Tekil Mesaj gösterimi
Alt 01.Temmuz.2010, 23:11   #2
The_DarknesS
Çeviri Balonlama
Yönetici
 
The_DarknesS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 18.Nisan.2010
Bulunduğu yer: İzmir
Mesajlar: 8,106
•Rep Puanı : 723251
•Rep Seviyesi :
The_DarknesS has a reputation beyond reputeThe_DarknesS has a reputation beyond reputeThe_DarknesS has a reputation beyond reputeThe_DarknesS has a reputation beyond reputeThe_DarknesS has a reputation beyond reputeThe_DarknesS has a reputation beyond reputeThe_DarknesS has a reputation beyond reputeThe_DarknesS has a reputation beyond reputeThe_DarknesS has a reputation beyond reputeThe_DarknesS has a reputation beyond reputeThe_DarknesS has a reputation beyond repute
Standart
Üstadım Bakunin kitap önsözü olacak şekilde yazdığın bilgiler hiç Conan okumamış biri için oldukça aydınlatıcı. Müsadenle en sevdiğim karakter olan Conan için derledeğim bir kaç bilgiyi buraya ekleyeyim.
"Şunu bilin ki prensim, kabaran okyanusların Atlantis'i ve onun görkemli kentlerini yutmasından sonra dünyada o güne değin görülmemiş bir çağ yaşandı. Aryas'ın oğullarının doğduğu bu çağda yeryüzündeki imparatorluklar, gökyüzündeki yıldızların mavi parıltıları kadar dağınık fakat belirgindi İşte bu dönemde Cimmeria'lı Conan geldi. Bu kara saçlı, şahin gözlü, kılıcını elinden hiç düşürmeyen yiğit, yeryüzündeki tüm imparatorlukları sandallı ayağı altında çiğnemek istiyordu." - Bir Nemedya efsanesinden...

Conan'ın Yaratıcısı: Robert E.Howard
Conan'ın yaratıcısı Robert Ervin Howard 22 Ocak 1906'da Teksas'ın Peaster kentinde doğdu. Tarihi hikayelere, mitlere, eskiye ait şeylere karşı büyük bir ilgisi vardı. Çocukluk yıllarından başlayarak bu alanda derin bir kültür sahibi oldu. Edgar Allan Poe ve H.P.Lovecraft en çok etkilendiği yazarlar arasında sayılabilir. Bu bilgiler ileride çok işine yarayacaktı. Kendi yolunu buluncaya dek gazetelerde yazarlık, avukat katipliği gibi işlere girdi çıktı. 18 yaşına ulaştığında bildik kılıçlı barbarlık öykülerini yazmaya ve yayınlatmaya başladı. İlk öyküsü ünlü "Weird Tales" dergisinde yayınlandı. Bu dergi o zamanlar fantastik, korku ve kurgu dallarının en önemli yazarlarını sayfalarında barındırıyordu.

Howard'ın Conan'ı günümüzden 20.000 yıl önceki "Hiborya Çağı" adını verdiği bir dönemde yaşıyordu. Howard böylece yazının icadından 15.000 yıl, tufandan 10.000 yıl öncesine gidiyor, bilinen tüm tarihi gerçeklerin dışına çıkıyordu. (Tufanın tarihi konusunda kabul edilen tarih genelde M.Ö 10.000 civarları olduğu için bu şekilde yazdım, kesin bir tufan tarihi veremiyorum ne yazık ki. Ama son bilimsel gerçekler aşağı yukarı MÖ 10.000 tarihini veriyor.) Bu da ona hayal gücünü sınırsızca kullanma imkanı veriyordu. Büyü, vahşi canavarlar, Atlantis efsaneleri, uygarlık yolunda karşılaşılan gelişmeler gibi pek çok farklı alandan besleniyordu. Tolkien'in evren yaratma başarısını ondan çok önce gösteriyordu. Hiborya çağının coğrafyası da bilinen dünya gibi değildi. Bugünkü ülkelerin atalarını bulmak mümkündü, örneğin Conan'ın ülkesi Cimmeria, Hiborya çağının sona ermesi ve karaların yer değiştirmesi ile bugünkü İngiltere ve İskoçya olacaktı. Stigya Mısır, Vanir Danimarka haline gelecek, Turan'lılar ise eski Türkler'in ataları olacaktı.

Robert E.Howard, kısa sürede Conan ve benzeri hikayeleri ile büyük bir başarıya ulaştı, eserleri büyük ilgi gördü. Kısa süren yaşamına pek çok öykü sığdırmayı başarmış, bütün öykülerini Weird Tales'de yayınlatmıştır. Conan öyküleri daha sonra "Conan the Conqueror" (Fatih Conan) aslı bir kitapta toplanmıştır. 11 Haziran 1936 günü, annesinin öldüğü gün, Howard da bir bunalım anında tabancası ile kendini öldürmüştür. Yazı makinesine takılı kağıtta şu son sözlerinin bulunduğu rivayet edilir:


"All fled, all done
So lift me on the pyre
The feast is over
And lamps expire"

"Herşey olup bitti,
Ölüleri yakacak odunların üstüne yatırın beni,
Ziyafet sona erdi, söndürün kandilleri..."


Howard, fantastik edebiyatın "Kılıç ve Büyü" adı verilen alt türünün yaratıcısı olarak kabul edilir.

Conan'ın evreni:

Robert E.Howard, Conan'ın yaşadığı çağı "Hiborya çağı" olarak adlandırmıştır. Yukarıda da anlattığımız gibi Hiborya çağı yazının icadından çok çok önceki bir dönemdir, dünyanın coğrafi şekli bile farklıdır. Bu coğrafyada Conan, uygar olan ve olmayan pek çok ülkeyi gezmiş, maceralar yaşamıştır.

Bu krallıklardan bazıları ve günümüzdeki ülkelerle ilişkileri şu şekildedir:

1. Aquilonia: Conan'ın yıllar sonra krallık edeceği ülkedir, bugünkü Fransa ile İngiltere arasında gidip geldiğini söyleyebiliriz.

2. Cimmeria: Conan'ın anavatanıdır, İngiltere - İskoçya arası bir ülkedir.

3. Asgard: Bugünkü İskandinav ülkelerine tekabül eder.

4. Zingara: İspanya ve Portekiz

5. Ophir: Kuzey İtalya

6. Stigya: Mısır

7. Nemedia: Orta Avrupa, daha çok Almanya denebilir.

8. Brithunia: Orta Avrupa'nın doğusu, Ukrayna da dahil edilebilir. Kızları ile ünlüdür, tıpkı bugünkü gibi...

9. Turan: Eski Türklerin vatanı

10. İranistan: Söylemeye gerek var mı?

11. Koth: Yunanistan

12. Vendhia: Hindistan

13. Khitai: Çin

Bunlar dışında kalan ülkeler de Kara Krallıklar, Piktler, Dönüşü olmayan ülke vs gibi daha çok uygar dünyanın ulaşamadığı yerleri temsil eder, Afrika'nın derinlikleri, Hindistan'ın doğusu gibi. Zaten Conan'ın da oralarda çok fazla işi olmamıştır. Conan'ın derdi ona zenginlikler sağlayabilecek uygar dünyayladır.

Hiborya çağında üzüntüye ayıracak zaman yoktur...


Hiborya çağı Tanrıları:
Hiborya çağı sadece coğrafi açıdan değil, dini açıdan da bugünden oldukça farklıydı. Çok tanrılı bir inanış hakimdi ve kişiler sadece ülkelerinin tanrılarına değil aynı zamanda da yaptıkları işin tanrısına tapabilirlerdi. Örneğin, Seth çoğunlukla büyücülerin, Bel ise hırsızların tanrısı idi. Ama Conan hırsızlık yaptığı zamanlarda dahi Bel'e tapmamıştır. Conan'ın tanrısı, umursamaz ve kaygısız Crom'dur. Uygarlaştıkça zaman zaman Mitra'nın da adını andığı görülmüştür ama her zaman kalbinde Crom vardır.

Crom'la ilişkileri çok parlak değildir, Crom yukarıda da bahsettiğimiz gibi onun işlerine pek karışmaz. O savaşırken Crom sarayında ölüleri sayar, Conan savaşa girmeden önce kendisine haber verir: "Crom ölüleri say! Bu akşam salonunda epey misafirin olacak!" Gerçekten de olur. Crom'la Conan arasındaki ilişkinin temelinde, Conan'ın inancı vardır, o kadar. Crom'a herhangi bir tapınma sözkonusu değildir.

Howard, Hiborya dinlerini yaratırken hayali unsurlarla gerçekleri birleştirmiştir, örneğin Mithra, Roma döneminde Akdeniz havzasında Hristiyanlık öğelerine çok benzeyen bir inanışın tanrısıdır. Hatta çoğu yazar, Hristiyanlık geleneklerinin çoğunun Mithra dininden alındığını iddia eder. Isthar İslamiyet öncesinde İran ve civarında tapılan bir tanrıçadır. Tarim Turanlılar'ın, Erlik Hyrkania'lıların tanrılarıdır.


Conan'ın kadınları:
(Not: Bakunin'in ilgili konusu:[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...])
Conan'ın hayatında iki tip kadın olmuştur. İlki bir ya da bir kaç gecelik kadınlar, ki bunlar çoğunlukla hayat kadınları ya da o macerasında karşılaştığı ve kurtardığı kadınlardır. İkinci grup ise onu gerçekten etkilemiş ve uzun süreli beraberlikler yaşamış olduğu kadınlardır ki bunların sayısı da zaten 4-5 taneyi geçmez. Ancak hangi tip kadın olursa olsun, Conan'ın en değişmez kuralı, hiç bir kadına onun rızası olmadan sahip olmamaktır.

Bu kadınların belki de en önemlisi Belit'tir. Conan'ın en uzun süre beraber olduğu kadındır. Conan'ın öyle başını döndürür ki, onunla birlikte Kara Kıyılar'da Amra adıyla uzun süre korsanlık yapar. İkinci kaptan olmaya razı olur. Bu evliliğe benzer mazbut ilişki yazarları ve okuyucuları bir süre sonra rahatsız eder ve Belit yazarlar tarafından öldürülür.

Conan maceralarında zaman zaman görünüp Conan'ın başına türlü işler açan Red Sonja, ikinci en önemli kadındır. Bu kızıl saçlı, seksi öfkeli kadınla aralarında tam bir sevgililik olduğu söylenemez. Sonja küçük yaşta tecavüze uğramış, ailesi öldürülmüş, o da kendisini adil bir dövüşte yenmeyen hiçbir erkeğe teslim olmamaya yemin etmiştir. Conan da zaten hiçbir kadını zorla almadığı için, aralarında sürekli kavgalar olmuş ancak birbirlerine üstünlük sağlayamamışlardır. Sonja daha sonra kendi serisini de çıkarmıştır ancak ülkemizde yeterli ilgiyi görmemiştir.

Zenobia Conan'ın kraliçesi ve bağlandığı son kadındır. Conan henüz kral olmuşken bir komploya kurban giderek zindana düşer ve Zenobia tarafından kurtarılır. Conan da onu mükafatlandırarak kraliçesi yapar.

Son olarak Hırsız Jenny ve Kızıl Kardeşliğin Valeria'sı var. Bu iki kadın da sık sık Conan maceralarında yer alır.


Çizgi Romana uyarlanma macerası:

1970 yılında Marvel Comics, Conan'ın yayın haklarını satın aldı ve çizgi romanlaştırma görevini aynı zamanda Marvel yöneticilerinden biri olan yazar Roy Thomas'a verdi. Roy Thomas aynı zamanda dış konu ve fikirlerin Marvel dünyasına uyarlanması ile görevli idi. Bu konuda kesin yöntemleri vardı. Hemen çizer arayışına geçildi ve böyle bir dizi için en uygun kişinin büyük John Buscema olduğu düşünüldü. Gerçekten de Buscema o zamanın en iyi çizerlerinden biri idi, ancak başlangıç aşamasında Conan'ın yüksek telif ücreti yüzünden onun gibi büyük bir çizere verilecek paranın bütçeyi aşacağı gerçeği ile karşılaşıldı. Anlaşmaya göre Conan'ın telifi çizerin alacağı ücrete göre orantılı olacaktı. Bu yüzden Buscema projesi ertelendi. Onun yerine Barry Windsor Smith ve Gil Kane ile anlaşıldı.

İlk sayı büyük reklam kampanyası ile beklenenden çok sattı. Ancak ikinci sayı ile birlikte satışlar düşmeye başladı. Burada Roy Thomas devreye girdi, gerek karakterle, gerek öykülerle gerekse çizimlerle oynadı ve Conan'ı bugün bildiğimiz haline getirmeye başladı. 7-8 sayı sonra çizer Smith kendi tarzını bulmaya başlamış ve senaryolarda da bir derinlik oluşmuştu. Yavaş yavaş ileride de Conan maceralarında göreceğimiz tipler oluşmaya başladı, Jenna gibi.

24. sayıda Smith, Marvel'dan ayrıldı. Ancak Conan artık çok satan bir eserdi ve istenen her çizerle çalışılabilirdi. Buscema fikri tekrar gündeme geldi ve 25.sayı, "Kharam Akkad'ın Aynaları" macerası ile Conan'da Buscema dönemi başlamış oldu. Buscema, olaylardan çok hareketleri ön plana alan tarzı ile dizinin çok daha yukarılara tırmanmasını sağladı. Görkemli savaş sahneleri, anatomi bilgisi okurları etkileyen öğelerin başında idi.

Bu noktadan itibaren Conan serisi bölündü, Savage Sword of Conan, King Conan, Adventures of Conan gibi farklı serilerde farklı maceraları ile okuyucuları ile buluştu. (Conan the Barbarian 275. sayıda sona erdi.)

Conan Türkiye'de Alfa yayınları ile tanındı. Ancak özensiz ve karışık macera seçimleri, dizinin takibini olduça zorlaştırdı. Çoğu zaman yarıda kalan bir maceranın devamı bulunamadı, çok farklı sayıların içinden çıktı. İnsanın en çok tadını kaçıran şeylerden biri de heyecanla okuduğunuz ve yarıda kalan bir maceranın devamını bir sonraki sayıda bulamamanızdır. Yani örneğin Barbarın gençlik dönemlerinden bir maceranın bir sonraki sayısında hatta aynı kitabın içinde bile, Conan'ın krallık dönemi çıkabilir. Tabii bu da okuyucuyu soğutup üzmekten başka bir işe yaramaz.

Conan Arnold Sczhwarzenegger'ın canlandırdığı haliyle, ilki 1982 yılında olmak üzere iki kez sinemaya da uyarlandı.


Conan'ın yaşam öyküsü...


Conan, kuzeyin buzlu Cimmeria dağlarında, babası ve arkadaşlarının Vanaheim'lı istilacıları püskürttükleri bir savaş alanında doğdu.

Tüm Cimmeria'lı genç erkekler gibi doğuştan savaşçı olarak eğitildi. 15 yaşında Cimmeria'nın ıssız topraklarında avlanırken, Ayı rahibesi Ursula tarafından baştan çıkarıldı. Onbeş yaşındayken bile 1.95 m. boyunda ve 82 kilo ağırlığındaydı. Daha bu yaşında Venarium savaşlarına katıldı. Cimmeria'lıların en önünde, kazıktan duvarları ilk aşan o oldu. Artık oymağın kahramanıydı.

Daha sonra Vanaheim içlerine akın yapan bir Aesir çetesine katıldı. Brutheim'ın kuyruksuz maymun adamlarına karşı, insanların başkaldırısına önderlik etti. Sonra Vanir'li köle tüccarlarının eline düştü. O zamanın gladyatörlüğü olan Çukur Dövüşçüsü olarak kullanıldı. Kaçmayı başardı ve Hiborya Dünyasını dolaşmaya başladı. Onsekiz yaşında Zamora'yı gezdi. Burada Arenjun'daki Fil Kulesi'ne tırmandı. Yaşamını hırsızlıkla kazanırken, güzel ve kurnaz fahişe Jenna ile tanıştı.

Hirkanya savaşlarına katıldığında, Hirkanyalı kadın paralı asker Red Sonja ile karşılaştı.

Hirkanya Savaşları'ndan sonra Turan Kralı'nın muhafızlığını yaparken özel bir görevle Khitai'ye gönderildi. Dönüşünde Turan ordusundan ayrıldı ve yeniden Red Sonja'ya rastladı. Sonja tarafından terkedildikten sonra doğup büyüdüğü Cimmeria'ya kısa bir gezi yaptı. Canı sıkılınca yeniden güneye indi ve Komutan Murilo'nun kızıl birliklerine paralı asker olarak katıldı, Murilo'dan kılıç kullanma sanatının inceliklerini öğrendi.

Argos'ta başı yasalarla derde girince kaçtı ve Kara Kıyılar'ın Korsan Kraliçesi Belit'in gemisiyle güney denizlerine açıldı. Belit ile yaşamının en büyük aşklarından birini yaşadı. Kara Kıyılar'da "Aslan" anlamına gelen Amra adıyla ün saldı. Belit'in ölümünden sonra kederler içinde yalnız kaldı ve Kara Kıyılar'daki kabile savaşlarına katıldı. Başka yerlerde de kılıcını sattı. Koth'da savaştı, vahşi Kozak'larla dolaştı ve onların Savaş Ataman'ı oldu. Cimmeria'ya yeniden kısa bir gezi ve Vilayet denizindeki korsanlık maceralarından sonra Khauran Kraliçesi Taramis'in hizmetine girdi. Kraliçeye bağlılığı nedeniyle işkence gördü ve çarmıha gerildi. Yasadışı Zuagir'ler tarafından kurtarıldı ve onların lideri oldu. Zuagir çetelerinden ayrıldıktan sonra, Zambula'yı görmeye gitti. Turan'a karşı Kozaklar'a katıldı. Kozaklar savaşı yitirince Conan İranistan'a kaçtı. Koth, Argos, Stigya ve Tombalku'da askerlik yaptı, kılıcını kiraladı.

Baracha ve Zingara korsanları arasında geçen kısa bir dönemden sonra Kızıl Kardeşlikten dişi korsan Valeria ile büyülü kent Xucholl'da tüyler ürpertici bir serüven yaşadı. Valeria'dan ayrıldıktan sonra Cimmeria'yı bir kez daha ziyeret etti. Yeniden güneye indiğinde Aquilonia ordusunda paralı asker olarak vahşi Pikt'lere karşı savaştı. Bu savaşlardaki başarıları sonucu Aquilonia ordusunda General oldu. Conan'ın general olarak başarılarının ve ününün artması Aquilonia'nın deli kralı Numedides'in kıskançlığını çekti. Conan'ı sarayına çağırdı, ilaçlı şarapla uyutup, idam etmek üzere Demir Kule'ye kapattı. Ama kont Trocero ve Komutan Prospero, onun kaçmasını sağladılar. Conan, Pikt topraklarına giderek efsanevi Trancios'un Hazinesini buldu. Aquilonia Krallığı'nın ileri gelenleri olan Trocero, Prospero ve Publius, Conan'ı deli Kral Numedides'e karşı düzenlenecek bir ayaklanmaya önderlik etmeye ikna ettiler. Uzun bir uğraşın sonunda, Conan'ın ordusu, Numedides'in ordusunu Alimane savaşlarında yendi. General Conan, Numedides'i öldürdü ve kılıcıyla aldığı krallık tacını başına taktı.

Aquilonia Kralı Conan, kendisini devirmek için düzenlenen üç komployu da atlattı. Bu komplolardan birinde kendini zindandan kurtaran Nemedyalı köle kız Zenobia ile evlendi. Kral Conan ve Kraliçe Zenobia, birçok büyülü ve politik sorunla savaşmak zorunda kaldılar fakat herşeye rağmen Conan tahtını korudu. Prens Conan, Prenses Radegund ve Prens Taurus adlı üç çocukları oldu. Kral Conan ezeli rakibi büyücü Toth-Amon ile son ve büyük bir savaşa girip onu öldürdü.

Kraliçe Zenobia, dördüncü çocuklarını doğururken öldü. Birkaç yıl sonra Conan, uzakbatıdan gelen gizemli bir çağrıya uyarak, 70 yaşında tahtını terketti. Batı Okyanusu'na, büyük olasılıkla son yolculuğunu yapmaya gitti. Batıdaki Mayapan anakarasına ulaştı. Ölümü hakkında bilgi yok.

Prens Conan, babasının hükümdarlığını devralarak Aquilonia Kralı 2. Conan olarak tahta çıktı.
The_DarknesS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Facebook'ta Paylaş                 Alıntı ile Cevapla