başlık açıp anlatmanı dilerim.
Sinemada izlemenin olumsuzluklarını saymışsın. Hepsine katılırım ( kapalı salonlarda sigara içmeye denk gelmedim. Yazlık - açık sinemalarda vardı. )
ama değerli dost sinemanın çok güzel yanları da vardı be...
Saygı ve sevgilerimi sunarım....


Genel sigara yasağının olmadığı devirlerde bile her sinemada buna izin verilmezdi, sevgili "dedo11", benim kastettiğim kenar semtlerdeki salaş salonlardı. Hatırlarsanız Philippe Noiret'nin oynadığı 1988 tarihli "Cennet Sineması" (Nuovo Cinema Paradiso) filminde bunun çok güzel örnekleri vardı, hattâ tam benim hatırladığım gibi. Salonda aralarında filmin kahramanı da olan küçük çocuklar bile tiryaki gibi sigara içiyorlardı (20'nci dakikadan sonra), zaman 2. Dünya Savaşı'nın hemen sonrası, mekân ise İtalya'nın Güneyi'nde bir kasabadır. Youtube'da Türkçe altyazılı bir kopyası var. 'Uygun şartlar varsa' "film sinemada izlenir" sloganı hâlâ geçerli, size katılıyorum. Bu arada, galiba uzun süre forumda yoktunuz, tekrar hoş geldiniz.

Alıntı: abolardis´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

...
Ama dikkatinizi çekmiştir.Bu değişiklikler yaklaşık 10 ar yıllık periyotlar halinde planlanmış gibi.Yani bir merkezden belirli aralıklarla teknoloji piyasaya sunulmuş.
...
Bir merkez sanki önce bizleri alıştırıyor sonra bağımlı hale getiriyor sonra da yeniliyor.Bizde aslında bunlar bizim takdirimizmiş gibi algılıyoruz.Aslında teknoloji efendilerinin modern köleleri hatta paryaları gibiyiz.
...


Sevgili "abolardis", yazarken bu iki cümle de aklımdaydı, makaleye ekleyecektim, ama uzatmak istememiştim. Dediğiniz gibi önce suni olarak bir talep yaratılıyor, sonra da arz geliyor. Her alanda bu böyle. Tıpkı "gıda terörü" gibi, önce ucuz fiyata "dert yaratılıyor" (yani katkılı gıda), ardından da pahalı fiyata "dermanı sunuluyor" (pahalı sağlık hizmeti).

scanfan isimli Üye şuanda  online konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla